29 Cemaziye'l-Ahir 1433 - 20 Mayıs 2012
Ana Sayfa | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle Künye | İletişim   

'Kadınlar kocalarını sapık gibi görüyor'

Çocuk kitapları yazarı Sema Maraşlı, kadın erkek ilişkilerini anlatan kitaplar yazmaya nasıl başladığını anlattı. Maraşlı, özellikle dindar kesimde kadın-erkek ilişkilerinin sorununa dikkat çekti.
10/02/2009 - 13:49
 

 

 

 

Ünal TANIK'ın röportajı

Sema Maraşlı'yı çocuk kitapları yazarı olarak tanıdım. İlk kitabı "Bana Bir Masal Anlat"ı küçük kızım Menar'a 3-4 yaşlarında iken defalarca okudum. Kızım içindeki hikayelerin çoğunu ezbere bilecek durumda olmasına rağmen araya bir kaç kitap okuması girdikten sonra yeniden Bana Bir Masal Anlat'ı tutuştururdu elime. "Bunu oku" derdi.

Bu kitabın Sema Maraşlı'nın ilk kitabı olduğunu epey sonra öğrendim. Bilgi almak için sorduğum kişiler tanımadığını söylediler. İlk kitabı olmasına rağmen Bana Bir Masal Anlat o kadar akıcı bir üslupla yazılmıştı ki aynı zamanda tamamının özgün masallar olduğuna inanamadım nerede ise. 

Bu ilk kitabını nasıl yazdığını geçen yayınlanan röportajın ilk bölümünde anlattığında için sızladı. Hangi yayınevine gitse "Seni tanıyan yok. Basamayız" demişler. Maraşlı, en sonunda masraflarını kendisi karşılayarak bir yayınevi ile anlaşıyor. Sonrasında ise 17 baskı yapıyor.

Maraşlı'nın kitapları sonra peşpeşe geliyor. Tabii çocuk kitapları. Ama son zamanlarda Sema Maraşlı'nın kadın-erkek ilişkilerini anlattığı kitaplara imza attığını gördük. Bu kitaplar da çok sattı. Toplam bir millonun üzerinde sattı bu kitaplar.

Sema Maraşlı ile kitaplarını ve yazdıklarını konuştuk.

- Biz Sema Maraşlı'yı çocuk kitapları ile tanıdık. Şimdi evlilik kitapları ile gündemdesiniz. Çocuk kitaplarından evlilik kitaplarına geçiş nasıl oldu?

- Doğrusu nasıl geçtiğimi ben de anlayamadım. Dört tane çocuk kitabından sonra bir de kadın erkek ilişkileri üzerine bir kitap yazayım fakat tek kitapla kalsın yine çocuk kitapları ile devam edeyim diye düşündüm. Yazma isteğim bu konuda sorun yaşamamdan kaynaklanmış olabilir. İlk kitapta erkeklerin kadınları anlamadığından yola çıkarak hikayelerle kadınları anlatmak istedim. Kadınlar nasıl mutlu olur, nelere kırılır, beklentileri nelerdir. Kitapta kadınlar kendilerini buldular, çok sevdiler hikayeleri, erkekler de hikayelerle kadınları daha iyi anladıklarını söylediler. Okuyuculardan gelen "Çok faydalanıyoruz, bu konuda yazmaya devam etmelisiniz" ısrarları üzerine ikinci ve üçüncü kitap geldi. Tabi bu kitaplar peş peşe gelmedi arada çocuklar için yazmaya devam ettim.

- Kitaplarla ilgili eleştiri alıyor musunuz?

- Kadın erkek ilişkileri üzerine yazmak tehlikeli bir mecra. Kadınları anlatırken bazen erkek eleştirisi ortaya çıkıyor. Erkekleri anlatırken kadın eleştirisi ortaya çıkıyor. Hikayelerden alınan okurlar çıkabiliyor. Fakat bu alanda yazıp bundan tamamen sakınmak mümkün değil. İlk iki kitabımda daha çok kadınları anlatıp erkeklerin dikkat etmesi gereken noktaları anlatırken son kitabım "Eşimle Tanışmayı Unutmuşuz" da kadınların eşleri ile olan ilişkilerde yaptıkları hatalar ve kadınların dikkat etmesi gereken konularla ilgili hikayeler ağırlıkta.

