26 Ramazan 1431 - 05 Eylül 2010
Ana Sayfa | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle Künye | İletişim   

Allah Resulü'nün Miracı

Recep ayının 27. gecesi, bugün Mirac Gecesi. Bu önemli gecede ne oldu?
09/07/2010 - 01:41

Sözlükte merdiven, yukarı çıkmak, yükselme aracı anlamlarına gelen Miraç, dini terim olarak ise İsrâ hadisesinden sonra Peygamber Efendimizin Mescid-i Aksa’dan semaya yükseltilmesi olayıdır. Yaygın olan kullanımda, Miraç denilince İsrâ da bunun içinde düşünülmektedir.
Efendimiz aleyhisselam Mekke’deki tebliğ yıllarında yaşadığı onca zorluk ve eziyetin üstüne en büyük destekçisi olan vefakâr eşi Hazreti Hatice ile hâmisi olan amcası Ebu Talib’i kaybetmişti. Ardından bir ümit besleyerek gittiği Taif’te acımasız bir şekilde taşlanarak hayal ve gönül kırıklığına uğramış, mahzun bir şekilde Mekke’ye gelmişti. Bütün bu zorluklar ve sabır imtihanlarını rıza ve teslimiyetle karşılayan Efendimize ilahi bir hediye olarak Miraç lutfedildi.

Rabbimiz (cc) Miraçla Efendimizin şanını yüceltmiş, Efendimizi hiç bir beşere ve peygambere nasip olmayan ruyet-i cemalullah nimetine gark etmiş ve ona vasıtasız hitab etmiştir. Bu lutfa daha önce hiç bir peygamber ulaşamamıştır.

Mirac mucizesi, hicretten bir buçuk yıl önce, 621 yılı başlarında vuku bulmuştur. Olayın iki aşaması vardır. Birinci aşamada Hz. Peygamber (s.a.v) Mescidül-Haram'dan Beytü'l-Makdis'e (Kudüs) götürülür. Kur'an'ın andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında isra adını alır. İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber (s.a.v)'in Beytü'l-Makdis'ten Allah'a yükselişi oluşturur. Mirac olarak anılan bu yükselme olayı Kur'an'da anılmaz, ama çok sayıdaki hadis-i şerifde ayrıntılı biçimde anlatılır...

Mirac Gecesi, Recep ayının 27. gecesidir. Mirac mucizesi, hicretten bir buçuk yıl önce, 621 yılı başlarında vuku bulmuştur. Olayın iki aşaması vardır. Birinci aşamada Hz. Peygamber (s.a.v) Mescidül-Haram'dan Beytü'l-Makdis'e (Kudüs) götürülür. Kur'an'ın andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında isra adını alır. İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber (s.a.v)'in Beytü'l-Makdis'ten Allah'a yükselişi oluşturur. Mirac olarak anılan bu yükselme olayı Kur'an'da anılmaz, ama çok sayıdaki hadis-i şerifde ayrıntılı biçimde anlatılır.



Hz. Peygamber (s.a.v) Burak ile Beytü'l Makdis'e vardıktan sonra oradaki büyük ve sert kayadan göğe çıkarıldı. Her bir gökte peygamberlerden biriyle görüştü, nice nice melekler gördü. Cennet ve cehennemin durumlarını gördü, Sidre-i Müntehâ'ya geçti, Allah'ın melekût âleminden bir çok acaib şeyler gördü. Nihayet beş vakit namazın farz kılınması emri ile aynı gecede geri döndü.



Sabahleyin Mescid-i Haram'a çıkıp Kureyş'e haber verdi. Hayret etmek ve kabul etmemekten kimi el çırpıyor, kimi elini başına koyuyordu. İman etmiş olanlardan bazıları dönüp dinden çıktı. Birtakım erkekler Ebû Bekir'e koştular.

Ebu Bekir; "Eğer o, bunu söylediyse şüphesiz doğrudur" dedi.

Onlar: "Onu bu konuda da mı tasdik ediyorsun?" dediler.

O da: "Ben onu bundan daha ötesinde tasdik ediyorum, sabah akşam gökten getirdiği haberleri yani peygamberliğini tasdik ediyorum" dedi. Bunun üzerine kendisine Sıddık unvanı verildi.



