29 Cemaziye'l-Ahir 1433 - 20 Mayıs 2012
Ana Sayfa | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle Künye | İletişim   

Başbuğ ve Gönül, bu kitabı okumalı

Yıl 1987. Daha şubat fırtınasına 10 yıl var. Hava ılıman, soğuk ve dalgalı değil. Buna rağmen sıkıntılı bir yıl geçirdi.

Görev için Heybeliada'ya giderken ailesini de götürmeye karar verdi. Eşi ve iki çocuğuyla birlikte askerî tesise yerleşti. Önce adada kısa bir gezinti yaptılar. Karınları acıktı. Akşamüzeri yemek için gazinoya geçtiler.

Her şey normal görünüyordu. Bir olağanüstülük yoktu. Kendilerine ayrılan masaya oturdular. Kızının gözü dönen tavukta idi, 'Babacığım ben bu tavuktan istiyorum' dedi. 'Peki' dedi. Servisler açıldı, garsonlar siparişleri aldı. Hayret, uzunca bir müddet geçti, ancak masaya uğrayan yok. Bir bardak su bile konmadı. Neden sonra bir şeylerin ters gittiğini anladı. Tesisin müdürü Necmi Üsteğmen arkadaşıydı.

Onun çağırdığını söylediler, gitti. Duydukları karşısında dondu kaldı, ne yapacağını bilemedi. Necmi mahcup bir sesle 'İskenderciğim gel bizim eve gidelim, istersen seni misafir edeyim' dedi. Ama gazinoda yemek yiyemezsin... Çünkü dedi; 'Okul komutanı telefon etti, eğitim komutanı gelecekmiş, eşini böyle görürse komutan fırça atarmış, ya başörtüsünü çıkarsın ya da şimdi gazinoyu, yarın da motorlar çalışmaya başlayınca moteli terk etsin diyor'.

Mesele anlaşıldı. Eşi başörtüsünü çıkarmayacağına göre geriye tek seçenek kalıyordu. Çevredekilerin şaşkın ve alaycı bakışları arasında gazinoyu terk etti. Babalık psikolojisi... Kızına tavuk yediremediğine üzüldü. O gece bütün adayı dolaştı, ancak kızarmış tavuk bulamadı.

Bu anlattığım İskender Pala'nın kitabından sadece bir sayfa... Herkes onu akademik kimliğiyle bilir. Divan edebiyatı deyince ilk akla gelen isimlerden. Oysa Pala'nın pek bilinmeyen başka özelliği de var: Askerî kimliği... Üniformayı sonradan giydi. Akademisyenlik hayalleri kurarken askerî sınavı kazandı, Heybeliada'daki Deniz Lisesi'ne edebiyat öğretmeni oldu. 12 Eylül'den hemen sonra. Şubat soğuğunda sorgusuz sualsiz kapının önüne kondu.

Askeri şûra toplantılarının ardından 'disiplinsizlik nedeniyle şu kadar subayın orduyla ilişkisi kesildi' haberlerine aşinayız. Meğer bu soğuk haberin arkasında ne tür dramlar gizliymiş. İhraçların, rakamların ötesinde çok derin anlamları varmış. Az çok tahmin etmek mümkün ama bu kadarını beklemiyordum. İşte İskender Pala'nın anlattıkları... 'Atıldıysa hak etmiştir' diyenlerin bile duyarsız kalamayacağı bir insan öyküsü.

Ehliyetine söz söyleyen yok. Eserleri ortada. Vatanperverliği tam, yüz üzerinden yüz. Çalışkanlığını konuşmak abes, onun gibisi yok. Arkadaşları, en tepedeki komutanları şahit... 'Deniz Kuvvetleri'nin gururu' diye bakanların sayısı az değil. Herkesin takdirini kazanmış.

Özel misyon bile üstlenmiş. İşte kitaptan bir sayfa daha... Yıl 1996. Üzerinde kara bulutlar dolaşmaktadır. Gece telefonu çalar. Karşıdaki kişi 'Yarın Ankara'ya komutanlığa gelin' deyince içi cız eder. Evden ayrılırken eşine 'Yarın telefon etmezsem, çocukları al ve lojmandan ayrıl' der. Meseleyi öğrenince rahatlar. Amiral 'Seni komutanımız Güven Erkaya'nın emriyle çağırdık' der. Söz konusu olan bir devlet işidir...

Türkiye ile Yunanistan arasında Kardak krizi patlamak üzere... Deniz Kuvvetleri, İskender Pala'dan Osmanlıca bildiği için Kardak adasının mülkiyeti konusunda araştırma yapmasını ister. Bazı özel ve gizli bilgilere de ulaşır. Unutması gerektiğini düşünür ve bir daha hatırlamamak üzere unutur. Kardak konusunda Türkiye'nin elini güçlendiren bilgi ve belgeleri an be an Güven Erkaya'ya iletir. Çalışmasını başarıyla tamamlar.

Bu olaydan 11 ay sonra şubatın soğuğunda komutanı Güven Erkaya'nın imzasıyla ordudan ihraç edilir. Suçu mu? Eşinin başörtülü olması, kızının imam hatipe gitmesi, namaz kılarken bir defa görülmesi... Osmanlıca bilmesi de sayılabilir. İki darbe arasındaki zaman dilimini 'İlginç zamanlar' diye tanımladı. Ve yaşadıklarını kitaplaştırdı. Üniformalı 15 yılın hikâyesi bu... Masal değil hepsi gerçek. Akıcı bir üslup, dokunaklı bir öykü...

