29 Cemaziye'l-Ahir 1433 - 20 Mayıs 2012
Ana Sayfa | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle Künye | İletişim   

Kırılma noktası Bosna'dır

Yıldırım, İHH'nın kurulmasına yönelik en önemli olayın Bosna'daki katliam olduğunu kaydetti.
11/09/2009 - 15:19

Yusuf Ziya Gökçek-Dünya Bülteni

İHH Başkanı Bülent Yıldırım kurum olarak önceliklerini,ilkelerini, hangi heyecanların kuruluş aşamasında önemli olduğunu, uzak ve zor coğrafyalara nasıl yardım ve hizmet götürdüklerini, hangi ''fitneleri'' kadırmak için kendilerini adadıklarını Dünya Bülteni'ne anlattı.

KIRILMA NOKTAMIZ BOSNA'DIR

Öncelikle İHH'nın kuruluşuna yönelik bir soru ile başlamak gerekirse…İHH'yı bundan 18 sene önce hangi heyecanlar bir araya getirdi? Ve o dönemde benzer yardım kuruluşların varlığının eksikleri İHH'nın kurulması için önemli etkenler miydi? 

Aslında Türkiye ciddi heyecanlara sahip bir ülke. Çünkü Türkiye beş tane özel başkente sahip bir ülke: Konya, Bursa, Edirne, İstanbul ve Ankara… Ve tarihi misyonu gereği zaten dünyayı düşünen ve dünyaya bir şeyler verebileceğine inanılan insanların yaşadığı bir kültür ortamı var. Türkiye ideolojik çatışmaların 80 öncesi yoğun olduğu bir ülkeydi. 80 sonrası gençlerde artık Türkiye'deki ideolojik çatışmalardan ziyade dünyadaki ezilen insanların yanında olunduğunda emperyalist anlayışlara ve düşüncelere karşı bir set oluşturulabileceğini anlamışlardı. Afganistan ve Bosna'da başlayan savaşlar Türkiye'de yaşayan gençliğin gözünü misak-ı milli sınırlarının dışına, yurtdışına çevirdi. Özellikle Bosna savaşıyla beraber tekrar tarihle buluşan bir kitle oluştu. O dönemin gençleri biraz romantik düşüncelerle yardım faaliyetlerinin içerisine girdileri. Gençlerden bir kısmı ciddi manada kardeşlerinin yanında olmak istedi, şehit olmak istedi; bir kısmı da savaş bölgelerine bir an önce ulaşarak yaralara merhem olmak istedi. İşte böylesine hassas bir ortamda biz de Bosna'ya giderek mücadelenin içerisinde olmak istedik. Fakat gördüğümüz hadise organizeli bir çalışma ihtiyacını doğurdu. Çünkü Türkiye'nin bir yardım kuruluşu yoktu. Özellikle batının yardım kuruluşları Bosna için çalışmalar yapıyor, çalışmalar yaparken de ayrım gözeterek bölgedeki Katoliklerin ve Ortodoksların lehine yardımlar yapıyorlardı.Batılı yardım kuruluşları BM'nin içerisinde de etkili yardım kuruluşlarıydı ve yardımlar daha çok Sırplara ve Hırvatlara dağıtılıyordu. Bosna'da İslam dünyasının birkaç tane olan yardım kuruluşları da etkin değildi. Çünkü uluslar arası platformda bağlı bulundukları ülkeler yetkim değildi. Biz o dönemde Türkiye'de güçlü bir yardım kuruluşunu mücadele eden arkadaşlarla kurmaya karar verdik. Yardımların doğru bir şekilde organize edilmesi, Türkiye'de ve dünyada kamuoyu oluşturulması, uluslar arası arenada Türkiye'nin Bosna'nın yanında siyasi anlamda daha ciddi bulunmasını sağlamak için böyle bir organizasyona niyetlenedik. İlk dönem İHH'yi kuran arkadaşlar arasından çok sayıda şehit verdik. Özellikle Sarajevo'ya girme girişimi sırasında birçok bedel ödedik. İnanıyorum ki o şehitlerin bereketiyle Bosna'dan 120 ülkeye yayıldık. 