Kureyşliler içinde Beytü'l-Makdis'i o zamanki haliyle bilenler vardı. Bunlar, onun vasıfları ve durumuyla ilgili sorular sordular, tanımlamasını istediler. Derhal Hz. Peygambere Beytü'l-Makdis gösterildi. Bunun üzerine ona bakıp anlatıyordu.

"Gerçi Beytül-Makdis'i tanımlamada isabet etti." dediler

Sonra: "Haydi bakalım bizim kervandan haber ver, o bizce daha önemlidir, onlardan bir şeyle karşılaştın mı?" dediler.

Peygamber (s.a.v) "Evet, falancanın kervanlarıyla karşılaştım, Revhâ'da idi. Bir deve kaybetmişler arıyorlardı. Yüklerinde bir su kadehi vardı. Susadım onu alıp su içtim ve yine eskiden olduğu gibi yerine koydum. Geldiklerinde sorun bakalım kadehte suyu bulmuşlar mı?" buyurdu.

"Bu da diğer bir alâmettir" dediler. Sonra sayıların, yüklerini ve görünüşlerini sordular. Bu defa da kervan olduğu gibi Hz. Peygambere gösterildi ve sorduklarının hepsine cevap verdi ve buyurdu ki: "İçlerinde falan ve falan önde, boz renkte bir deve üzerinde dikilmiş iki harar olduğu halde falan gün güneşin doğması ile beraber gelirler".

Bunun üzerine: "Bu da diğer bir âyettir" dediler ve o gün hızla Seniyye'ye doğru çıktılar. Güneş ne zaman doğacak da onu yalancı çıkaracağız diye bakıyorlardı. Derken içlerinden birisi: "Güneş doğdu!" diye haykırdı. Diğer birisi de:"İşte kervan geliyor, önünde boz bir deve ve içlerinde falan ve falan da var, tıpkı (Hz. Muhammed'in) dediği gibi" dedi. Böyle olduğu halde yine iman etmediler de:

"Bu apaçık bir büyüdür." dediler. Bazıları göğe yükselmenin de "Burak" üzerinde meydana geldiğini söylemişler ise de gerçek olan şudur: Mescid-i Aksâ'ya kadar İsrâ (gece yolculuğu) Burak ile olmuş. Ondan sonra Mirac, asansör kurulmuştur.

Ebu Sa'îd-i Hudrî'den rivayet olunduğu üzere Resulullah buyurmuştur ki: "Beytü'l-Mak-dis'te olanları bitirdiğim zaman Mirac getirildi ki, ben ondan güzel bir şey görmedim. Ve o, odur ki, ölünüz can çekişme vaktinde gözlerini ona diker. Arkadaşım, beni, onun içinde kapılardan bir kapıya ulaşıncaya kadar çıkardı ki, ona "Koruyucu melekler kapısı" denir. Koruyucular kapısı, gök koruyucularının beklediği dünya göğü kapısıdır.

Nitekim bu konuda : "Ve onu, her kovulmuş şeytandan koruduk" buyrulmuştu. (Hicr, 15/17)

Ve Ebu Sa'îd-i Hüdrî'nin diğer bir rivayetinde şu detaylı açıklama vardır: "Sonra Mirac getirildi -ki insanların ruhu onda göğe yükselir. Baktım ki, gördüğüm şeylerin en güzeli; görmez misin ölmek üzere olan kimse, ona nasıl gözünü diker? Bunun üzerine dünya göğü kapısına kadar yükseltildik. Cebrail kapının açılmasını istedi. "O kimdir?" denildi.

"Cibril" dedi. "Yanındaki kim?" denildi. "Muhammed" dedi.

"Öyle mi? O Peygamber olarak gönderildi mi?" denildi. O, "evet" dedi.

Hemen kapıyı açtılar ve beni selamladılar. Bir de ne bakayım görevli bir melek gördüm ki göğü koruyor ve ona İsmail deniliyor, emrinde yetmişbin melek ve her birinin emrinde yüzbin melek var.

