29 Cemaziye'l-Ahir 1433 - 20 Mayıs 2012
Ana Sayfa | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle Künye | İletişim   

'Oğlum benim spermimi al' diyen var

Tüp bebeğe talep artıyor. Boşanmayı göze alıp tüp bebeğe yanaşmayanlar, oğlunun yerine sperm vermek isteyen babalar... Nursel TOZKOPARAN, Aret Kamar ile konuştu.
02/04/2009 - 10:36
 

 

 

Nursel TOZKOPARAN'ın röportajı

Bu da nereden çıktı demeyin. Aynı zamanda yedi yıldır Kanal 7’de kadın kuşak programlarının yapımcılığını yönetmenliğini yapıyorum. Sabah kuşaklarının en fazla rating alan konusudur tüp bebek. Adeta telefonlar kilitlenir. Ekrana pek yansımaz ama ağlayanların, yalvaranların haddi hesabı olmaz.

Kimi zaman rejide hepimiz duygulanırız telefonda duyduklarımıza. Bir trajedidir çocuk sahibi olamayan ailelerin hikayeleri. Telefonlara alo dediğiniz anda tanımadığımız yüzlerini görmediğiniz sadece sesini duyduğunuz insanların başka hayatların hikayelerine tanık olursunuz. Bir taraftan ratinglerle yarışırken konu evlat sahibi olamayan insanlar olduğunda çoğu kez ekran savaşını unutur bu insanların sorularına aldıkları cevaplar ve mutlulukları bizimde mutluluğumuz olur.

Aret Kamar’la yaptığımız programlar sonucunda tanıştık ve bu tanışıklık dostluğa götürdü. Geçen haftalarda sohbet ederken Aret Bey  pat diye bir şey söyledi “aslında kılık kıyafetler de çocuk sahibi olmayı engelliyor” deyince “neden bütün bunları konuşmuyoruz” dedim.

Kadın doğum doktoru olan Op. Dr. Aret Kamar aynı zamanda İstanbul Tüp Bebek Merkezi'nin sahibi. Ben aklıma gelenleri sordum. Aret Bey de cevap vermekle kalmadı çok ilginç açıklamalarda bulundu.

BOŞANIYOR AMA TÜPBEBEĞE YANAŞMIYORLARDI

- Tüp bebek merkezlerinin sayısı gün geçtikçe artıyor, sizce bunun nedeni nedir?

- Çocuğu olmayan çiftlerin sayısı her geçen gün daha da artıyor. En önemli sebep bu… İstatistik olarak da evlenen kullanaltı çiftten birisinin çocuğu olmayacağını ve çocuk tedavisine başvuracağını biliyoruz. Bu çiftlerin bir kısmı  basit tedaviyle hamile kalsa da bir kısmında tüp bebek tedavisini gerektirecek; sperm sayısının düşük olması veya rahim filminde her iki tüpün tıkalı olması gibi sebepler olabiliyor.

-  Pardon, tüp bebek tedavisine olan güvensizlik?

- Evet. Eskiden tüp bebek tabuydu. Korkuyorlardı ve güvenmiyorlardı. Yumurtalar karışır. Spermler karışır korkusu vardı. Dolayısıyla tüp bebek merkezlerine güvenilmiyordu. Tüp bebekten başka tedavisinin olmayacağını bildiği halde yıllarca bekleyen çiftlere şahit oldum. Evliliklerini bitiriyorlar ancak tüp bebek tedavisine yanaşmıyorlardı. Hatta kadınlar üzerlerine kuma gelmesine rıza gösteriyor ama tüp bebeğe yanaşmıyor mesela. Artık insanlar tüp bebek tedavisinin ne olduğunu biliyor ve halk tarafından algılanmaya başlandı ve güven oluştu. Tabu olmaktan çıktı yani…

"YA YUMURTALAR KARIŞIRSA" KORKUSU

- Peki karışma olasılığı nedir, insanlar şüphelenmekte haklılar mı?

- Spermlerin, yumurtaların karışması için ciddi ciddi kasıt olması lazım. Bir kere  denetim değil neredeyse yüz kere denetim yapılıyor. Sağlık bakanlığının yönetmelikleri var. Ufacık bir şüphe olsa ceza gelmez direk kapanırsınız ve bir daha açamazsınız. Bu kadar ciddi yani.. Bütün merkezler bu konuda inanılmaz hassas ve tedbirli davranıyorlar.

- Peki bu güne kadar oldu mu böyle bir şey? Kapatılan bir merkez var mı?

- Bildiğim kadarıyla hiçbir tüp bebek merkezinde bu güne kadar sperm ve yumurta karışımıyla ilgili bir sıkıntı olmadı. Münferit olaylarda olabiliyor. Ama bunlar muayene tedavilerinde muayene hekimlerinin yaptığı şeyler. Mesela spermi olmayan bir adamın eşini tedavi yaptıktan sonra başka bir sperm alarak aşılama tarzında tüp bebek değil de aşılama tarzında bir işlem yapması. Ancak tüp bebek merkezleri kurumsal çalışan yerlerdir. Diyelim ki bir doktor böyle bir şeye kalkıştı hemşiresini, sperm odasındaki personelini, embriyologunu ikna etmesi lazım. Tek başına münferit yapılan bir işlem olmadığından mümkün değil. Yani bir merkezde kötü niyetli bir doktor olsa dahi tüp bebek merkezleri kurumsal yerler ve dolayısıyla imkansız bir durum.