O zaman İHH'nın kurulması için kırılma noktası Bosna savaşı olmuş diyebiriz… 

Evet, Türkiye'de sivillerin kurduğu ilk yardım kuruluşu İHH'dır…

MÜCADELEMİZ ÜÇ FİTNEYİ ORTADAN KALDIRMAK İÇİN...

İHH'nın yakın vadede ve uzak planda İslam dünyası ve dünya ölçeğinde varmak istediği noktalar nelerdir? 

Öncelikle biz mağdur ve mazlum olan herkesin yanında olmaya çalışacağız. Şöyle bir tablo çizersek; Amerika, Rusya, Çin, Hindistan, İsrail, Avrupa devletleri Müslüman öldürüyor, hatta Müslüman da Müslüman öldürüyor. Doğal afetlere baktığımızda Açe, Pakistan yani İslam dünyasında zayiat daha fazla. Afrika'ya baktığımızda yer altı kaynaklarına baktığımızda en zengin kıtası olmasına rağmen bilinçli bir yoksullaştırma ve ciddi bir Hristiyanlaştırma politikaları mevcut. Batılı devletler insanları ya Hristiyanlaştırma ya da ahlaksızlaştırma adına çalışıyor. Bu tabloya baktığımızda zaten mağdur olan kesim ekseriyetle Müslümanlar. Müslümanların mağdur olduğu bu ortamlarda bizim onların yanında olmamamız gerekiyor.İslam dünyasının yanında yer alırken gayrimüslimlerin de hakkını gözetmemiz gerekiyor. Yani zulüm kimden gelirse gelsin ona karşı olmamız gerekiyor. Bu çerçevede biz İslam medeniyetinin yeryüzüne tekrar alternatif olarak çıkmamız gerekiyor. Doğu ve Batı medeniyeti insanlığa birçok şey vermekle birlikte insan hayatına kastedici unsurları, sömürgeci unsurları öne çıkarmıştır. İslam medeniyetinin olduğu dönemlerde Kudüs'te siz bir havra yada bir kilisenin yıkıldığını göremezsiniz. İslam medeniyetinin olduğu zamanlarda gayrimüslimlerin hakkı Müslümanların hakkından önce korunmuştur. Bu yüzden yeryüzüne adalet ve barışın gelmesi için samimi iyilik hareketinin büyümesi gerekiyor. Samimi iyilik hareketinin büyümesi için insanların birbirine merhamet etmesi gerekiyor.Merhamet etmesi için ise birbirlerine infak etmeleri gerekiyor. Ama kilise ve onun misyonerleri gibi değil, Yani biz de onlar gibi cennetten bir şeyler satarak ya da birilerini Hristiyanlığa çevirmek için para harcamıyoruz. Biz sadece yolda kalmışlara, yetimlere, mağdurlara, hakkı gasp edilenlere yardım eden bir anlayış güdüyoruz. Bizim infak anlayışımızda helal rızık olmazsa olmazımızdır.Helallik toplum içerisindeki birçok pisliğin reddi anlamına geliyor.İkincisi de insanlara samimiyetle vermek, insan olduğu için insanlara yardım etmek… İşte merhametin yaygınlaşırsa yeryüzünde fitne ve fesadın yayılması için set olur.Biz bu amacımız için 120 ülkeye gittik, Allah'ın izniyle bu sayıyı da arttıracağız. Tabi bunu sağlamak için halkımızın desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü biz başka yerlerden fon kullanmıyoruz, elbette bunu da istemiyoruz.Kendi yağımızla kavrulmak istemiyoruz. Bağımsızlığımızın en temel öğesi kendi gücümüzle ayakta kalmadır. Bunu da sadece halkın yardımlarıyla sağlayabiliriz. 

