1 Recep 1433 - 22 Mayıs 2012
Ana Sayfa | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle Künye | İletişim   

2009 Türkiye İnsan Hakları raporu yayınlandı!

Mazlumder, titiz bir araştırma sürecinin ürünü olan 2009 Türkiye İnsan Hakları Raporu'nu yayınladı.
25/05/2010 - 22:16

Mazlumder, titiz bir araştırma sürecinin ürünü olan 2009 Türkiye İnsan Hakları Raporu'nu yayınladı. Raporun yayınlanmasıyla ilgili bir açıklama yayınlayan Mazlumder Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal şunları kaydetti:

"İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği MAZLUMDER kurulduğu 1991 yılından beri Türkiye’de ve Dünya’da yaşanan hak ihlalleriyle ilgilenmiş ve birçok alanda yaşanan insan hakları sorunlarını gündeme getirmiştir. Bugüne kadar birçok konuda raporlama faaliyetleri gerçekleştiren MAZLUMDER her yılın sonunda hazırladığı Türkiye ve Dünya raporlarıyla yerli ve yabancı kamuoyunda insan haklarının gelişimine önemli katkılar sağlamıştır.

Türkiye bulunmuş olduğu coğrafya ve tarihi birçok meselesiyle önemli toplumsal süreç ve devinimleri yoğun ve hızlı bir şekilde geçirmektedir. Toplumsal ve siyasal açıdan önemli kabul edilebilecek meseleler baş döndüren hızla peş peşe yaşanmaktadır. Bu açıdan 2009 yılı ülkemiz için, insan hakları gündemlerinin yoğun yaşandığı bir yıl olmuştur.

Başta yaşam hakkı ihlalleri olmak üzere bu yıl ülkemizde birçok ihlal yaşandı. Diyarbakır’da patlayan bir havan mermisi sonucunda Ceylan Önkol’un ölümü, Tuzla Tersaneleri’nde yaşamlarını yitiren işçiler, cezaevi ve göz altılarda yaşanan ve sonu ölümlere varan işkence olayları, Ergenekon davasıyla ilgili soruşturmalar çerçevesinde açılan bazı kuyulardan çıkan cesetler, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapmakta olan erlere yönelik keyfi muamelelerin yol açtığı ölümler ve kolluk kuvvetlerinin orantısız güç kullanımından kaynaklanan ölümler derin izler bıraktı toplumsal hafızamızda. Belki çok daha önemlisi, Ergenekon yargılamalarında yüzleştiğimiz ve Türkiye’nin kuruluşundan gelen yapısal arızaların çok belirgin bir şekilde ortaya çıktığı askeri ve yargısal vesayet sisteminin ihlal üreten karakterinin artık taşınamaz olduğudur.

Halen toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı gibi temel örgütlenme ve ifade haklarında da çeşitli ihlaller yaşanmaktadır. BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni ihlal etmeyi göze alarak, gösterilerde yüzlerini kapatıp taş attıkları için örgüt üyeliğinden yargılanan çocukların dramları Türkiye’yi hem ileride büyük bir utançla yüzü yüze bırakacak hem de AİHM önünde büyük tazminatlar ödemeye mahkum ettirecek potansiyele sahiptir. İfade özgürlüğünü garanti edemeyen kifayetsiz yasal düzenlemelerden ötürü halen sayısız yazar ve düşünür mağdur edilmektedir.

Din ve vicdan özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller ise her geçen gün daha da kronikleşmektedir. Kamusal alanın dini özgürlükleri kısıtlayabileceğine dair var olan hâkim algı azınlık ve çoğunluk bir çok kesimi mağdur etmektedir. Namaz vakitlerine çalışma hayatında yer tanınmaması, Cuma Namazı saati gibi çok genel ibadet hakları yanı sıra, Kamusal alanlara alınmayan başörtülü vatandaşlar ve kamusal alanların özel hayata müdahale boyutuna varacak derecede genişletilmesi sonucu okul gezi otobüslerinden indirilen öğrenciler, vb. uygulamalar devam etmektedir. Hizmet alan ve veren ayrımı ile bir lutuf gibi çözümlerin sunulması ise başlı başına bir çözümsüzlük ve ayrımcılıktır. 28 Şubat sürecinde milletin temsilcilerinin başörtülü olmaları sebebiyle linç edilmesi Müslüman çoğunluğun görünürlüğünün adeta yok edilmesi ve hayatın içinden dışlanması toplumumuzda Kürt sorununun geldiği konuşulabilirlik noktasına hala gelememiştir.