"Burada Resulullah (s.a.v) şu âyeti okudu: "Biz o ateşin koruyucularını meleklerden başkasını kılmadık. Ve onların sayısını inkar edenler için yalnızca bir fitne (konusu) yaptık ki, kendilerine kitap verilenler, kesin bir bilgiyle inansın, iman edenlerin de imanları artsın; kendilerine kitap verilenler ve iman edenler (böylece) kuşkuya kapılmasın. Kalplerinde bir hastalık olanlar ile kafirler de şöyle desin:

"Allah, bu örnekle neyi anlatmak istedi?" İşte Allah, dilediğini böyle şaşırtıp-saptırır, dilediğini böyle hidayete erdirir. Rabbinin ordularını Kendisi'nden başka (hiç kimse) bilmez. Bu ise, beşer (insan) için yalnızca bir öğüttür. (Müddessir, 74/31)



"Ey Cibril! bu kim?" dedim. "Baban Âdem" dedi. Ve o, bana selam verdi, gönlümü aldı, hayır ile dua etti "Hoş geldin salih peygamber ve salih evlad" dedi.

Sonra baktım bir toplum gördüm ki, dudakları deve dudağı gibiydi. Onlara bir takım memurlar görevlendirilmişti, dudaklarını kesiyorlar ve ağızlarına ateşten bir taş koyuyorlar, bu taşlar makadlarından çıkıyordu.Ey Cibril! Bunlar kimler?" dedim. O: "Yetimlerin mallarını haksızlıkla yiyenlerdir" dedi.

Sonra baktım bir toplum vardı ki, derilerinden sırım kesiliyor ve ağızlarına tıkılıyor. Ve yediğiniz gibi yiyiniz deniliyor. Ve bu onlara en iğrenç bir şey oluyor. "Ey Cibril! Bunlar kimler?" dedim. "Bunlar o koğucular, fitnecilerdir ki, insanların etlerini yerler ve sövmek ile ırz ve namuslarına saldırırlar." dedi. "Sonra baktım bir toplum var ki, önlerine bir sofra kurulmuş, üzerinde benim gördüğüm etlerin en güzellerinden kebaplar var, etraflarında da leşler var. Onlar, o güzel etleri bırakıp bu leşlerden yemeğe başladılar.

"Bunlar kim? Ey Cebrail!" dedim. O: "Bunlar zinakarlar" dedi. "Allah'ın helal kıldığını bırakırlar da haram kıldığını yerler." Sonra baktım bir toplum var ki, karınları evler gibidir. Bunlar Firavun ailesinin yolu üzerinde bulunuyor. Firavun ailesi sabah ve akşam ateşe atılırken bunlara uğruyor, uğradı mı bunlar bir fırlıyorlar, fırlayınca her biri karnının ağır basması ile düşüyor ve bunun üzerine Firavun ailesi bunları ayaklarıyla çiğniyorlar.

"Ey Cibril! Bunlar kimler?" dedim...Dedi ki: "Bunlar, karınlarında faiz yiyenlerdir. "Onların misali kendisini şeytan çarpmış olan kimse gibidir". Sonra birtakım kadınlar memelerinden asılmış ve birtakım kadınlar, baş aşağı ayaklarından asılmış.

"Ey Cibril! Bunlar kimler?" dedim. O: "Bunlar zina eden ve çocuklarını öldüren kadınlardır" dedi. Sonra ikinci göğe çıktık. Orada Yusuf ile buluştum. Ümmetinden kendine tabi olanlar da etrafında idi. Yüzü, ayın ondördündeki dolunay gibiydi. Bana selam verdi, hoş geldin dedi.Sonra üçüncü göğe geçtik. Orada iki teyzeoğlu; Yahya ve İsa ile buluştum. Giyimleri ve saç sakalları birbirine benziyordu. Bana selam verdiler. Hoş geldin dediler.

Sonra dördüncü göğe geçtik. İdris ile buluştum. Bana selam verdi, hoşgeldin dedi. Nitekim yüce Allah:"Biz onu yüce bir yere yükselttik" (Meryem, 19/57) buyurmuştur.