- Bebek tedavisinde muayenelerde art niyet oluşabilir. Bu tür tedavileri bebek merkezlerinde daha kurumsal yerlerde yapılmalı diyorsunuz…

- Hayır. Muayeneler güvensiz diye bir şey çıkarmamak lazım. Ama muayenelerde biraz daha bir hekimin o anki inisiyatifine, iyi niyetine kalıyor. Tüp bebek merkezleri daha organize bu iş için. Eğer sperm varsa yumurta varsa kullanbebek olacak şekilde organize edilmiş kuruluşlar olduğu için dışarıdan bir sperm veya bir yumurta almanın hiçbir faydası da olmayacaktır aksine zararı olacaktır. Onun için de böyle bir riske hiçbir merkez girmez. Gönülleri rahat olsun güvensinler diyorum.

 STRES; ÇOCUK SAHİBİ OLMAKTA EN BÜYÜK ENGEL

- Tekrar başa dönelim, bebek başvurusu yapan çiftlerin sayısının gün geçtikçe artmasını neye bağlıyorsunuz?

- Bunun temelinde birçok neden var. Gün geçtikçe erkeklerin sperm sayısı kadınların da yumurtalık rezervleri azalıyor.

- Sebep…

- Yediğimiz içtiğimiz her şeyin içerisine katkı ve koruyucu maddelerin girmiş olmasından. Ve şehirlerde yaşayanlar için stres önemli bir sebep. Stres deyip geçmemek lazım, insanın bütün hayatını, vücudundaki organlarının, sistemlerinin çalışmasını etkileyen bir faktör. Kadınlarda kariyer yapma hırsı ve geç evlenmeleri. Evlendikleri zaman “hemen çocuğum olmasın, çocuğum olursa işten atılırım, terfim durdurulur, izin almak zorunda kalırım” düşüncesinin kadında yarattığı psikolojik durum. Cep telefonlarının bu kadar hayatımıza girmiş olması. Devlette böyle ödeme kapsamlı ve bunu bir hastalık kapsamına aldığı sürece daha da artacaktır tüp bebek merkezleri.

- Cep telefonları bebek sahibi olmayı olumsuz etkiliyor mu?

- Böyle direk bir bağlantı bulunmuş değildir. Bence cep telefonları onun manyetik etkisinden veya titreşimden filan değil de insanı biraz daha stresli bir hayata soktuğu için etkiliyor olabilir. Bence etkili olabilir.

SİGARA TÜKETİMİ KADINI AYRI ERKEĞİ AYRI ETKİLİYOR

- Sigara tüketiminin nasıl bir etkisi var?

- Sigara kadını ayrı erkeği ayrı etkiliyor. Kadında rahmin kanlanmasına ve rahmin bebeği tutabilme gücünü azaltıyor. kullanErkekte ise sperm sayısı kadar hareketliliği de önemlidir sigara sperm hareketliliğini azaltıyor. Dolayısıyla yeterli sayı olsa dahi hareketlilik olmadığında çocuk olmuyor maalesef.  Sigara içen kadın ve erkeğin bebeklerinin olma ihtimali çok zayıf.  Bir kadın ancak sigarayı bıraktıktan sonra normal kadınların gebe kalma şansını yakalayabiliyor.

- Peki sigarayı bıraktıktan ne kadar sonra tüp bebek tedavisine başlayabilir?

 - En erken iki ay sonra. Bu hafta sigarayı bırakırım haftaya da tedaviye başlarım yok yani. Sigarasız bir hayata geçeceksiniz ve vücudunuzdaki nikotinden temizleneceksiniz. Erkekler için de aynı şartlar geçerli. Bir sperm yaklaşık 80 günde oluşuyor. Dolayısıyla “Ben bugün bıraktım yarın spermim iyi çıkar mı?” diye bir şey söz konusu olamaz.

- Alkolün etkisi nedir?

- Yumurta da sperm de bizim vücudumuzun bir parçasıdır. Hücrelerimizdir. Vücut olarak ne kadar sağlıklı olursak, sadece sigara değil, uyku düzeni, çalışma, beslenme, kilo durumu vs. Hepsini katmak lazım. Ne kadar sağlıklı olursak hücrelerimiz de o kadar sağlıklı olur. Dolayısı ile o hücrelerin gebelik oluşturabilme potansiyeli, gücü o kadar fazla olur.

                                         TEDAVİYE NE ZAMAN BAŞLAMALI?

- Bir insanın kısır olduğunun teşhisini nasıl koyuyorsunuz?

- Kısırlık, hangi anlamda bakıldığına bağlı… Biz “İnfertilite” diyoruz. Yani hamile kalma ihtimali var ancak bu gücü azalmış demektir. Kısırlık ise hiç hamile kalabilme gücüne sahip olamayan demektir. Yani, tedavi olsa bile çocuğu olmayanlardır. Erkek, spermi hiç yoksa kısırdır. Ya da kadın, menopozda ise artık kısırdır.