- Kitabınızla ilgili yapılan bir röportajda kullandığınız ifadeler var. Burada söyledikleriniz, "boşanmayı teşvik ettiği" gerekçesiyle çok eleştirildi.

- Bakın o röportaj Sabah Gazetesi'nde yayınlandı. Konuştuklarımız iki sayfa diye planlandı. Ona göre hazırlandı. Son günde tek sayfaya düşürülünce bazı bölümleri kırpmışlar. Böyle olunca da maalesef bazı yanlış anlaşılmalara neden oldu.

Eleştirilen cümle şu idi. Ben diyorum ki "Kadınlar cesaretle boşanma kararı alıyor". Bu sözüm boşanmayı teşvik olarak algılandı. Ben gazetede çıkmayan konuşmanın devamında diyorum ki "Böyle acele ile karar almak doğru değil. İnsan önce enine boyuna bir düşünmeli, tartmalı. Boşanmak bu kadar kolay dile getirilmemeli." İki sayfalık konuşma tek sayfaya inince, benim sözlerim boşanmayı cesaretlendiren sözler olarak anlaşılmış. Haber 7, Sabah'taki bu röportajı alınca okuyanlar kıyameti kopardı. Oysa işin gerçek yüzü anlattığım gibi.

Yazılı röportajlar her zaman risklidir, fakat etki alanı daha geniş oluyor. Siz üç saat konuşuyorsunuz, röportajı yapan kişi onu yazıya döküp gerekli görmediği bölümleri atıyor, sonra gazeteye teslim ediyor. Bir de gazete de sayfa düzenine göre kesiyorlar derken kendi yaptığın röportajı kendin şaşkınlıkla okuyorsun.

kullanBir de kesilen bölümlerin başına dikkat çeksin diye masa başında küçük ilaveler yapıyorlar. Mesela ben asla "İslami kesim" ifadesini kullanmam. Hatta kullananlara da kızarım. Ötekiler islam dışı mı, derim. Mesela bana aldatmalar hakkında sormuşlardı. Ben aldatmalar arttı, diyorum. Aldatmaların arttığına ilişkin son yıllarda çok şey duyuyorum, internetten çok sık şikayet alıyorum. Benim sözlerim, "İslami kesimde aldatmalar arttı" diye verildi. Ben hiçbir yerde "İslami kesim" demediğim halde 4-5 yerde bu ifade kullanılıyor. Oysa aldatmalar genel olarak arttı.

- Çiftler bu konuda yanlış yapmamak için nelere dikkat etmeliler?

- Öncelikle internete çok dikkat etmeliler. Maalesef bana bu konuda maillerle gelen şikayetlerin çoğu internet kaynaklı aldatmalar. İnsanlar, sitelerde memleket meselelerinden giriyorlar. Sonra yavaş yavaş konu farklı alana kayıyor. Kadın-erkek ilişkisine dönüşüyor. Ateşe yaklaşmayacaksın. 

Evimde 10 yıldır internet var. Chate girmiyorum. Sürekli aktif iki tane internet sitem var.  Orada erkek okuyucularımdan da çok mail geliyor. Genellikle bir kez cevap veririm. Önemli bir konu varsa ikinciye cevap veririm.Fakat ikinci mesajdan sonra "Asla cevap beklemeyin, yazmam" diyorum. Bu bir ilke. O bana üçüncüyü yazar, ben dördüncüyü yazarım. Sonra esas konuyu unuturuz konu başka tarafa gitmeye başlar. Maalesef aldatmalar en çok internet üzerinden başlıyor.

Muhafazakar kesimde bundan çok etkileniyor. Üstelik evli kadınlar bundan en fazla etkilenenler oluyor. Hepsi sonunda şunu yazıyor. "Ben ahlaksız değilim. Nasıl bu noktaya geldi onu bilmiyorum" diyor. Allah Kur'an'da "zina yapmayın" demiyor. "Zinaya yaklaşmayın" diyor.