Alevi vatandaşlarımızın cem evlerine ilişkin talepleri noktasında yeterli ilerlemenin sağlanamamış olması ve genel anlamda alevi vatandaşlara yönelik birçok alanda uygulanan ayrımcılık da öne çıkan başlıca ihlallerdendir. Mahyalara ve hutbelere resmi ideoloji sloganlarına ev sahipliği yaptırarak camileri ideoloji inşasında bir araç olarak kullanması, devletin laikliğe rağmen dini araçsallaştırmasının tipik göstergeleridir. Dini temelli hak ihlalleri Türkiye’de Hıristiyan, Yahudi ve diğer dinlere mensup kişilere yönelik çeşitli alanlarda baskı ve uygulamalarla devam ederken Müslüman çoğunluğun din özgürlüğünü ilgilendiren alanlarda da kamusal alan ve zaman sınırlaması getirilmektedir.

Kuran eğitiminde uygulanan yaş sınırlaması ve herkesin kendi çocuğuna dinini öğretebileceğine dair var olan evrensel ilke ihlal edilmektedir. Dini sohbet amacıyla bir araya gelen grupların maksatlı veya özensiz uygulamalarla topluma terör örgütü gibi gösterilerek yurt çapında yürütülen operasyonlar yüzlerce insanı mağdur etmiştir.

Dünyanın birçok ülkesinde en temel haklardan birisi olarak kabul edilen “vicdani ret hakkı” ülkemizde maalesef bir hak olarak görülmemeye devam etmektedir ve bu hakkını kullanmak isteyen vatandaşlara yönelik idari baskılar ve yargılamalar devam etmektedir.

Bir taraftan çocukları okula çağıran diğer taraftan kılık kıyafet ve bir dizi ideolojik dayatma içerisinde olan eğitim sistemimizin her kademesinde sorunlar bulunmaktadır. Kitaplarda dini ve etnik ayrımcılık öğelerinin yanı sıra ortaöğretimdeki kılık kıyafet uygulaması mağduru kız çocukları, meslek liselerine uygulanan katsayı adaletsizliği, üniversite sınavına dahi alınmayan başörtülü kızlar eğitimin herkese eşitliği ilkesinin bu ülkede işlemediğinin açık bir göstergesidir.

Ülkenin önemli sorun alanlarından Kürt sorununun çözümüne yönelik başlayan açılım önemli bir adım olarak görülmelidir. Dağdan dönüşlerin başladığı bu süreç maalesef tarafların siyasi önceliklerine kurban edilmiştir. Kürt sorunu halen çözülmeyi beklemektedir ancak, bu sorun diğer sorun alanlarından bağımsız ele alınmamalıdır. Bu yönüyle 2009 içerisinde Kürtlere yönelik başlayan açılım tüm mağdur kesimleri kapsayacak şekilde genişletilmelidir.

Ülkenin içyüzü ile ilgili yaşanan mağduriyetlere ek olarak nedenleri bizim ötemizde ama bizi de bir şekilde ilgilendiren mültecilik sorunu da artık Türkiye için önemli bir hak sorunu olarak gündeme gelmektedir. Koridor vazifesi gören ülkemizde yüzlerce mülteci gayri insani şartlarda misafirhane adı altındaki hapishanelerde tutulmaktadır. Türkiye, sorunun kendi topraklarında yaşanan kısmıyla ilgili en insani düzeyde hukuki ve fiili düzenlemelere ihtiyaç duymaktadır.