- Çiftler ne zaman tedaviye başvurmalı? Bunun belli bir zamanı var mı?

- Var tabii. Kadın düzenli adet görüyorsa erkekte fiziksel bir rahatsızlık yoksa ve evliliklerinin üzerinden bir yıl geçtiği halde gebelik yoksa hemen başvurabilirler. Kadın düzensiz adet görüyorsa, düzenli yumurtlaması olmuyor demektir. Dolayısıyla beklemeden hemen başvurmalılar. Yada bildikleri bir sorunları varsa hiç vakit kaybetmeden bir doktora görünmeliler.

 - Tedaviye başvurma da yaşın önemi var mıdır?

- Erkekler için yaş önemli değil. Ama kadınlar belli bir yaştan sonra yumurtalık rezervi, yumurta sayısı, kalitesi azalmaya başladığı için özellikle 35 yaş üstü evlenen kadınlara en fazla 6 ay beklemelerini tavsiye ediyoruz. Altı ay içerisinde her şey yolunda gittiği halde gebe kalınmıyorsa mutlaka bir doktora başvurulmalarını öneriyoruz.

EVLENME YAŞI 20-30 LU YAŞLAR OLMALIDIR

- Evlenme yaşı önemli midir?

- Kadının sağlıklı bir şekilde sorunsuz olarak hamile kalabileceği yaşlar 20-30 yaş aralığıdır. Erken doğum, bebeğin gelişmemesi, gebelikte tansiyon yükselmesi, anne karnında ölüm gibi riskler kadının yaşı büyüdükçe artabiliyor. kullanBütün bunları göz önüne aldığımızda evlenme yaşı 20-30’lu yaşlar diyebiliriz.  

- Tüp bebek tedavisi mevsimlere göre değişiyor mu?

- Bu soru çok soruluyor. Baharda hormonlar artıyor, insanlar daha üretken oluyorlar mı diye. İnsanlar normal yollardan hamile kalırken mevsimlere göre mi karar veriyorlar?

- Tüp bebek tedavisi için gizli saklı gelenler oluyor mu?

- Olmaz olur mu? Birçok insan “Bizim bir yakınımız da size tedaviye gelecek. Ancak lütfen benim tüp bebekle hamile kaldığımı söylemeyin, onlar tedavi olduğumu biliyorlar” şeklinde ricalar olabiliyor.  Hala daha tüp bebek yaptırmaktan utananlar var. Eski çevreler, bazı anneler babalar tüp bebeği bir evlatlık, bir karışım, dışarıdan bir şeyler aldılar gibi algılıyorlar. Yeni nesil biraz daha bilinçli yetişiyor. Onun için Anadolu’nun pekçok kesiminde çiftler çocukları olmama pahasına  tüp bebeğe başvurmuyorlar. Bunlar Türkiye’nin gerçekleri.

DAR PANTOLONLAR BEBEK SAHİBİ OLMAYI ENGELLİYOR

- Sizinle konuşurken bir ara giyilen kıyafetler dahi gebeliğe engel olabiliyor demiştiniz… kılık kıyafet ne tür bir engel teşkil eder?

- Evet. Erkekleri ilgilendiren bir durum bu.  Özellikle dar kesim pantolonlar için demiştim. Modern dünyanın bize hediyelerinden olan dar kesimli pantolonlar aynı zamanda bebek sahibi olmayı engelliyor. Şöyle ki testisler vücuttan uzakta yapılmıştır. Testislerin çalışma ısısı 22,5 derecidir, vücudun 36,5 derecesi onlara sıcak gelir. Dolayısıyla dar giyindiği zaman testisler vücuda yapışıyor daha sıcak ortamda çalışmak zorunda kalıyorlar.

Üretimleri tam kapasiteyle olmuyor. Onun için bol giyinmek daha avantajlı. Mesela sıcak havalarda testisler öyle kullanyaratılmış ki vücuttan uzaklaşıyor. Soğuk havalarda vücuda yaklaşıyor. O canlı yaşayan bir doku. Dolayısıyla siz bütün gün kot pantolon ya da dar pantolon giyerseniz bu mekanizmayı tamamen bozmuş oluyorsunuz. Tabi bu da sperm hareketini ve sayısını etkiliyor. Kadınlarda  bütün organlar karnın içerisinde olduğu için fark etmiyor.

BEBEĞİN CİNSİYETİNİ BELİRLEMEK MÜMKÜN

- Tüp bebek tedavisinde bebeğin cinsiyetini belirlemek mümkün mü?

- Bu pekala mümkün. Biz yumurtalardan bebeğin genetiğini, cinsiyetini her şeyini görüyoruz. Ancak Türkiye’de çoğunlukla erkek bebek isteyenlerin sayısını bir düşünün. Bu istekleri ciddiye aldığınızda bir süre sonra evlenecek kız kalmayabilir. Sadece bir çiftin iki-üç kızı varsa ve ebeveyn erkek çocuk istiyorsa bu talebe karşı çıkmıyoruz. Nesli şekillendirmeyi doğru bulmuyorum.

- Peki Türkiye de bu mümkün mü, uygulama yapılıyor mu?