Bizim aslında en temel hedeflerimizden biri de İslam dünyasındaki şu üç temel fitneyi ortadan kaldırmaktır. Bu fitneler cehalet fitnesi, fakirlik fitnesi ve Müslümanlar arasındaki ihtilaf fitnesidir. Bu fitneler ortadan kalktığında İslam medeniyeti tekrar kendi ayakları üzerinde durduğu zaman sadece İslam dünyası değil doğu ve batı medeniyeti de daha yaşanılabilir olacaktır. 

İslam dünyasında bulunan üç fitneye işaret ettiğiniz, bu fitnelerden fakirlik fitnesi için İHH'nın çabalarını yakından görebiliyoruz. Diğer fitnelerin bertarafı için İHH neler yapıyor? 

Biz cehalet ortadan kalkarsa fakirliğin de ortadan kalkabileceğine inanıyoruz, onun için eğitim yönündeki çalışmalarımıza destekliyoruz. Birçok yerde okullar yetimhaneler açıyoruz ve öğrencilere okullar açıyoruz. Yurtdışında mağdur ve yetim olan birçok öğrenciyi Türkiye'ye getirip okutuyoruz, cehalet fitnesini de gücümüz nisbetinde ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Cehalet fitnesini ortadan kaldıracak en büyük nimet akıldır, biz aklımızı ne zaman etkin bir şekilde kullanırsak yoksullukla ilgili mücadelede ve ihtilafları ortadan kaldırmak kolay olacaktır.

İSLAM MEDENİYETİ, NE DOĞU NE DE BATI'DIR

İslam medeniyeti hep doğu medeniyeti içerisinde kullanılan bir medeniyet algısı var. Siz İslam medeniyetini doğu ve batı medeniyetinden ayrı bir medeniyet olarak kullandınız… 

Bu yanlış bir algılama biçimidir.İslam medeniyeti doğu ve batı medeniyeti arasında yani yecüc ve mecüc arasında en büyük settir. İslam medeniyeti hem coğrafi olarak bir settir. Bu topraklarda İslam medeniyeti doğu ve batı medeniyetinin birbirini yok etmemesi için tesis edilen doğal bir settir. 

Coğrafi olarak uzak Asya ve Batı arasında kurulan bir medeniyetten mi bahsediyoruz? 

Gerçi İslam medeniyeti şimdi içerisinde bulunduğumuz sınırları aşar.Amerika'dan Çin'e kadar uzanan bir medeniyetten bahsediyoruz. Ama nüfus olarak yoğunlaşılan şu an içerisinde bulunduğumuz yerdir. 

İHH mazlum coğrafyalarda ayni ve nakdi yardımdan bağımsız olarak kurumsal süreklilik adına neler yapıyor? 

Biz aslında bir konuda çok kıskancız. Rabbimizden herhangi bir hayır faaliyetinde ilk olmayı çok istedik. Azerilerin güzel bir sözü vardır '' Birileri bir yerde köprü yapar, üzerinden binlerce insan geçer'' ve hadis-i şeriflere baktığımızda bir hayra vesile olduğumuz zaman siz de o hayrı devam ettirenlerin sevaplarından pay alıyorsunuz. İHH olarak kendimizi sevap avcısı olarak görüyoruz. Bu nedenle bölgelerde hemen hemen olarak yaptığımız çalışmalar o bölgeler için yapılan ilk çalışmalardır. Örneğin Afrika'da yaptığımız su kuyusu çalışmaları, katarakt ameliyatları, doğumhaneler, hastahaneler, camiler ve medreseler, okullar gibi. Bazı bölgelerde yetimler üzerine yoğunlaşıp yetimhaneler kuruyoruz. İHH olarak bazı bölgelerde ise üniversite ve kolejler açma teşebbüsü içerisindeyiz. Eğer hedeflediğimiz kolej ve üniversitelerin açılması durumunda ise daha kalıcı projelere imza atmış olacağız. Bu çalışmaları yaparken en önemli malzemenin insan olduğunu belirtelim. Bu nedenle yardım yaptığımız bölgelerde ortaöğretim ve üniversite çalışmalarına önem veriyoruz. Bunun hangi bölgede hangi sivil toplum kuruluşuna ihtiyaç var onu tespit ediyoruz. Yardıma öncelik verdiğimiz bazı bölgelerde radyolar kuruyoruz, bazı bölgelerde bulunan televizyon kanallarına yardımcı oluyoruz. Çünkü İslam dünyasının en önemli sorunlarından birisi de doğru bilgilenmeme ve bilgiyi kullanmama sorunudur. Bilgi doğrudan yerden alınmazsa alınan bilgi verimsiz bir bilgi olur. İHH olarak bilginin doğru anlamda kullanılması için de çaba sarfediyoruz. Örnek verecek olursak Gazze savaşını kazanan İslam dünyasının medyasıdır. Eğer medya Gazze savaşındaki mücadeleyi ciddi manada ortaya koymamış olsaydı İHH olarak iki-üç saat içerisinde Taksim'e çıkamazdık. Sivil toplum kuruluşları gerekli tepkiyi göstermeseydi Gazze'deki katliam iki üç misli olacaktı. Doğu Türkistan'daki katliamlarda İslam dünyası medyası üzerine düşeni yapamadığı için Çin'in propagandası yaşananların üzerini örtmüştür.