Türkiye’de yaşanmakta olan ihlallerin kaynağı yapısal sorunlardır. Yapısal sorunların temel kaynağı ise anayasa’dır. Sivil süreçlerden geçmiş sivil bir anayasanın yapılması halinde problemlerin büyük ölçüde halledileceğini düşünmekteyiz. Yeni bir toplumsal sözleşme demek olan Yeni Anayasa yeni bir milat olacaksa “genel siyasi af” kaçınılmaz olmalıdır. Özetle ve ana başlıklar halinde Türkiye’deki ihlallere bakacak olursak:
• Boşaltılan köylere geri dönüşlerin, korucu baskısı –terörü nedeniyle yeterince gerçekleşememiş olması,
• Diaspora Kürtlerinin dönüşünün sağlanamamış olması (Mahmur ve Avrupa),
• Anadil öğretimi ve anadilde eğitimin yasal olmaması,
• Başörtüsü yasağının hem çalışma hem de eğitim hayatında hak kaybına sebep olması,
• Mülteci mevzuatının uluslararası standartlara uygun olmaması,
• Müslüman çocuklarının Kur’an ve din eğitimi önünde 12 yaş engelinin bulunması,
• Müslümanların görünürlülüklerinin hizmet veren alanlardan dışlanması,
• Azınlıkların dini eğitim ve vatandaşlık haklarının önünde engellerin bulunması,
• Cuma namazı saati ayarlamasında olduğu gibi devletin kendi çalışanlarının ibadet gerekliliklerine göre kendini tanzim etmemesi,
• Askeri yargının mevcudiyeti ve bunun yargılamada çift başlılığa neden olması (eğitim zayiatı diye lanse edilen ölen ya da yaralanan askeri personelin gerçek durumunun araştırılamıyor olması),
• Yüksek Askeri Şura kararlarının yargı denetimi dışında tutulması,
• TSK İç Hizmet Kanunu 35. madde gibi ordunun siyasal alana müdahalesinin meşruiyet gerekçesini oluşturan kanuni düzenlemelerin değiştirilmemesi,
• Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararlarının yargı denetimi dışında tutulması,
• Vicdani ret hakkı’nın tanınmaması,
• Basın ve ifade özgürlüğünün yargısal kararlarla kısıtlanması (gazete ve dergi kapatma, kitap toplatma),
• Toplantı ve gösterilerde güvenlik güçlerinin orantısız güç kullanımı,
• Etnik ayrımcılığa karşı etkin müdahalenin yapılmaması (linç hareketleri),
• Alevilere ait dini ve kültürel kurumlarının resmi statüye sahip olmaması,
• Anayasa ve Siyasi Partiler Yasası’nda, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü engelleyici hükümlerin varlığı,
• Tedbir olan istisnai uygulanması gereken tutukluluğun infaz gibi uygulanması,
• Çocuk yargılamalarında BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırılıkların bulunması (TMK mağduru çocuklar),
• Cezaevlerinin fiziki koşullarının mevcut tutuklu- hükümlü kapasitesinin altında olması,
• Yargı süreçlerinin çok uzun sürmesi sonucu adil yargılanma hakkının ihlali,
• Suça karışan memurların yargılanabilmelerini engelleyen bürokratik himayenin varlığı,
• F Tipi cezaevleri uygulamasının yumuşatılmamış/kaldırılmamış olması,
• Yurt içi kara mayınlarının imhasının yapılamamış olması başlıkları altında sıralamak mümkündür.

MAZLUMDER 21 şubesi ve 5 binden fazla üyesiyle 2009 yılı içerisinde önceki yıllarda olduğu gibi, yaşanan ihlallerle ilgili imkânları ölçüsünde raporlama, basın açıklamaları, eylemler ve suç duyuruları gibi araçlarla kamuoyunu bilgilendirmeye ve bilinçlendirmeye çalışmıştır.

Bu arada bir sözümüzde siyasetten bağımsız ve ayrımsız bir insan hakları mücadelesi için üyesi olduğumuz insan hakları temelinde çalışan camiamıza. İnsan Haklarının araçsallaşmasına ve nesnelleşmesine karşı duruşun (gerek ulusal gerekse uluslar arası siyasetin bir aracına dönüşmemesi ve devletlerden maddi ve manevi bağımsızlaşması) önemini hatırlatırız.