Sonra beşinci göğe geçtik. Orada milletine sevdirilmiş olan Harun ile buluştum. Etrafında ümmetinden birçok tabileri vardı, uzun sakallı idi. Sakalı hemen hemen göbeğine değecekti. Beni selamladı, hoşgeldin dedi. Sonra altıncı göğe çıktık, Orada Musa b. İmran ile buluştum. Çok kıllı idi. Üzerinde iki gömlek olsaydı kılları onlardan çıkardı. Musa dedi ki: "İnsanlar beni "Allah katında en şerefli olan yaratık" diye iddia ederler. Bu ise Allah katında benden yalnız daha şerefli olsaydı aldırış etmezdim. Fakat her peygamber ümmetinden kendine uyanlarla beraberdir. "

Sonra yedinci göğe geçtik. Ben, orada İbrahim ile buluştum. Sırtını Beyt-i Ma'mur'a dayamıştı. Beni selamladı."Salih Peygamber ve Salih evlad hoş geldin" dedi. Bunun üzerine bana denildi ki:"İşte senin yerin ve ümmetinin yeri." Sonra Resulullah,"Gerçekten İbrahim'e insanların en yakını, zamanında ona tabi olanlarla şu Peygamber (Hz. Muhammed) ve ona iman edenlerdir. Allah müminlerin yardımcısıdır." (Al-i İmran, 68) âyetini tilavet etti ve buyurdu ki: "Sonra Beyt-i Ma'mur'a girdim, içinde namaz kıldım. Ona her gün yetmişbin melek girer, Kıyamete kadar geri de dönmezler. Sonra baktım bir ağaç var ki bir yaprağı bu ümmeti bürür. Bunun kökünde bir kaynak akıyor, iki kola ayrılıyordu.

"Ey Cibril! Bu nedir?" dedim. O: "Şu rahmet nehri, şu da Allah'ın sana verdiği Kevser'dir" dedi. Bunun üzerine rahmet nehrinde yıkandım, geçmiş ve gelecek günahlarım bağışlandı. Sonra Kevser'in akış istikametini tuttum ve nihayet cennete girdim. Bir de ne bakayım orada hiçbir gözün görmediği, kulağın işitmediği, insan kalbine gelmeyen şeyler var.

Namaz Emri: Sonra yüce Allah bana emrini emretti ve elli namaz farz kıldı. Ondan sonra Musa'ya uğradım. "Rabbin ne emretti?" dedi. "Üzerime elli namaz farz kıldı" dedim. O: "Dön, azaltması için Rabbine yalvar. Çünkü ümmetin bunun altından kalkamaz" dedi. Rabbime döndüm, azaltması için yalvardım. O benden on vakit namaz indirdi. Sonra Musa'ya döndüm. Bu şekilde Musa'ya uğradıkça Rabbime dönüyordum. Sonunda beş vakit namaz farz kıldı. Musa, yine: "Rabbine dön, azaltmasını iste" dedi. Ben: "Çok müracaat ettim, artık utandım." dedim.

Bunun üzerine bana denildi ki: "Sana bu beş vakit namaz, elli namazdır. Bir iyilik on katı iledir. Her kim iyilik yapmaya gayret eder de onu işlemezse, onu bir iyilik yazılır, işleyene de on iyilik yazılır. Her kim de bir günah yapmaya teşebbüs eder de işlemezse bir şey yazılmaz, işlerse bir günah yazılır." Timeturk

 