- Türkiye’de yasak bir uygulama bunun bilinmesi lazım. Çiftler bu tür taleplerde bulunabilirler ancak yönetmeliği bilmek durumundalar. Bir de Türkiye’deki uygulama bunu yapabilecek nitelikte değil. Onun içinde çiftler yurt dışına gidip bu işlemi yaptırıyorlar. Ama şunu yapabiliyoruz mesela bazı hastalıklar sadece kızlarda gözükür. Hemofili; kız çocuk adet görmeye başladığında kanaması durmadığı için ölür. Erkek çocuk yaşar. Böyle bir şey olduğu zaman biz diyoruz ki bu çiftin çocuğu erkek olmalıdır. Tıbbi olarak gereklidir. O zaman erkek yapıyoruz. Ben kız çocuğu istiyorum diyerek gelen bir çiftlere yardım etmiyoruz. Edemiyoruz. Çünkü kanun buna uygun değil. Yurt dışındaki merkezlere yolluyoruz.

- Gebelik oluşmadan önce genetik problemler konusunda alınabilecek önlemler var mıdır?

- Tabii ki var. Eğer aile bir genetik hastalık taşıyorsa, o genetiğin hastalığın adı da belliyse “preimplantasyon genetik” dediğimiz yöntemle standart tüpbebek işlemleri yapıldıktan sonra oluşan embriyo dediğimiz bebek taslaklarından birer hücre alınarak incelemeye tabi tutuluyor. Genetik hastalığı taşımayan sağlam embriyolar rahim içine veriliyor. Bu durumda gebelik oluşursa sağlıklı oluyor.

- Çoğul gebeliği nasıl engelliyorsunuz? Çoğul gebelik engellenmeli mi?

- Batıda çoğul gebelik sevilen bir şey değil. Doğulu ülkelerde ise durum farklı… Bizler çocuk seven bir milletiz. Şartlar kullanbatıdaki gibi değil. Batıda kişi başına düşen gelirle ülkemizde kişi başına düşen gelir aynı değil. Avrupa’da sigorta neredeyse hastanın bütün masraflarını karşılıyor. Yani tekiz embriyo transferleri rahatlıkla yapılıyor. Tutmazsa yeniden yeniden deniyor aileler. Burada ise durum farklı…

Çoğunlukta aileler kendi imkânlarıyla tüp bebek tedavisi görüyorlar. Ve ortalama fiyat 5 bin TL. civarında. Aylarca çalışarak bu parayı biriktirmeye uğraşıyorlar. Siz bu imkânlarla tedavi gören birisine tek embriyo transfer ederek şansını azaltamazsınız. Her transfer edilen embriyonun tutma şansı %20. Onun genelde buradaki uzmanlarda her denemede iki veya üç embriyo transferleri yapar ki bundan vazgeçmemeleri lazım.

Sadece belki tartışılması gereken durum şudur, üç embriyo da tuttuğu zaman birisini durdurabiliyoruz. İyi mi yapıyoruz kötü mü ediyoruz bu tartışılabilir. Bir kerede tutsun diye transfer edilen embriyolar tuttuğu zaman bu sefer üçüzler dördüzler dünyaya geliyor ve aile bundan sonrada daha ciddi bir ekonomik sıkıntıyla baş başa kalıyor.

                  KADIN RAHMİ YAŞLANMAZ

- Peki menopoza girmiş bir kadının tüp bebek yöntemiyle gebe kalma ihtimali nedir?

- Yok. Menopoz demek kadının bir yıl içerisinde hiç adet görmemesi ve yumurta üretememesi demektir. Bir yıl içerisinde hiç yumurtası çıkmamış bir kadın da adet görmemiş bir kadının yumurtasını çıkartabilecek bir tedavi yok.

Medyaya yansıyan haberler var özellikle batılı ülkelerde 50 yaşında 60 yaşında hamile kaldı diye. Bunlar kendi yumurtalarıyla değil başkalarının yumurtalarını rahimlerinde taşıyarak doğuruyorlar bebekleri. Rahim yaşlanmaz hamile kalabilmek yumurtlamayla alakalı bir durum. 50 yaşındaki bir kadının rahmine 20 yaşındaki kadının yumurtasını alıp spermle birleştirip bir bebek koyarsanız hamile bırakırsınız.

Gerçek anlamda menopoza girmiş bir kadını hamile bırakmak mümkün değil. Ancak yaşı genç olduğu halde yumurtalık rezervi azalmış ayda bir yumurta, iki ayda bir yumurta üreten düzensiz adet gören kadınlar da var. “FSH Hormonu” yumurtanın rezervini gösterir bize. Biraz normalden yüksek çıkıyor. Bu tip hastalara da toplum içerisinde işte doktora gittiklerinde siz menopoza giriyorsunuz veya erken gireceksiniz diye bir şeyler söylüyorlar.

FSH yüksekliği tek başına bir kriter değil. Böyle FSH’sı yüksek olan hastalar eğer halen ilaç kullanmadıkları halde adet görüyorlarsa onların bir şansı olabilir. Onlarda tek yumurtayla, ürettikleri yumurtayı kullanarak bebek sahibi yapabiliyoruz. Biraz daha zordur.Ama pratik olarak imkan var. Bu şekilde de hamile bıraktığımız hasta var.