Özetle 2009 yılında yaşanan birçok ihlalin yanı sıra Kürt sorununda atılan bazı olumlu adımları ve Alevi Çalıştayları gibi girişimleri olumlu bulmakla beraber Türkiye’deki sorunlu alanları, tarihi bağlamdan ve birbirinden kopuk görmemek gerektiğini düşünmekteyiz. Atılan her olumlu adım bir şekilde geçmişin kalıntısı askeri anayasa düzeninin ağlarına takılıp kalmaktadır. Bu yönüyle MAZLUMDER olumlu gördüğü bu çalışmaların daha sahici bir zeminde ele alınmasının ilk şartını sivil bir anayasa etrafında yeni bir toplumsal sözleşmenin oluşmasıyla mümkün olabileceğini düşünmektedir. Hazırlanmış olan bu raporun bu amaca, daha iyi gelişmelere ve daha yaşanabilir bir ortama katkı sağlaması temennisiyle.

Ahmet Faruk ÜNSAL
MAZLUMDER Genel Başkanı"

 

DİĞER HABERLER

İşte MÜSİAD'ın yeni yönetimi
MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, yeni Yönetim Kurulu'nu tanıttığı basın toplantısında 2012 – 2013 he
Kanal İstanbul kaç yılda bitecek?
Bakan Yıldırım, boğazlardaki tehlikeyi ''Boğazlardan geçen 50 bin geminin yaklaşık 9 bin 500'ü tehli
Darbecilerin yargılanacaklarına ihtimal bile vermiyordum
Alper Görmüş, 2007 yılında, genel yayın yönetmeni olduğu Nokta dergisinde, Deniz Kuvvetleri eski kom
Türkiye'yi BM'ye alternatif gösterdi
Şiddet ve açlığın kol geztiği Somali'ye yönelik Türkiye'nin faaliyetleri Avrupa'nın dilinde. Yabancı
Yetimlere Dünyanızda Yer Açın
Yedi iklim dört bucak yetimlerimizle kucaklaşıyoruz…
Kesintisiz eğitim doğru değil!
Hüseyin Tanrıverdi, ''Zorunlu eğitim her zaman her yerde vardır, bunu biz de savunuyoruz ancak kesin
Para simgelerindeki çift çizginin sırrı
Türk Lirası gibi birçok ülke para birimi simgesinin ortak bir özelliği var: Çift çizgi

4+4+4'e en büyük destek MÜSİAD'dan
Eğitimi sisteminin 4+4+4 şeklindeki zorunlu eğitime geçmesine MÜSİAD'dan destek geldi. MÜSİAD, "kayı
'Osmanlı Oyunu' dünyayı fethedecek
''Osmanlı Oyunu Projesi''yle çocuklar üç dilde tarih öğrenecek. Osmanlı'yı tanıyacak.

Peygamberin lanetlediği erkek ve kadınlar!
Kadın erkek ilişkileri üzerine yazıları geniş yankı bulan Sema Maraşlı, dizilerin evlilik ile kadınl
Liseliler habgi değerlere büyük önem veriyor
MEB anketine göre liseliler, namus ve dini değerlere büyük önem veriyor
Aktif siyaseti özledim
Cumhurbaşkanı Gül, Anadolu Ajansı muhabiriyle yaptığı özel röportajda, 28 Ağustos 2007 tarihinde baş
'Otelime içki, İsrail pasaportu giremez!'
Son dönemlerde turizm patlaması yaşanan Trabzon Uzungöl'de dağın zirvesinde, derinliklerde bir yerde
Genelkurmay'dan Başörtüsü Açılımı
Ordudan atılan bir rütbeli askeri kimlik kartı için başvurdu


Camiler sadece ahır değil, başka amaçlar için de kullanıldı
1935'de CHP hükümetinin çıkardığı kanunla bazı camiler kapatılarak çok başka amaçlarla kullanıldı! <

n

S.Nursi,Gülen ve Erbakan anlaşılmadı.

n

Evlenmeler azaldı, boşanmalar arttı

n

Askerlerin sandığında hangi parti birinci?

n

Halkın yüzde 65'i dış politikadan memnun

n

Akraba Seçme Yerleştirme Merkezi!