Ben sitemde kadınların ve erkeklerin her konuyu tartışmalarını istiyorum. Erkeklerin fikirlerini çok önemsiyorum. Bu fikir alışverişinin kadın ve erkeğin birbirini daha iyi tanımada ve birbirlerinin olaylar ve hayata bakış farklılığı görüp anlamada önemli olduğunu düşünüyorum.  Kimse kimsenin mail adresini görmüyor. Onunla doğrudan iletişime geçemiyor. Bana mail gönderen erkek okurlara, "Bunu bana yazacağınıza, siteye yazın. Olur ki bu soruna çözüm önerisi olacak başkaları bulunur" diyorum.

- Çiftler nelere dikkat etmeli dediğimde ilk sırada interneti saydınız. Bunun dışında neler var?

- Aldatmalar konusunda, kadınlar farkında olmadan erkekleri buna itiyor diye düşünüyorum. Özellikle iki önemli hata erkekleri eşinden uzaklaştırıyor. Birincisi kadınların erkekleri, çocuğu gibi görmeleri ve onları eleştirerek terbiye etmeye çalışmaları. Bu tutum, erkeği evinden soğutuyor. Erkek biriktirdiği kırgınlıkların acısını eşini en çok kıracak davranışla başka bir kadınla alıyor.

 Kadınlar annelikle kadınlık rolünü karıştırıyor. Sanki karşısında 12-13 yaşında bir çocuk var. "Nerde kaldın, niye geciktin, seni beklediğimi bilmiyor musun, niye beni düşünmüyorsun, bunu niye böyle yaptın?" diye sürekli sorgulayan kadınlar erkeğin kendini yetersiz hissetmesine sebep oluyor. Erkek bu durumda annesi tarafından azarlanıyormuş gibi kendini kötü hissediyor. Kadınların çoğu erkeklere karşı tavır içinde.

 - Bu tavır nereden geliyor?

- Yıllardır ekranlar aracılığıyla bu toplum zehirlendi. Bir genç kız, erkek arkadaşı yoksa aşık değilse zavallı biri gibi gösterildi. Kadınlara filmlerde erkek olarak süper kahramanlar gösterildi. Artık psikologa giden kadınlar, kocalarını dizi kahramanları üzerinden anlatıyor. "Kocam falan dizideki kahraman gibi bana davranmıyor" diyor. Kadın o dizilerden kafasında bir erkek tipi çiziyor. "Başarılı olacak, yakışıklı olacak, bana çılgın gibi aşık olacak" diye� Dizideki kahramanı, kendi hayatında istiyor. Kadın kendine dönüp bakmıyor. "Bende ne var. Ben ona ne veriyorum" diye hiç sorgulamıyor.

Bildiğiniz gibi Gümüş dizisi Arap TV'lerinde yayınlanmaya başladıktan sonra boşanmalar artmış. Oysa bizde bu zehirli fikirler yıllardır damla damla enjekte ediliyor. Kadın mutsuz oluyor ama mutsuzluğunun nedenini bilmiyor. Hayalle gerçek birbirine karışmış durumda.

- İkinci önemli hata nedir?

- İkincisi Türk kadını cinsel anlamda çok ciddi sorunlar yaşıyor. Bir kaç yıllık bir evli kadın, "Keşke hayatımızda cinsellik olmasa idi" diyebiliyor. Bunu diyen  üniversite mezunu bir hanım. Kadın cinselliği, "Bu da olmasa" diye kullangörüyor. Daha da garibi, bunu destekleyen çok sayıda kadın çıkıyor. Bizim kadınlarımız için ev işleri, temizlik yemek önemli ama cinsellik bunların hepsinden daha geride, hiçbir önemi olmayan bir şey.

Çiftlerdeki anlaşmazlıkların temelinde cinsel sorunlar var. Çoğu zaman sorun cinsel tatminsizliğe dayanıyor ama başka bir görünüşle su yüzüne çıkıyor.