YUMURTA VE SPERM BAĞIŞI TÜRKİYE’DE DE SERBEST BIRAKILMALI

- Kendisinin yumurtası olmadığı halde başkasının yumurtasıyla hamile kalmak isteyen kadınlar var mı?

- Tabii var. Bu iş için biliyorsunuz Kıbrıs’ta açılan merkezler var. Sadece bu işi yapıyorlar. Maalesef birçok merkez var kullanKıbrıs’ta ve Türkiye’deki bir merkezin dalı uzantısı şeklinde. Bu şekilde başvuran hastalar gidiyor ve yapıyorlar. Şimdi bu tartışılır tabi. Doğru mudur? Yanlış mıdır? Dışarıdan sperm alınabilir mi?  Ama ben şuna inanıyorum bir ailenin kendi hür özgürlüğü var.

Eğer bu çift bu işi kafaya koyduysa bu işi yaptıracaksa neticede Türkiye’den çıkıyor bir yerde yaptırıyor. Bu işin belli normlarının olması lazım. Yani hangi şartlarda kimden yumurta alınıyor kimden sperm alınıyor o şartlar belli bir şekilde oturtulduktan sonra bence serbest bırakılmalıdır.

Sonuçta evlat edinmek serbest, biyolojik olarak yumurta başka, sperm başka çocuğu alıyorsunuz ve bakıyorsunuz. Sonra bu çocuğun evlatlık olduğunu bütün çevreniz biliyor. Bu çocuk belli bir yaşa gelince kendi de evlatlık olduğunu öğreniyor.

18 yaşına gelince de kendi ailesini aramaya başlıyor. Huzur bozuluyor. Kavgalar çıkıyor. Her şey olabiliyor. Yumurta bağışı ve sperm bağışı da birçok dünya ülkesinde serbest… Türkiye’de de serbest bırakılmalı. Kendi ülkesinde yapamazsa gidiyor  ve başka ülkede bunu yapıyor ve gelip memleketinde doğurabiliyor.

Nüfus cüzdanını alabiliyorsa burada artık bu tür uygulamalar serbest olmalı diye düşünüyorum. Netice itibariyle bu da bir çeşit evlatlık edinme mekanizması. Yasaklamak nihai bir çözüm değil. İngiltere’de bu tür uygulamalarda nüfusundaki anne baba yazıyor birde yumurta veya sperm alındıysa onun kime ait olduğu yazılıyor. Belli kurallar içerisinde her şey çok düzgün yürüyor. O zaman tabi çocuklarında ileriki hayatlarında karşılaşma şansları iptal edilmiş oluyor. Dolayısıyla da korkulacak bir şey kalmıyor. Yani kanunu konmalı fakat yasak olmamalı. Siz kendi vatandaşınıza ülke içinde yasak koyarsanız gidip ülke dışında bu yasağı takmıyor ve gelip burada doğuruyor.Çünkü yasak bir şekilde ülkeden çıktıktan sonra serbest oluyor.

BABA OĞLU İÇİN SPERM VERMEYİ TEKLİF EDİYOR

- Anadolu’da özellikle Güneydoğu’da bebek sahibi olamamak büyük kusur olarak görülüyor. Bu konuda neler yaşanıyor?

- Kahvelere çıkamıyorlar. Toplum içerisine çıkamıyorlar. İki aylık evli çift gelirdi "Bizim çocuğumuz olmuyor" diye. Gencecik çift ikisi de daha çocuk. Biri 18 diğeri 16 yaşında çocuk olmuyor diye size geliyor. Çevrenin çok baskısı var. Kayın valide, kızın annesi niye olmadı diye sorguya çekiyorlar? Kim yapamadı? İki ayda karar vermeye kusurluyu bulmaya çalışıyorlar, oğlan mı kabahatli kız mı?

Muayeneye getirdiklerinde bu “suçluyu bul” tarzında oluyor. Tabii Anadolu’da Doğu’da hele de kusurlu kızsa asla kullanaffedilmiyor ayrılıkla ya da kuma getirilerek sonuçlanıyor. Ya da inanılmaz aşağılanmalar başlıyor “duvar bile hamile kalırdı sen niye kalamadın” şeklinde. Çocuk olmaması çok ciddi bir baskıdır. Muayenehanede çalıştığımız  dönemlerde ilginç olaylarla karşılaştık. Mesela erkeğin spermi olmadığı söylenmiş ve tüp bebek yaptırması gerekliliği ortaya konmuş. Bu çift gidiyor köye sonra bir bakıyorsunuz hamile kalıyor. Şimdi orada doktor olarak bize sadece gözünüz aydın deyip gebeliği takip etmek düşüyor.

Köylerde bir şekilde bu işler halledilebiliyor. Bazen işte bitkisel bir şeyler filan kullandık düzeldik diyorlar. Bu işi köylerde halleden kayınvalidedir. Özellikle erkekte bir problem varsa erkeğin annesi  bir şekilde hallediyor , Ya da oğlanın abisi kardeşi bu işi üstleniyor. Bir şekilde bu iş yapılıyor. Tüp bebek merkezlerine başvuran kadar başvurmayanlarda bu şekilde var. Bunları görüyoruz. Kırsal kesimde bu çok ciddi bir sorun.