DİĞER HABERLER

Ramazan Okulu
Zülkarneyn Vardar Hoca mübarek ramazan ayının kişiye ve topluma kazandırdıklarını veciz bir uslubla
İslam bana değer verdiği için seçtim
Müslüman olduktan sonra kurduğu radyo ile hayatını İslama hizmete adayan Liana Amir
Ramazan Ayının Bazı Özellikleri
Ramazan ayının bazı özelliklerini Zülkarneyn Vardar Timealem için yazdı
Peygamberimiz gibi Ramazan'ı yaşayalım
Her yıl medyaya yansıyan "Uzun saatler ve kavurucu sıcaklarda nasıl oruç tutacağız" benzeri tartışma
Ramazan'da hangi hoca HANGİ KANALDA
İşte TV'lerde Ramazan. Hangi hoca hangi kanalda?
Ramazan boyunca yapacaklarımız
Milli Gazete yazarı Mahmut Toptaş hocaefendi Ramazan'da bir Müslüman neler yapmalı? Nelere ilgi duym
Kadir Gecesi'nden itibaren İstanbul'da
Kuran'ın ilk nüshaları, indirilişinin 1400. yılında ilk kez İstanbul'da sergilenecek. Kadir Gecesi a
Beraat Gecesi'nin anlamı nedir?
Bu akşam, Beraat gecesi. Kandil geceleriyle ilgili Prof.Dr. Hayreddin Karaman ve Diyanet İşleri Başk
Ramazan'ın Müjdecisi Berat Gecesi Duası
Bu gece Ramazan ayının müjdecisi Berat Gecesi. İşte bu gecede edebileceğiniz bir dua...
Et harici 'Helal' damgası aranması gereken gıdalar
Kasaplık hayvan ithali ile yeniden gündeme gelen Helal Gıda konusunda, marketlerin daha sıkın denetl
Allah Resulü'nün Miracı
Recep ayının 27. gecesi, bugün Mirac Gecesi. Bu önemli gecede ne oldu?
Miraç Kandilinde Aksa kurtulmuştu
Uzun yıllar Haçlı sürüleri tarafından işgal altında tutulan ve bir Miraç gecesinde, 2 Ekim 1187 tari
41 ülkenin İslam alimi Gazze'ye gidecek
İstanbul'da bir araya gelen 41 farklı ülkeden 500'ün üzerinde İslam âlimi, Türkiye'den gönderilecek
Müslüman Alimler Birliği İstanbulu Adınlattı
İstanbul'da bir araya gelen 41 farklı ülkeden 500'ün üzerinde İslam âlimi, Türkiye'den gönderilecek
Kur'an ve Bilimsel Hakikatler sempozyumu başlıyor
Yeni Ümit Dergisi tarafından düzenlenen Uluslar arası 'Kuran ve Bilimsel Hakikatler' sempozyumu 26-2

n

Müslüman Alimler İstanbul'da buluşuyor

n

Af ikliminin müjdecisi Regaip Kandili

n

İhtilaf ne zaman rahmet olur?

n

Çocuklar için 40 hadis

n

Dinleyenler gözyaşlarını tutamıyor

n

Forex hakkında

n

Dünya Kadınlar Günü'ne küçük bir not

n

Kandiller

n

Tesbîhe yapış, tahmîde sığın ve tekbîre tutun

n

Nur ve rahmet sağanağı

n

Velâdet (Mevlid) Kandili

n

Nur Muhammed (sav) in doğuşu

n

Mevlid Kandili'nde Kur'an ve sünnetle buluşalım

n

Mevlid okutmak bid'at mıdır?

n

Sahih Kaynaklar ve Alimlerle İletişim Programı

n

227 yıllık Kur'an-ı Kerim ele geçirildi

n

Neden bu kadar çok hadis var?

n

İslam ve şeriat-Hayrettin Karaman

n

Kur'an-ı Kerim'le 60 bin hastayı tedavi ettiler

n

Altın ve gümüş yüzük kullanma sünneti üzerine..

n

Ali Ulvi Kurucu dualarla anıldı

n

Kotku ve Coşan Hocaefendi'ye anma

n

Allah'ı seven, Peygamber'e itaat eder

n

Sünnet bize dinin amelî yanını öğretir

n

6 minareli olmasının sebebi

n

Namaz, Allah'ın insana çok özel bir lütfudur

n

Müslümanın emekliliği ölümledir

n

Sünneti kimden nasıl öğreneceğiz?

n

Sabah namazında dolup taşan camiler

n

32 şehit sahabenin ismi belirlendi

n

Network Marketing

n

Kerbela mı tahrik mi?

n

Bilinmeyen yönleriyle Muharrem ayı

n

Hadisler ışığında diyet

n

Kerbelâ'da neler yaşandı?

n

Kerbelâ ve Ehl-i Beyt Muhabbeti

n

İmam-ı Gazali'nin mezar yeri bulundu

n

Cübbeli Ahmet Hoca'ya cevap

n

Kımız, kefir içilir mi? Midye, istiridye, ıstakoz yenir mi?