DÜNYADA BAZI KATLİAMLARI İLK İHH DUYURDU

Uluslar arası ajanslardan geçen haberlerde Afrika gibi gelişkin ajansların olmadığı bölgelerde, yardım için bölgede bulunan Kızılhaç gibi kuruluşların yetkililere dayandırılan bilgilere yer veriliyor. İHH'nın da bilgi akışında muadili olan yardım kuruluşların haber misyonuna yönelik çalışması bulunuyor mu? 

İHH'nın da buna benzer bilgi akışını sağlayan hizmetleri var. Ama bunun bir süreç olduğunu belirtelim. İHH'nın 20 yıllık geçmişinde buna benzer hizmetleri olmuştur ve olmaya devam edecektir. Örneğin Gorejde katliamında kimyasal silah kullanılacağına ilişkin bilgiyi İHH sağlamıştır. Katliamlara duyulan sivil tepkiyi de böylelikle oluşturmuş bulunduk. Çeçenistan'daki savaşın birçok sürecinde İHH'nın bilgi akışı sağlaması kamuoyunun oluşmasını sağladı. Samarra'daki ABD askerlerinin küçük kız çocuklarına yapmış oldukları yine İHH'nın vermiş olduğumuz bilgiler sayesinde günyüzüne çıkmış oldu.Fakat her şeyin birbirini bütünlemesi için İslam dünyasının medyasının da güçlü olmasıyla mümkün olacaktır. Dünyanın güç odakları savaşların olduğu bölgelerde de inisiyatifi elden bırakmak istemiyor. Yani diyorlar ki biz Irak'a gideriz, elimizdeki bombayı da atarız, meşhur katliamlarımızı da yapar gideriz.Ama işgal ettiğimiz bölgelerdeki yardım faaliyetlerini de başkalarına bırakmayız diyorlar. Çünkü başkalarına söylemde bulunma inisiyatifi verirlerse ellerin altındaki güç zemini kayacaktır. Kızılhaç devletler ve BM nezdinde kabul gören bir teşkilatlanmadır. Güç odakları işgal edilen yerlerde de kendi destekledikleri bu kuruluşu görmek isteyeceklerdir. Tabi şunu da belirtmek gerekir, Kızılhaç'ta da İslam dünyasından bulunan iyi ekipler var. Ama İslam dünyasının bağrından çıkan, tamamıyla sivil kuruluşların medyada daha çok yer alması gerekiyor. İslam dünyasında İHH gibi sivil kuruluşların medyada yer alması için de yüzde yüz bağımsız medya organların da olması gerekiyor. Köklü ve ana akım medyalar dışında güç odaklarının görüşünü yansıtmayan medya kuruluşlarının da yavaş yavaş güçlendiklerini net görebiliyoruz. Bu yüzden dünyada yapılan haksızlıklara daha fazla muhalif seslere yer veriliyor. Medya güçlendikçe işgalci güçlerin yüzlerindeki maske düşüyor, kirli işleri ifşa oluyor. Medyanın artan gücü sayesinde Türk toplumu nezdinde Amerika'nın sevilirlik oranları dibe vurmuş durumda ki Amerika bir zamanlar Türk toplumunun baş tacı ettiği bir ülkeydi.