"BİR YERDEN SPERM BUL EŞİM HAMİLE KALSIN"

- Çevresel baskılar hala var mı?

- Muayenede çalışırken çevrenin baskısından kurtulmak için; mesela sorun adamdaysa ”tüp bebek tedavisi olmam gerek” diyoruz adam sana yalvarıyor.  Bir yerden sperm bul, tüpbebek yaptıramam. Benim hanım hamile kalsın ben kurtulayım tarzında. Bu tip başvuruda çok oluyor.

"BANA 'SEN VER' DİYE TEKLİF EDENLERVAR"

- Başkasının spermiyle çocuk sahibi olmak mi istiyorlar?

- Maalesef…Mesela bütün tahliller normal olduğu halde gebe kalmayanlarda var. İkisi de normal ama bunların çocukları olmuyor dediğin zaman ailenin istediği cevabı vermemiş oluyorsunuz. Ondan sonra ona çözüm bulmak lazım. Sebep oğlansa ve oğlanın sorunu da ciddiyse ve aile gerçekten ekonomik olarak da tüp bebek yaptıracak durumda da değilse tabii baba da teklif ediyor. "Ben yardımcı olayım sperm vereyim siz yapın aşılamasını" diye.Ya da  oğlan babasından çekiniyorsa  kendisi teklif edebiliyor bana. Bir yerden sperm bul parası önemli değil yaptırmak istiyorum kurtulmak istiyorum diye bu tür tekliflerde çok oluyor.

- Tüp bebek tedavisi pahalı sistem midir? SSK yardımcı oluyor mu? Ödemeler nasıldır?

- Tüp bebek tedavisi ortalama olarak 3 bin TL. Tüp bebek ödemesi oluyor. 2 bin TL civarında ilaçları tutuyor. Sigorta bugün ödeme kapsamına almış vaziyette. Sigortalı Bağ Kur’lu hastalar şu anda aşağı yukarı ilaçlarıyla beraber 2 TL ödeyerek tüp bebek tedavisi yaptırabiliyorlar.

Bugünkü parayla 740 TL bebek için ödüyorlar ceplerinden 1 milyar civarında da ilaçların eczanelere ödedikleri yüzde 20’lik kısmı tutuyor. Yani hiç yaptırılamayacak bir tedavi değil. Bir çift iki üç ay dişini sıktıkları zaman sigortaları da varsa tüp bebek yaptırabilme hakkına sahipseler bunun altından kalkabilecek duruma geliyorlar.

- Peki sigorta hastasına kaç kez deneme şansı veriyor?

- İki kere sigorta ödüyor. Ama tüp bebek istediğiniz kadar denenebilir. Yani bir çiftin şansı varsa bazen olabiliyor. Bir sebep oluyor ki o bebeğin tutulma şansını tüp bebek yapsak bile azaltıyor. Bunu hastayla konuşuyoruz açıkça. Hasta istiyorsa ben şansımı deneyeceğim derse iki sefer de beş sefer de denenir. Ama genellikle tüp bebek tedavisiyle hamile kalacak olan insanların birçoğu ilk iki üç deneme sonrasında zaten gebe kalıyor.

SAKAT ÇOCUK YAPMA RİSKİ OLAN ÇİFTLER İÇİN EN İYİ YÖNTEM TÜP BEBEKTİR

- İngiltere’de yapılan bir araştırma da tüp bebek tedavisiyle bebek sahibi olunduğunda ciddi sorunlar olduğunu ortaya koymuş. Siz buna katılıyor musunuz?

- Katılmıyorum. Çok yanlış. Maalesef biz de bir haber böyle bir üfürülüyor ve medyada bunu yayınlıyor. İnsanların  kullankafalarında gereksiz yere pek çok sorular takılıyor. Bir örnek üzerinden gidilerek tüp bebek şöyle sorunlu ve problemli demek doğru değil. Yıllardır çalışmalar yapılıyor ve bugüne kadar ne genetik olarak ne doğan bebeklerin sağlığı olarak hamilelikte tespit edilen bir sakatlık yok.

100 bin de bir çıkan problemi tüm tüp bebeklere mal etmek haksızlık olur. E normal şartlarda doğan her 10 bebekten 3’ü sorunlu doğuyor buna ne demek gerekiyor?

- Ben sorayım o halde, ne demek gerekiyor?

- Her halükarda normal gebeliklerin %10’unda dahi zaman zaman kromozel sorunlardan kaynaklanan sakatlıklar oluşabilir. Normal hamile kalanlarla tüp bebek yöntemiyle hamile kalanlar arasında ne sakat bebek oranında ne de düşük oranlarında bir farklılık yok. Normal de hangi sorunlarla karşılaşılırsa tüp bebekte de aynı sorunlarla karşılaşabilir.

Bilakis tam tersini düşünmek lazım, normal yollarla hamile kaldığınız zaman rastgele iki hücre birleşiyor, arızalı yumurtayı görme şansınız yok. Tüp bebekte ise en iyi yumurtayı seçip onu döllendirmeye bırakıyorsunuz, arızalı yumurtayı görme şansınız var. Şunu gönül rahatlığı ile söylemek mümkün, sakat çocuk sahibi olacak çiftler için en iyi çözüm tüp bebektir.