Kitap İskender Pala'yı değil Türkiye'yi anlatıyor. Herkes okumalı. Özellikle de ihraçların altına imza atan, kuvvet komutanları, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül... m.unal@zaman.com.tr

 

Yıl 1987. Daha şubat fırtınasına 10 yıl var. Hava ılıman, soğuk ve dalgalı değil. Buna rağmen sıkıntılı bir yıl geçirdi.
14/02/2010 - 13:05

 
 

 

DİĞER HABERLER

Tunus'taki devrim heba olmamalı
Tunus’taki devrimin meyvelerinin heba olmaması için Bin Ali rejimle ve onun zümresiyle tüm ilişkiler
Mehmet Akif'in kemikleri sızlayacak!
Bir Alman şirket İstiklal Marşı için kendilerine telif ödenmesini istedi... Bakanlar Kurulu da M.
Sultanlar, Yıldız Sarayı'nda biraraya geldi!
Osmanlı torunlarından Adile Nami Osmanoğlu Tars'ın 'Bu gözler kimin?' sergisi 39 Osmanlı padişahını
Amerikalı aktör namaz kıldı!
Dünyaca ünlü aktör Danny Glover, sağlık sorunu nedeniyle namaz kılmasını gerektiren sahneyi sandalye
Kaç öğrenci ne kadar burs alıyor?
Hayırseverlerin kurduğu kurumlar, birtakım maddi olanaksızlıklardan dolayı eğitimde zorluklar yaşaya
İhvanbook; Facebook'a alternatif çalışma
Mısır'daki Müslüman Kardeşler hareketi, internette kendi sosyal paylaşım ağlarını kurdu.
Albayraklar TV NET'i El Cezire'ye sattı
Aylardır yapılan görüşmeler sona erdi. TV Net Katar merkezli El Cezire'ye satıldı
Muhammed ismimle gurur duyuyorum
Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin başrol oyuncusu Necati Şaşmaz, ikinci ismiyle ilgili bazı internet sit
Hira Dergisi, Hira diyarında ofis açtı
Arap-İslam alemi ile Türkiye arasında kültürel köprü olma gayesiyle yayın yapan Türkiye'nin ilk ve t
Kutlu Doğum Avrupa 2010
Avrupa'da geleneksel hale gelen Kutlu Doğum programlarının dördüncüsü Hollanda Diyanet Vakfı öncülüğ
İstanbul'un ilkleri ve enleri
2700 yıllık yazılı tarihi içerisinde üç büyük medeniyet ve imparatorluğa başkentlik etmiş İstanbul,
İstanbul'da yapmanız gereken 101 şey
Gün batarken Kız Kulesi'nin en güzel göründüğü Salacak sahilinde, ince belli cam bardakta sıcak bir
Polat Alemdar'ın okuduğu kitabın sırrı
Pusu'da Polat Alemdar'ın okumuş olduğu 'Bozkırın Sırrı' kitabının sırrı ne?
Mustafa Kutlu'ya doğum günü hediyesi
Fayrap dergisi Mart 2010 sayısını Mustafa Kutlu özel sayısı olarak çıkardı. Mustafa Kutlu'nun dergiy
Habib-i Neccar'ın hayatı senaryolaştırılacak
Hatay'da Habib-i Neccar kıssasının senaryolaştırılması için harekete geçildi. Antakya'nın önemli değ

n

Yazarlar nasıl okuyor?

n

Sanayi Devi Almanya Seyahati

n

Başbuğ ve Gönül, bu kitabı okumalı

n

İstanbul bir kez daha dünyayı ağırlayacak

n

Hollanda'dan Merhabalar-Dr. Hüseyin Toros

n

Otobüsle Şehirler Arası Yolculuk (Seviyesiz Filimler)

n

Yazarlarımızdan Dr. Hüseyin Toros'un Hollanda Seyehatı   

n

İtalya seyahati

n

Dr. Hüseyin Toros

n

Ha Bosna  Ha Bursa

n

Lübnan Notları

n

Dr. Hüseyin Toros, Portekiz Hatırasını "TİMEALEM" için yazdı

n

Dr. Hüseyin Toros, Portekiz Hatırasını "Timealem" için yazdı

n

Samand

n

Tahran notları

n

Ekşidere Köyü Dağ Ilıcası

n

Murat Uyar

YAZARLAR

Zülkarneyn Vardar
Tarih Boyunca Namaz Ve Önemi
27/03/2012 - 00:25
Şahmettin Balahorlu
Uhuvvet
23/04/2012 - 23:16
Fehmi Çiçek
Londra'da Neler Oluyor?
18/08/2011 - 23:04
Arslan Ateş
Kurtuldun Erbakan Hocam!
03/03/2011 - 18:57
Şahin Ayer
Şeytanın Musallatlığı
25/12/2010 - 21:21
Av. Mustafa Karakaş
Yargının İntiharı!...
13/01/2011 - 20:36
Muhammed Emin Yıldırım
Şaki bir dünyada sahabe gibi ol
24/01/2011 - 23:32
Beytullah Demircioğlu
Tunus'ta Militan Laikliği 'Yasemin Devrimi' Sonlandırdı
04/03/2011 - 23:48
Abdulhamid Kahraman
Bencil İnsanlar
24/01/2011 - 23:31

GAZETELER


www.timealem.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
info@timealem.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Atanur Evden Eve Nakliyat Eyüp Evden Eve Nakliyat