SAMİMİ OLDUĞUNUZDA ALLAH SİZİ KARTAL YAPAR

Zor coğrafyalarda yara açanın ve yara saranın aynı ülkeler olduğunu söylediniz. Güç zeminini böylelikle kaybetmek istemeyen işgalci ülkelerin kontrol ettikleri ülkelere İHH girmeyi nasıl başarıyor? Örneğin Irak ve Gazze'deki yardım faaliyeti yapmak isteyişini sizin rezerv bir görüşünüz olduğu iddiasıyla engellenmeye çalışılıyor… 

İHH'nın 18 yıllık bir tecrübemiz var ve İHH olarak uluslar arası kuruluşlara üyeyiz, üçüncü olarak da uluslar arası hukuku çok iyi biliyoruz. Bunların ışığında uluslar arası kuruluşları yönlendirecek birikime sahibiz. Ama her şeyden önemlisi samimiyet. Hadis-i şerifte buyurulduğu gibi 'siz yetime yardım ettiğinizde Allah sizin ihtiyaç duyduğunuz şeyi öğretir' Biz Telafer'e girmeye ihtiyaç duyduğumuzda Allah girmenin yolunu açıyor. Hepsinin yolunu açan yaptığımız yardımların birikimidir. Zirveye kartallar da çıkar yılanlar da. Kartallar uçarak, yılanlar sürünerek çıkar. Siz samimi olduğunuzda Allah sizi zirveye çıkarmak için kartal yapar.Ama samimi değilseniz zirveye yine çıkarsınız ama sürünerek çıkarsınız. 

İHH 120 ülkede yardım kampanyası yürüten çok boyutlu bir kuruluş olarak karşımıza çıkıyor. İHH bu çok boyutlu yardım faaliyetini nasıl bir iş bölümü ve uzmanlaşmayla aşıyor? 

İHH olarak merkezi olarak uzmanlaşmaya dikkat ediyor.Yaygın anlamıyla biz büyüyelim anlayışından uzak duruyoruz. İHH olarak bize Müslümanların ve iyi niyetli insanların bize yardımcı olacaklarını düşünüyoruz. İHH bu parçaları birleştirerek çok güçlü yapılar ortaya koyma fırsatını elde ediyoruz.Şu anda 120 ülkeyi birden tek başınıza yardım edebilir misiniz deseniz, evet bunun üstesinden gelebilecek bir hinterlanda sahibiz diyebiliriz.

SAVAŞ BÖLGELERİNDE TANIDIKLARIMIZ BİZE YARDIM ETTİ

Yakın coğrafyalara yardımın daha kolay götürebildiğini müşahade ediyoruz. İHH uzak coğrafyalara örneğin Latin Amerika ve Karayipler gibi bölgelere de yardım faaliyeti yapabiliyorsunuz. Merkezde bulunmayan kontrolden uzak bu coğrafyalarla nasıl koordinasyon kurabiliyorsunuz? 

Savaşın en şiddetli olduğu zamanlarda tanıştığınız insanlar sizin en kıymetli dostlarınız olabiliyor. Çünkü savaşın heyecanını tehlikesini beraber yaşıyorsunuz.Savaş bölgelerinde dünyanın her tarafından gelen insanlarla tanış olabiliyorsunuz. Savaşın sıcaklığını Latin Amerika'dan gelen birisi olduğu zaman ve ülkesine geri döndüğü zaman bir parçanızda onunla beraber oluyor.Şu ana kadar uzak coğrafyalara götürdüğümüz yardımlarda ve hizmetlerde herhangi bir sıkıntı çekmedik. Çünkü biz birbirimizi en sıcak ortamlarda sınadık. 