NORMAL DOĞUMLARDA BEBEK DAHA RİSKLİDİR

- Artık neredeyse sezaryenle doğum çok popüler hale geldi. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Normal doğum mu sezaryen mi?

- Tabi ki terazide tartılması gereken bir şey. Her yöntemin kendine göre negatif ve pozitif yanları var. Mesela normal doğumu yapanlarda bana sorarsanız bebek daha risklidir. Normal doğumda daha uzun takip gerekir. Doktor her zaman başında olamayacaktır. Doğum ağrıları sırasında bebeğin başına bir problem gelebilme ihtimali daha yüksektir. Normal doğum yapanlar ileri yaşlarda rahim sarkması idrar kaçırması, hemoroit, vajina kaslarının bozulmasına bağlı problemler yaşayacaktır. Oysa sezaryende vajina kasları bozulmaz, rahim sarkmaz ve idrar kaçırma sorunları yaşamaz ileride.  Ben şahsen Sezaryeni tercih eden bir hekimim.

- Peki halk arasında “normal doğumun kadın bedenini temizlediği” şeklinde bir inanç var….

- Bu doğru değil. Ama tabii normal doğum yapmanın ve emzirmenin faydaları var. Mesela meme kanseri riski azalıyor. Kadın doğum yaptıkça ve emzirdikçe meme kanseri olma şansı daha azalıyor. Yani iki çocuk doğuran bir çocuk doğurandan daha az riskle meme kanseri oluyor.

Bazı hastalıklarda var kadın mesela ağrılı adet görüyor çikolata kistleri filan var. Bunlar adet gördükçe daha şiddetlenen hastalıklar. Kadın doğurduğu zaman uzun süre adet görmeyeceği için bu odakların hepsi soğuyor. Kadınların yüzde 30’unda endometriozis ama az ama çok var. Gebelik bunlara iyi gelen bir süreç ve ne kadar gebe kalınırsa o kadar kadın sağlıklı olur diye inanılıyor. Ama gebeliğin kadınlardan götürdüğü şeylerde var.

Bebeğe bir şeyler veriyorsun kanın düşüyor. Kemiklerde bazı problemler olabiliyor, dişlerde sorunlar oluyor. Normal doğum yapanlarda vajen yapıları bozulduğu için rahim sarkması, idrar kaçılması, mesane düşmesi gibi şikâyetler olabiliyor. Şuna inanmamak gerek ne kadar doğur o kadar uzun yaşa diye bir şey yok. Çünkü doğuran kadınlarda belli bir yaşa kadar yaşıyorlar doğurmayanlarda o yaşa kadar yaşıyorlar.

 

(Haber 7)

 

DİĞER HABERLER

Kurtulmuş aynaya bakan kişi oldu
Hayrettin Karaman öyle açıklamalarda bulundu ki
Türkiye'de İslamsız bir İslam oluşuyor
'Türkiye`de İslami kesim Protestanlaşıyor'
İslam Batıda büyüyen en büyük dindir
"Doğruluk, söz ve adalet kavramları vasıtası ile İslam dininin içine girdim. Kendini bu dinin içinde
Şimdi açıklarsam yer yerinden oynar
Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, CHP genel başkanlığından istifa eden Deniz Baykal'la ilgili ç
Ateist bir doktor bile onun için dua etti
Feci bir kaza sonucu kaybettiğimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nu ölüm yıldönümünde BBP tarafından düzenlenen
Tayyib Bey Beni Sutun Arkasından Gördü 
Ekrem Erdem, F klavye kullanılmasına ilişkin çalışmasıyla büyük ilgi topladı. Öneri, internetteki an
Erbakan'ın oyununu rakıyla bozmuş
28 Şubat'ın hayatta olmayan mimarı Güven Erkaya'nın oğlu Argun, Erbakan'ın verdiği yemeğe dışardan r
Her Müslüman Nübüvvet Mirasından faydalanmalıdır
Timealem Muhabirimiz Rıza Kardeş'in Üstad Muhammed Ali Sabuni hoca ile yapmış olduğu röportajı sizle
Erdoğan ile Gül yer mi değiştirecek?
Yeni Şafak gazetesi yazarı Fehmi Koru, siyasetin falına baktı. İşte Koru'nun muhalefeti çıldırtacak
ABD'nin en ünlü trend tahmincisi: Türkiye'nin geleceği çok parlak
ABD'de tahmin ve analizlerine çok itibar edilen Trend Araştırma Enstitüsü'nün kurucusu Gerald Celent
Erbakan neden Konya'yı seçti?
Erbakan Siyasi hayata nasıl ve ne zaman girdi? Demirel'le fikir ayrılığı nasıl ve nerde başladı? Erb
Erbakan Hoca açılımlar için ne dedi?
Erbakan Hoca, dış güçlerin hizmetine girdiğini iddia ettiği Başbakan Erdoğan'a "Milli Görüş"e dön ça
Said Fırat: Said Nursi manevi kardeşimiz
Şeyh Said'in torunundan Türkiye'yi sarsacak açıklamalar' Şeyh Said'in torunu Bediüzzaman Said Nursi'
Bu konvoya kim dokunursa yanar
Bu sözler İHH Başkanı Bülent Yıldırım'a ait. İşte İHH başkanının gözüyle özgürlük konvoyunun arka pl
Yasemin Çongar Balyoz'u anlattı
Türkiye günlerdir Taraf'ın yayımladığı "Balyoz" planını konuşuyor. Gazetedeki haberi hazırlayanlarda

n

Devletin dini var mı yok mu?