n

Kardeşliğimizi zedeleyecek duygu ve düşüncelerden kaçınmak

n

Çifte Bayram Yarım Sevinç

n

Kurbanda Peygamber'imizden komşuyu düşünme örnekleri...

n

Yardım yapmak kurban ibadeti yerine geçmez

n

Hizmet nedir?

n

Mehmetçik Vakfı ve LÖSEV, Diyanet'e rağmen 'kesimsiz kurban'da ısrarlı

n

Diyanet son noktayı koydu !

n

Kurbanın sağlıklı olduğunu nasıl anlarsınız?

n

Domuz Gribi ve İslam-Zülkarneyn Vardar

n

İslami endeks ve yatırım fonları

n

Namazı cem etmenin dinimizdeki yeri

n

Hayızlı kadının tavafı ve mescide girmesi

n

Efendimiz'e (sas) selamı yürekten göndermek

n

Öyle bir ders verdiler ki.

n

Zekâtını vermeyenlere ibrettir !

n

Kabe'yi yüzerek tavaf edenler 

n

Kadir Gecesi'nde neler yapılmalı?

n

Bin aydan hayırlı gece: Kadir Gecesi

n

Efendimiz'in bir günü nasıl geçerdi?

n

İşte Kadir Gecesi sabaha kadar açık camiler

n

Bu gece Kadir Gecesi olabilir

YAZARLAR

SEYAHATNAME
Gazze filosunu canlı takip edin!
25/05/2010 - 22:29
RÖPORTAJ
BM, NATO ve AB suç işliyor
20/06/2010 - 23:04
Zülkarneyn Vardar
Ramazan Okulu
26/08/2010 - 22:43
Şahmettin Balahorlu
Bölge Halklarını kim temsil ediyor?
24/01/2010 - 21:36
Arslan Ateş
Nasıl Sevgidir Bu?
10/10/2009 - 18:42
Beytullah Demircioğlu
Avrupa Tartışıyor: İslam Ne Kadar Olsun?
26/08/2009 - 14:19
Muhammed Emin Yıldırım
Efendimiz'in (s.a.v) hayatındaki dört Fatıma
28/03/2009 - 11:29
Abdulhamid Kahraman
Ramazan ve İ'tikaf
12/08/2010 - 00:43
Av. Mustafa Karakaş
HSYK ve Yargı Bağımsızlığı
22/02/2010 - 23:39
Şahin Ayer
He Abi Haklısın
08/04/2010 - 20:18
Fehmi Çiçek
Ravza-ı Mutahhara'da
12/12/2008 - 23:52
Gülnur Külünkoğlu
O...ve Biz...
11/03/2009 - 22:32
Fatma Kurt
Kardelenler Açmayacak...
18/01/2010 - 22:29
Ahmet Mercan
Ben canlı yayında ölen Gazzeli Gülsüm
04/01/2009 - 21:11
Ayşe Böhürler-Yeni Şafak
Muhafazakar Erkekler
21/03/2009 - 14:19
Merve Kavakçı-Vakit
İslam'da siyasetin yeri
09/04/2010 - 21:11
Ceyda Karan-Radikal
Müjdeler olsun! Solcular da Yahudi lobisi kurdu
27/05/2010 - 16:39
Yasemin Çongar-Taraf Gazetesi
Hakikati koruyan türden yalanlar
27/05/2010 - 23:14
Sibel Eraslan-Vakit
'Eşcinsellik' tartışması...
26/03/2010 - 08:56
Hakan Albayrak-Yeni Şafak
"Kusursuz Amerikan planları"nın hâl-i perişanı
22/02/2010 - 08:44
İbrahim Karagül-Yeni Şafak
Kürt paralı askerlerin Yemen'de ne işi var?
20/01/2010 - 21:57
Hüsnü Mahalli-Akşam
Gazzeyi unuttuk mu
05/05/2009 - 17:18
Ahmet Varol- Vakit
Arap Birliği Zirvesi
26/03/2010 - 08:54
Mustafa Özcan-Vakit
'Birleşik Arap Türkiye Cumhuriyeti'
08/04/2010 - 20:24

GAZETELER


www.timealem.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
info@timealem.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Atanur Evden Eve Nakliyat Eyüp Evden Eve Nakliyat