Bizim fazlasıyla gözardı ettiğimiz Latin Amerika ve Karayiplerde İHH neler yapıyor? 

İHH olarak diğer coğrafyalara ne tür yardımlar yapıyorsak Latin Amerika'ya da benzeri yardımlar yapıyoruz. Cami ve medreseler gibi kurumsal yardımlardan en temel yardım hizmetlere kadar her türlü hizmeti götürmeye çalışıyoruz. Tabi şunu da belirtmek istiyorum yardım hizmetlerimiz yardım edilmeye muhtaç olan bölgelerden gelen yardım isteklerine göre şekilleniyor. Bizim toplumumuzun yardım noktasında şuna dikkat etmesi gerekiyor: 18 yıllık tecrübeye sahip, tecrübelerin getirdiği düşük maliyetli organizasyonları yapabilen kurumun iyi kullanılması lazım. Samimiyetle ifade edersek İHH gibi kuruluşların desteklerle büyütülmesi lazım. Çünkü o kadar fazla çözüm bekleyen sıkıntılar varki bazen çok az imkanlarla çok büyük problemler çözülebilir. Bu manada insanların israftan kaçınarak insana hizmet etme bilincine varması gerekiyor. Bir yazarın da dediği gibi 'israf herhangi bir hakkın gaspıdır'. Burada yaptığımız herhangi bir israf mazlum bir coğrafyada okul, katarakt hastası olan bir insanın gözünü açtırabilir, ihtilafları giderecek bir ortamın zemini olabilir.

PROBLEMLİ ALANLARI ÖNGÖRMEYE ÇALIŞIYORUZ

İhtilaf fitnesi bağlamında İHH'nın sorunun çözümü noktasında sosyal sorumluluk adına sempozyumlar düzenliyor ve raporlar oluşturuyor. Örneğin Kürt sorunu raporu ve Gazze'de katliamın anlamına ve bilincini tesis etmek amacıyla düzenlenen sempozyumlar gibi… 

Problemli alanları elbette öngörmek için masaya yatırmak gerekiyor. Masaya yatırdığımız bölgelerde savaş olma ihtimalini, hangi süper güçlerin beklentileri olabilir sorularını iyi tahlil etmek gerekiyor. Yaptığımız toplantılarda ve oluşturduğumuz raporlarda ele aldığımız coğrafyanın fotoğrafını çekiyoruz. Bir de yardım yalın olarak ele alındığı zaman bir insanın karnını doyurmak olarak anlaşılabilir. Karnı aç olan insanı mağdur eden sebepler siyasi ve sosyal olabilir. Sorunları bataklıktaki sinekler olarak düşünürsek bizim üzerimize düşen o bataklığı kurutmaktır. Bu anlamda sadece yardımı yalın olarak algılarsak biz mikro çözümler üretmiş oluruz.Bunun için sosyal sorumluluk adına çözümler de üretmiş olmalıyız. 

Türkiye'de benzeri yardım kuruluşlarının da yardım alanının genişlediğini görüyoruz. İHH'nın benzeri alan ve bölgelerde yardım ve hizmet götüren kurumlardan ayıran vasfı nedir? 

Belki İHH'nın diğer kurumlardan ayıran vasıflarının bu alanda faaliyet gösteren ilk kurum olması ve önceliklerinin farklı olması diyebiliriz. İHH'nın öncelik olarak savaş bölgeleri, doğal afetler, yoksulluğun yoğun olduğu bölgeler ve son olarak da misyoner faaliyetlerinin yoğun olduğu coğrafyaları sıralamasını ortaya koymuştur. Farklılığımız ortaya koyduğumuz öncelikler konusunda olabilir.

YETİMLER İÇİN İHH'YA DESTEK OLUN

Son olarak Ramazan özelinde İHH olarak yardımseverlere neler söylemek isterseniz? 