Ben bu alanda sorunlar olduğunu biliyordum. Ama bu kadar yoğun ve derin olduğunu bilmiyordum. Kitabımda cinsel konuda üç tane hikaye var. Birinde eşini sürekli reddeden bir kadını anlatıyorum. Ben özellikle yazıyorum. Çünkü başörtülü kadınlar açısından bakıldığında açık kadınlar bu konuyu konuştuğunda, "Bu konular dünya ehli, edepsiz kadınların meselesi. Bize göre değil" diye düşünüyorlar, üstlerine almıyorlar.

Erkekler konuştuğunda da zaten erkekleri ilgilendiren bir konu gibi bakıyorlar. Kadınlar, "Biz hadis okuyalım, tefsir okuyalım. Ama öyle şeylerle uğraşmayalım" diyorlar. Bir kadın şöyle demiş, "Ben abdestimi alıyorum, tespihimi çekmeye başlıyorum, adamın aklı fikri başka şeyde" Cinsel konularla ilgilenmek günah, diye düşünüyor. Neredeyse erkekleri sapıkmış konumunda bırakıyorlar.

Başörtülü bir kadın yazdığında hem şaşırıyorlar hem de bu konuda kendilerini sorguluyorlar. Gerçekten de kadınlar bu konuda kendilerinden kaynaklanan çok ciddi sorunlar yaşıyorlar. Ben seminerlerimde kadınları konuşturuyorum. Özellikle yalnızca kadınlara seminer verdiğimde neler duyuyorum neler.

- Bu konuda yazarken başörtülü olduğunuz için rahatsız oldunuz mu?

- Hayır rahatsız olmadım.  Psikoloji eğitimi almış ve evlilik konusunda kitap yazan biri olarak evliliğin en önemli meselesi hakkında bu kadar sorun yaşandığını bilip bu konuyu atlayamazdım. Kendimi yazmak konusunda sorumlu hissettim. Gerekli gördüğüm konuları yazmaktan çekinmem. Küçük büyük pek çok konuda kitabımda hikayeler var. Eşler birbirine hitap etme konusunda bile sorun yaşayabiliyorlar.

- Gerçekten de bu konu çok acı. Benim ablam 35 yıllık evli. Kocasına bir gün bile adı ile hitap etmemiş.

- Eşine hiçbir şekilde hitap etmeyenler de var. Bunun temelinde biriktirilmiş kırgınlık var mutlaka. Mesela "Eşimle Tanışmayı Unutmuşuz" kitabımda "Bu" diye bir hikaye var. Bir kadın, "Akşam eşim bana misafirlerin yanında bana 20 kere 'Bu' diye hitap etti", demişti. Kocası adını dese kadın mutlu olacak. "Bu dedi ki", "Bu yemeği şöyle hazırlar", "Bu işleri böyle yapar" gibi� O kitabı yazdığım günlerde markette dikkat etmiştim. Erkek eşini, "hişt. Alooo" diye çağırıyor. Üstelik yeni evliler. Daha 25 yaşlarındalar. Kadın duymadı diye bir de sesini yükseltiyor. "Hey, alooooo, sana diyorum" diye bağırıyor. Eşler daha bu yaşta isimle hitap etmeyi bıraktı ise çok kötü.

- Kırgınlıklar hitapla mı ortaya çıkıyor?

- İnternette 10 yaş altındaki çocuklara "aşk"ı sormuşlar. "Aşk öyle bir şey ki karşındaki senin adını söylediğinde, 'Aaa benim ne güzel adım var' diye düşünmek" demiş bir tanesi. Sevdiğiniz birisi isminizi söylediğinde, o hitapta sevgiyi okursunuz.

Kadın erkek ilişkilerinde kimse kendi hatasını görmüyor. Kadınlar da çok hata yapıyor fakat hep eşleri suçluyorlar. Erkeklere bakıyorsun, onlar da kadını anlama konusunda gayretli değiller. Erkek kadına iki çift tatlı söz söylese kadın mest olacak. Erkek onu söylemiyor, kadın da dediğini yapmıyor. Bir kısır döngünün içinde dönüp duruyorlar. 

