Validesi ise Sultan Mehmed Reşad'ın torunu. Osmanlı hanedanı mensuplarının sürgüne gönderildikleri tarihte - Mart 1924 - Osmanoğlu'nun babası 21, annesi ise 12 yaşındaymış. Sürgün edilen Osmanlılar, yıllarca Türkiye'ye dönme hayalleri kurmuş. İstanbul'a 34 yaşındayken dönebilen Osmanoğlu, hanedan mensuplarının sürgün kararını alanlara kırgın olduklarını, fakat hiçbir zaman düşmanlık etmediklerini söylüyor.
Osman Selahaddin Osmanoğlu, İstanbul'da yaşayan bir şehzade. 69 yaşında. Dört dil biliyor. 1984 yılında vefat eden babası Ali Vâsıb Efendi, Sultan V. Murad'ın torununun çocuğu. Çırağan Sarayı'nda doğmuş. Validesi ise Sultan Mehmed Reşad'ın torunu. Osmanlı hanedanı mensuplarının sürgüne gönderildikleri tarihte -Mart 1924'te- Osmanoğlu'nun babası 21, annesi ise 12 yaşındadır. Vapur ve trenle meçhul bir yolculuğa çıkarılan şehzade, sultan ve çocuklarından oluşan 160'tan fazla kişi kısa bir süre sonra döneceği umudunu taşıyordu. Hanedan mensupları sürgünden sonra İngiltere, Fransa, İsviçre, Filistin ve Lübnan'a yerleşti. Bu sürgün, hanedanın kadın mensupları için 28, erkekleri için 50 yıl devam etti. Osman Selahaddin Osmanoğlu, yasak sonrası İstanbul'a geldiğinde 34 yaşındaydı. Osmanoğlu sürgün yıllarını anlatırken hanedan mensuplarının sürgün kararını alanlara kırgın olduklarını, fakat hiçbir zaman düşmanlık beslemediklerini söylüyor. Sürgüne çoluk çocuk kadın demeden herkesin gönderilmesini ise bugün de anlayamadıklarını belirtiyor. Osmanoğlu, "Kral olacak insan bir tehdit olabilir. Ama olmayacak insandan niye korkulur ki? Ama korkuldu. İşte onu anlayamadık yani." diyor.
Sizi kısaca tanıyarak başlayalım sohbetimize. Siz Mısır'da mı doğdunuz?
Babam Ali Vâsıb Efendi, Sultan V. Murad'ın torununun çocuğu. Çırağan Sarayı'nda doğmuş. Validem ise Sultan Mehmed Reşad'ın torunu. İkisi de hanedan azaları... İkisi de Mart 1924'te sürgüne gittiler. Ama İstanbul'da birbirlerini tanımazlardı. Annem, babamdan 8-9 yaş küçüktü. Daha sonra Fransa'da tanıştılar, evlendiler. 10 yıl kadar Fransa'da yaşadılar. 2. Dünya Harbi geliyor gibi olunca Mısır'a geçtiler. Ve düzenlerine Mısır'da devam ettiler. Bense 1940'ta -harp esnasında- İskenderiye'de doğdum. İskenderiye o zamanlar bombardıman altındaydı. 1945'te harp bitti. İki sene sonra okula başladım. Victoria College isminde İngiliz okuluna gittim. Ortadoğu'nun çok önemli kişilerinin çocukları vardı bu okulda. İngilizce tedrisat aldım, Arapça öğrendim. Aynı zamanda Fransızca da öğrendim. Yani ben 4 lisan bilirim.
Babanız Şehzade Ali Vâsıb Efendi, Mısır'da ne iş yapardı?
Babam, saray müdürü idi. Mısır'ı ziyarete gelen devlet başkanları, reis-i cumhurlar, başbakanlar bu sarayda kalırlardı. Babam da onları ağırlardı. Zor bir iş değildi. Ayda bir iki kişi ancak gelirdi. Benim çocukluğum İskenderiye'deki o sarayın bahçesinde geçti.
İskenderiye'de kaç yıl kaldınız?
1958'e kadar. Liseyi bitirdim ve üniversite tahsili için İngiltere'ye gittim.
İngiltere'de ne eğitim mi aldınız?
Mali müşavirlik. Tahsilim beş şene sürdü. Bu süre zarfında hem çalıştım, hem okudum. İş hayatımda çok büyük Kanadalı, Amerikan ve Avrupalı şirketlerde çalıştım. Son zamanlarda İngiltere'de Bayer'in finans müdürlüğünü yaptım.
Ve orada evlendiniz...
1966'da evlendim. 1971 yılında ilk çocuğumuz oldu. Biri kız üç evladım var. Hepsi de İngiltere'de doğdular. Annem babam Mısır'da kalmışlardı. İngiltere'ye her yıl gelir, beni ziyaret ederlerdi. Annem, yasağın kalktığı 1952'den itibaren Türkiye'ye gelirdi. Sultanlara izin çıkmıştı. Şehzadelerin yasağı 1974'te kalktı. Ben de o yıl ilk kez İstanbul'a geldim. zaman