n

'2010'da ABD egemenliği sona erecek çünkü'

n

Sezai Karakoç belgeseli yapıldı

n

Başörtülü muhabir çalıştırmak istedim ama

n

Başkenti sarsacak ŞOK İDDİA

n

Paşalar tutuklanır Başbuğ gider

n

PKK'nın dinle kavgası-Röportaj

n

MHP Kurucu Genel Başkanlığı'ndan İslam'i Kimliğe

n

Atatürk hakkında ezber bozan sözler

n

Cumhuriyet'e kırgınlık oldu ama düşmanlık asla!

n

Bulut: Erdoğan'ı yok edecekler

n

Batı'dan daha laik olmamız gerek

n

Zorbalar Türkiye ve İran'dan korkuyor

n

Abdülhamid'in hanımıyla yapılmış tek söyleşi

n

Guardian röportajının tam metni

n

Babam Marksist'ti ama ölürken Muhammed (sas) dedi

n

II. Abdülhamid'in hal' fetvasını Akif mi yazdı?

n

Dilipak'tan Helin'e: Üzerinizi örterdim

n

Şeyh Said'e İngilizlerin verdiği cevap

n

Suudi gençlere kırbaç cezası

n

Şamil Tayyar İLK KEZ AÇIKLADI

n

Namaza duracak son adam Özkök'müş

n

Demokratik açılımdan Suriye de etkilenecek

n

Perwer: Devlet Türkleri de asimile etti

n

'Muhsin'le günlerce konuşmadık'

n

Kürtlerdeki Ulusalcı damar

n

Korsan albüm alanlara hakkım helal

n

Kırılma noktası Bosna'dır

n

Karataş Hoca'yı gelin yakından tanıyın

n

Merkezi ezan ve merkezi vaazı kaldırıyoruz

n

'İMH çatı kuruluştur'

n

Guantanamo'dan hidayete giden yol

n

Türkiye, Müslümanlar için büyük umut

n

Eski papaz davetçi oldu

n

Bir Meksikalı'dan İslam'ı öğrenmek

n

Michael Wolfe: Ramazan kalbimin zırhı

n

Yusuf İslam müziğe neden döndü?.

n

Başbakan'da Hz.Ebubekir ahlakı var!.

n

Fethullahçılar parti kurarak şeffaflaşmalı

n

R. Kadir: Ankara'nın sesini duymadık

n

Hakan Şükür: En güzel hediye.

n

Türk medyası, başörtümle Belçika, gençliğimle ilgileniyor

n

Nur'un hidayet yolculuğu

n

Tüm soruların cevabını İslâm'da buldum

n

Biz AKP'nin zaafları üzerine siyaset yapmayız!..

n

Başörtülü danışman ilk kez konuştu

n

İlhan hadis âlimi olsaydı, Sezen hidayete erseydi

n

'Oğlum benim spermimi al' diyen var

n

Ergenekon'un en az beş kurucusu var

n

ABD'nin Seçtiği Son Kurban 

n

Başörtüsü sorununu gençler çözecek

n

Özkök: Darbeler devri kapandı

n

Neden değiştiler?

n

'İran, AKP hükümetine güveniyor'

n

Kurtulmuş'a göre SP'nin hedef kitlesi...

n

Kızı, Ertuğrul Özkök'ü kızdıracak

n

'Kadınlar kocalarını sapık gibi görüyor'

n

Boşandığı kocasına kuma olan çok!

n

ABD, K. Irak'ta İkinci İsrail'i yaratıyor

n

Kaynak'a göre Güney kimin adamı?

YAZARLAR

Zülkarneyn Vardar
Tarih Boyunca Namaz Ve Önemi
27/03/2012 - 00:25
Şahmettin Balahorlu
Uhuvvet
23/04/2012 - 23:16
Fehmi Çiçek
Londra'da Neler Oluyor?
18/08/2011 - 23:04
Arslan Ateş
Kurtuldun Erbakan Hocam!
03/03/2011 - 18:57
Şahin Ayer
Şeytanın Musallatlığı
25/12/2010 - 21:21
Av. Mustafa Karakaş
Yargının İntiharı!...
13/01/2011 - 20:36
Muhammed Emin Yıldırım
Şaki bir dünyada sahabe gibi ol
24/01/2011 - 23:32
Beytullah Demircioğlu
Tunus'ta Militan Laikliği 'Yasemin Devrimi' Sonlandırdı
04/03/2011 - 23:48
Abdulhamid Kahraman
Bencil İnsanlar
24/01/2011 - 23:31

GAZETELER


www.timealem.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
info@timealem.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Atanur Evden Eve Nakliyat Eyüp Evden Eve Nakliyat