- Bu konuda yazmaya devam edecek misiniz?

- Kitabım zaten yeni çıktı.  www.cocukaile.net  sitemde farklı konularda yazmaya devam ediyorum. Sitede ayrıca "Ademler ve Havvalar" diye bir bölüm de var. Kadın erkek ilişkileri üzerine. Bu konuda yazılar, hikayeler var. Okuyucular da yaşadıklarını yazıyorlar yayınlıyorum. haber7

 

DİĞER HABERLER

Kurtulmuş aynaya bakan kişi oldu
Hayrettin Karaman öyle açıklamalarda bulundu ki
Türkiye'de İslamsız bir İslam oluşuyor
'Türkiye`de İslami kesim Protestanlaşıyor'
İslam Batıda büyüyen en büyük dindir
"Doğruluk, söz ve adalet kavramları vasıtası ile İslam dininin içine girdim. Kendini bu dinin içinde
Şimdi açıklarsam yer yerinden oynar
Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, CHP genel başkanlığından istifa eden Deniz Baykal'la ilgili ç
Ateist bir doktor bile onun için dua etti
Feci bir kaza sonucu kaybettiğimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nu ölüm yıldönümünde BBP tarafından düzenlenen
Tayyib Bey Beni Sutun Arkasından Gördü 
Ekrem Erdem, F klavye kullanılmasına ilişkin çalışmasıyla büyük ilgi topladı. Öneri, internetteki an
Erbakan'ın oyununu rakıyla bozmuş
28 Şubat'ın hayatta olmayan mimarı Güven Erkaya'nın oğlu Argun, Erbakan'ın verdiği yemeğe dışardan r
Her Müslüman Nübüvvet Mirasından faydalanmalıdır
Timealem Muhabirimiz Rıza Kardeş'in Üstad Muhammed Ali Sabuni hoca ile yapmış olduğu röportajı sizle
Erdoğan ile Gül yer mi değiştirecek?
Yeni Şafak gazetesi yazarı Fehmi Koru, siyasetin falına baktı. İşte Koru'nun muhalefeti çıldırtacak
ABD'nin en ünlü trend tahmincisi: Türkiye'nin geleceği çok parlak
ABD'de tahmin ve analizlerine çok itibar edilen Trend Araştırma Enstitüsü'nün kurucusu Gerald Celent
Erbakan neden Konya'yı seçti?
Erbakan Siyasi hayata nasıl ve ne zaman girdi? Demirel'le fikir ayrılığı nasıl ve nerde başladı? Erb
Erbakan Hoca açılımlar için ne dedi?
Erbakan Hoca, dış güçlerin hizmetine girdiğini iddia ettiği Başbakan Erdoğan'a "Milli Görüş"e dön ça
Said Fırat: Said Nursi manevi kardeşimiz
Şeyh Said'in torunundan Türkiye'yi sarsacak açıklamalar' Şeyh Said'in torunu Bediüzzaman Said Nursi'
Bu konvoya kim dokunursa yanar
Bu sözler İHH Başkanı Bülent Yıldırım'a ait. İşte İHH başkanının gözüyle özgürlük konvoyunun arka pl
Yasemin Çongar Balyoz'u anlattı
Türkiye günlerdir Taraf'ın yayımladığı "Balyoz" planını konuşuyor. Gazetedeki haberi hazırlayanlarda

n

Devletin dini var mı yok mu?

n

'2010'da ABD egemenliği sona erecek çünkü'

n

Sezai Karakoç belgeseli yapıldı

n

Başörtülü muhabir çalıştırmak istedim ama

n

Başkenti sarsacak ŞOK İDDİA

n

Paşalar tutuklanır Başbuğ gider

n

PKK'nın dinle kavgası-Röportaj

n

MHP Kurucu Genel Başkanlığı'ndan İslam'i Kimliğe

n

Atatürk hakkında ezber bozan sözler

n

Cumhuriyet'e kırgınlık oldu ama düşmanlık asla!