Özellikle yetimlerin üzerinde art niyetli insanların emellerinin olduğunu ve yardımseverlerin yetimler üzerine çalışan art niyetli kişilerin oyununu bozmak için yardım kuruluşlarını desteklemeleri gerekiyor. Büyük güçlerin İslam dünyasında işbirlikçi yönetimler oluşturmak yetimler için hazırlanmış büyük projeleri bulunuyor. İHH gibi savaş bölgelerindeki yetimler üzerine iyi ve ciddi projeleri olan kurumlara destek olmalarını istiyoruz. 

Dünya Bülteni olarak sorularımıza cevap verdiğiniz için teşekkür ederiz. 

Asıl ben size teşekkür ediyorum..

 

DİĞER HABERLER

Kurtulmuş aynaya bakan kişi oldu
Hayrettin Karaman öyle açıklamalarda bulundu ki
Türkiye'de İslamsız bir İslam oluşuyor
'Türkiye`de İslami kesim Protestanlaşıyor'
İslam Batıda büyüyen en büyük dindir
"Doğruluk, söz ve adalet kavramları vasıtası ile İslam dininin içine girdim. Kendini bu dinin içinde
Şimdi açıklarsam yer yerinden oynar
Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, CHP genel başkanlığından istifa eden Deniz Baykal'la ilgili ç
Ateist bir doktor bile onun için dua etti
Feci bir kaza sonucu kaybettiğimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nu ölüm yıldönümünde BBP tarafından düzenlenen
Tayyib Bey Beni Sutun Arkasından Gördü 
Ekrem Erdem, F klavye kullanılmasına ilişkin çalışmasıyla büyük ilgi topladı. Öneri, internetteki an
Erbakan'ın oyununu rakıyla bozmuş
28 Şubat'ın hayatta olmayan mimarı Güven Erkaya'nın oğlu Argun, Erbakan'ın verdiği yemeğe dışardan r
Her Müslüman Nübüvvet Mirasından faydalanmalıdır
Timealem Muhabirimiz Rıza Kardeş'in Üstad Muhammed Ali Sabuni hoca ile yapmış olduğu röportajı sizle
Erdoğan ile Gül yer mi değiştirecek?
Yeni Şafak gazetesi yazarı Fehmi Koru, siyasetin falına baktı. İşte Koru'nun muhalefeti çıldırtacak
ABD'nin en ünlü trend tahmincisi: Türkiye'nin geleceği çok parlak
ABD'de tahmin ve analizlerine çok itibar edilen Trend Araştırma Enstitüsü'nün kurucusu Gerald Celent
Erbakan neden Konya'yı seçti?
Erbakan Siyasi hayata nasıl ve ne zaman girdi? Demirel'le fikir ayrılığı nasıl ve nerde başladı? Erb
Erbakan Hoca açılımlar için ne dedi?
Erbakan Hoca, dış güçlerin hizmetine girdiğini iddia ettiği Başbakan Erdoğan'a "Milli Görüş"e dön ça
Said Fırat: Said Nursi manevi kardeşimiz
Şeyh Said'in torunundan Türkiye'yi sarsacak açıklamalar' Şeyh Said'in torunu Bediüzzaman Said Nursi'
Bu konvoya kim dokunursa yanar
Bu sözler İHH Başkanı Bülent Yıldırım'a ait. İşte İHH başkanının gözüyle özgürlük konvoyunun arka pl
Yasemin Çongar Balyoz'u anlattı
Türkiye günlerdir Taraf'ın yayımladığı "Balyoz" planını konuşuyor. Gazetedeki haberi hazırlayanlarda

n

Devletin dini var mı yok mu?

n

'2010'da ABD egemenliği sona erecek çünkü'

n

Sezai Karakoç belgeseli yapıldı

n

Başörtülü muhabir çalıştırmak istedim ama

n

Başkenti sarsacak ŞOK İDDİA

n

Paşalar tutuklanır Başbuğ gider

n

PKK'nın dinle kavgası-Röportaj

n

MHP Kurucu Genel Başkanlığı'ndan İslam'i Kimliğe

n

Atatürk hakkında ezber bozan sözler

n

Cumhuriyet'e kırgınlık oldu ama düşmanlık asla!