n

Çılgın proje Kanal İstanbul'u tutturan isim

n

Hakan Şükür ilk mitinginde ne dedi?.

n

30 bin öğretmen ataması yapılacak

n

Hürriyet yazarından müthiş itiraf!

n

Partilerin sırası belli oldu

n

Hiçbir ideolojinin adamı değiliz!.

n

Menderes ve Ongun AKP`den aday!.

n

Mustafa Koç'tan WikiLeaks açıklaması.

n

Zeki Alasya Namaz düşmanı çıktı.

n

1 Milyon yeni buluş geliyor

n

Twitter'da en pahalı hesap Gül'ün çıktı!

n

'Büyük Türkiye özlemi içindeyiz'

n

Hacı oldum, artık başımı açmam

n

Çanakkale şehidinden ağlatan mektup

n

MÜSAİD hükümeti uyardı

n

Saadet Partisi'nin yeni genel başkanı

n

Erbakan'ın kabri başında 24 saat hizmet

n

Mekanınız cennet olsun Sayın Hocam

n

Erbakan Hoca Hakka Yürüdü 

n

Batum'a canlı yayında soğuk duş! - Video

n

Yargıya karşı sol ittifak

n

İnternete haber için giriyoruz

n

Türkiye, Mısır için nasıl risk aldı ?

n

Hür adam basın açıklaması

n

Mavi Marmara İstanbul'a geliyor

n

Ve Türkiye kararını verdi

n

Uçaklarda helal gıda yaygınlaşıyor

n

Türkiye "Süper Beyin"lerini geri alıyor

n

Furkan Doğan mezarı başında anıldı

n

İşte Hakan Şükür'ün referandum oyu

n

İslami kuruluşlardan referanduma destek

n

Erbakan istifa etmeseydi NE OLACAKTI?

n

Hepsini aynı gün öldüreceklerdi.

n

Osmanlı torunu son yolculuğuna uğurlandı/ FOTO

n

Fatih Erbakan ne demek istedi?

n

Serdar Taşçı: Namaz kılıyorum çünkü.

n

İmam Hatip mezunlarına müjde

n

Başbakan, saldırıya uğrayan karakolda

n

Furkan takdir belgesi aldı

n

TUSKON'un getirdiği işadamları Anadolu'da

n

Başkent Ankara'da da İsrail'e lanet yağdı

n

Şehidimizi son yolculuğuna uğurladık

n

Ölen ve yaralananların tam listesi

n

Tüm Türkiye sokaklara döküldü

n

2009 Türkiye İnsan Hakları raporu yayınlandı!

n

İstanbul'un altın arazileri

n

Ahmet Altan: Zavallı Kemal Bey

n

Öğretmen atamaları 4 Haziran'da yapılacak

n

İnanç tekeden süt çıkardı!

n

Filistin'le Dayanışma Gecesi

n

Arapça okullarda seçmeli ders oldu

n

Köşk'ten pakete onay

n

10 Bin öğretmen atanacak

n

ÖSYM'den başörtüsüne kat kat yasak!

n

Çok konuşulacak iddia: Baykal...

YAZARLAR

Zülkarneyn Vardar
Tarih Boyunca Namaz Ve Önemi
27/03/2012 - 00:25
Şahmettin Balahorlu
Uhuvvet
23/04/2012 - 23:16
Fehmi Çiçek
Londra'da Neler Oluyor?
18/08/2011 - 23:04
Arslan Ateş
Kurtuldun Erbakan Hocam!
03/03/2011 - 18:57
Şahin Ayer
Şeytanın Musallatlığı
25/12/2010 - 21:21
Av. Mustafa Karakaş
Yargının İntiharı!...
13/01/2011 - 20:36
Muhammed Emin Yıldırım
Şaki bir dünyada sahabe gibi ol
24/01/2011 - 23:32
Beytullah Demircioğlu
Tunus'ta Militan Laikliği 'Yasemin Devrimi' Sonlandırdı
04/03/2011 - 23:48
Abdulhamid Kahraman
Bencil İnsanlar
24/01/2011 - 23:31

GAZETELER


www.timealem.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
info@timealem.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Atanur Evden Eve Nakliyat Eyüp Evden Eve Nakliyat