n

Bulut: Erdoğan'ı yok edecekler

n

Batı'dan daha laik olmamız gerek

n

Zorbalar Türkiye ve İran'dan korkuyor

n

Abdülhamid'in hanımıyla yapılmış tek söyleşi

n

Guardian röportajının tam metni

n

Babam Marksist'ti ama ölürken Muhammed (sas) dedi

n

II. Abdülhamid'in hal' fetvasını Akif mi yazdı?

n

Dilipak'tan Helin'e: Üzerinizi örterdim

n

Şeyh Said'e İngilizlerin verdiği cevap

n

Suudi gençlere kırbaç cezası

n

Şamil Tayyar İLK KEZ AÇIKLADI

n

Namaza duracak son adam Özkök'müş

n

Demokratik açılımdan Suriye de etkilenecek

n

Perwer: Devlet Türkleri de asimile etti

n

'Muhsin'le günlerce konuşmadık'

n

Kürtlerdeki Ulusalcı damar

n

Korsan albüm alanlara hakkım helal

n

Kırılma noktası Bosna'dır

n

Karataş Hoca'yı gelin yakından tanıyın

n

Merkezi ezan ve merkezi vaazı kaldırıyoruz

n

'İMH çatı kuruluştur'

n

Guantanamo'dan hidayete giden yol

n

Türkiye, Müslümanlar için büyük umut

n

Eski papaz davetçi oldu

n

Bir Meksikalı'dan İslam'ı öğrenmek

n

Michael Wolfe: Ramazan kalbimin zırhı

n

Yusuf İslam müziğe neden döndü?.

n

Başbakan'da Hz.Ebubekir ahlakı var!.

n

Fethullahçılar parti kurarak şeffaflaşmalı

n

R. Kadir: Ankara'nın sesini duymadık

n

Hakan Şükür: En güzel hediye.

n

Türk medyası, başörtümle Belçika, gençliğimle ilgileniyor

n

Nur'un hidayet yolculuğu

n

Tüm soruların cevabını İslâm'da buldum

n

Biz AKP'nin zaafları üzerine siyaset yapmayız!..

n

Başörtülü danışman ilk kez konuştu

n

İlhan hadis âlimi olsaydı, Sezen hidayete erseydi

n

'Oğlum benim spermimi al' diyen var

n

Ergenekon'un en az beş kurucusu var

n

ABD'nin Seçtiği Son Kurban 

n

Başörtüsü sorununu gençler çözecek

n

Özkök: Darbeler devri kapandı

n

Neden değiştiler?

n

'İran, AKP hükümetine güveniyor'

n

Kurtulmuş'a göre SP'nin hedef kitlesi...

n

Kızı, Ertuğrul Özkök'ü kızdıracak

n

'Kadınlar kocalarını sapık gibi görüyor'

n

Boşandığı kocasına kuma olan çok!

n

ABD, K. Irak'ta İkinci İsrail'i yaratıyor

n

Kaynak'a göre Güney kimin adamı?

YAZARLAR

Zülkarneyn Vardar
Tarih Boyunca Namaz Ve Önemi
27/03/2012 - 00:25
Şahmettin Balahorlu
Uhuvvet
23/04/2012 - 23:16
Fehmi Çiçek
Londra'da Neler Oluyor?
18/08/2011 - 23:04
Arslan Ateş
Kurtuldun Erbakan Hocam!
03/03/2011 - 18:57
Şahin Ayer
Şeytanın Musallatlığı
25/12/2010 - 21:21
Av. Mustafa Karakaş
Yargının İntiharı!...
13/01/2011 - 20:36
Muhammed Emin Yıldırım
Şaki bir dünyada sahabe gibi ol
24/01/2011 - 23:32
Beytullah Demircioğlu
Tunus'ta Militan Laikliği 'Yasemin Devrimi' Sonlandırdı
04/03/2011 - 23:48
Abdulhamid Kahraman
Bencil İnsanlar
24/01/2011 - 23:31

GAZETELER


www.timealem.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
info@timealem.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Atanur Evden Eve Nakliyat Eyüp Evden Eve Nakliyat