n

Bulut: Erdoğan'ı yok edecekler

n

Batı'dan daha laik olmamız gerek

n

Zorbalar Türkiye ve İran'dan korkuyor

n

Abdülhamid'in hanımıyla yapılmış tek söyleşi

n

Guardian röportajının tam metni

n

Babam Marksist'ti ama ölürken Muhammed (sas) dedi

n

II. Abdülhamid'in hal' fetvasını Akif mi yazdı?

n

Dilipak'tan Helin'e: Üzerinizi örterdim

n

Şeyh Said'e İngilizlerin verdiği cevap

n

Suudi gençlere kırbaç cezası

n

Şamil Tayyar İLK KEZ AÇIKLADI

n

Namaza duracak son adam Özkök'müş

n

Demokratik açılımdan Suriye de etkilenecek

n

Perwer: Devlet Türkleri de asimile etti

n

'Muhsin'le günlerce konuşmadık'

n

Kürtlerdeki Ulusalcı damar

n

Korsan albüm alanlara hakkım helal

n

Kırılma noktası Bosna'dır

n

Karataş Hoca'yı gelin yakından tanıyın

n

Merkezi ezan ve merkezi vaazı kaldırıyoruz

n

'İMH çatı kuruluştur'

n

Guantanamo'dan hidayete giden yol

n

Türkiye, Müslümanlar için büyük umut

n

Eski papaz davetçi oldu

n

Bir Meksikalı'dan İslam'ı öğrenmek

n

Michael Wolfe: Ramazan kalbimin zırhı

n

Yusuf İslam müziğe neden döndü?.

n

Başbakan'da Hz.Ebubekir ahlakı var!.

n

Fethullahçılar parti kurarak şeffaflaşmalı

n

R. Kadir: Ankara'nın sesini duymadık

n

Hakan Şükür: En güzel hediye.

n

Türk medyası, başörtümle Belçika, gençliğimle ilgileniyor

n

Nur'un hidayet yolculuğu

n

Tüm soruların cevabını İslâm'da buldum

n

Biz AKP'nin zaafları üzerine siyaset yapmayız!..

n

Başörtülü danışman ilk kez konuştu

n

İlhan hadis âlimi olsaydı, Sezen hidayete erseydi

n

'Oğlum benim spermimi al' diyen var

n

Ergenekon'un en az beş kurucusu var

n

ABD'nin Seçtiği Son Kurban 

n

Başörtüsü sorununu gençler çözecek

n

Özkök: Darbeler devri kapandı

n

Neden değiştiler?

n

'İran, AKP hükümetine güveniyor'

n

Kurtulmuş'a göre SP'nin hedef kitlesi...

n

Kızı, Ertuğrul Özkök'ü kızdıracak

n

'Kadınlar kocalarını sapık gibi görüyor'

n

Boşandığı kocasına kuma olan çok!

n

ABD, K. Irak'ta İkinci İsrail'i yaratıyor

n

Kaynak'a göre Güney kimin adamı?

YAZARLAR

Zülkarneyn Vardar
Tarih Boyunca Namaz Ve Önemi
27/03/2012 - 00:25
Şahmettin Balahorlu
Uhuvvet
23/04/2012 - 23:16
Fehmi Çiçek
Londra'da Neler Oluyor?
18/08/2011 - 23:04
Arslan Ateş
Kurtuldun Erbakan Hocam!
03/03/2011 - 18:57
Şahin Ayer
Şeytanın Musallatlığı
25/12/2010 - 21:21
Av. Mustafa Karakaş
Yargının İntiharı!...
13/01/2011 - 20:36
Muhammed Emin Yıldırım
Şaki bir dünyada sahabe gibi ol
24/01/2011 - 23:32
Beytullah Demircioğlu
Tunus'ta Militan Laikliği 'Yasemin Devrimi' Sonlandırdı
04/03/2011 - 23:48
Abdulhamid Kahraman
Bencil İnsanlar
24/01/2011 - 23:31

GAZETELER


www.timealem.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
info@timealem.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Atanur Evden Eve Nakliyat Eyüp Evden Eve Nakliyat