Ramazan Okulu
Ramazan ayı aslın da tam bir okul! Bizleri her yönden eğiten bir aylık bir kurs olarakta algılayabiliriz bu mübarek ayı.
Zaten insanlara bir hidayet, yol gösterici, en iyiye götürücü, iyiyi kötüden ayırt edici olarak insanlığa gönderilen Kur'an-ı Kerim bu ayda inmişse, inananları takva mertebesine ulaştırmak için emredilen oruç bu ay da farz kılınmışsa bu ayın bir eğitim, bir terbiye ayı olması kadar doğal bir şey olamaz.
Ramazan okulu bizleri, bedeni ve ruhi olmak üzere ferdi, ailevi ve ictimai alanlarda güzel bir eğitime tabi tutmaktadır. Ramazan ayının bu terbiye metodlarını en iyi şekilde öğrenip tatbik edenler, ramazan kursunu başarıyla tamamlamış ve ramazanın vermek istediğini en iyi şekilde almış olurlar.
Öyle ise nedir ramazan ayının bizlere verdiği bu kurslar!
1- Ferdi:
a- Bedeni:
Peygamber efendimiz s.a.v. "Oruç tutunuz sıhhat bulunuz" [1] buyurarak orucun sihahtımızla ne kadar yakından ilgili olduğunu gözler önüne sermiştir. Ayrıca Peygamber Efendimiz s.a.v. “Ademoğlu, mideden daha şerli bir kap dolduramaz. Âdemoğluna belini doğrultacak bir kaç lokma yeterlidir. Ancak (nefsinin galebesiyle) illa da (mideyi doldurma işini) yapacaksa bari onu üçe ayırsın: Üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de nefesine (tahsis etsin, üçte birden fazlasına yemek koymasın). Buyurarak mideyi doldurmamamızı ve " Âdemoğlu, mideden daha şerli bir kap dolduramaz." Sözüyle midenin doldurulmasının zararlarını bizlere haber verirken orucun beden üzerinde ki faydalarınıda hatırlatmaktadır.
Peygamber Efendimiz s.a.v. "Her şeyin bir zekatı vardır. Bedenlerin zekatı da oruçtur." [2] buyurarak orucun beden üzerinde ki etkisini apaçık ortaya koymuştur.
b- Ruhi
Orucun en büyük nefsi terbiye olduğunu anlatmamıza bilmem gerek var mı! İnsan nefsi aç kaldıkça boyun eğer başka türlü o azgınlıktan başka bir şey bilmez.
Oruc bir türlü beceremediğimiz sabrı en iyi şekilde enjekte eden bir ibadettir. Ramzan ayında gün boyunca, önümüzde her türlü yiyecek ve içecek dururken elimizi sürmeyiz. Çünkü oruçluyuz ve iftara kadar sabretmemiz gerektiği biliyoruz.
Ramazan ayı oruç vasıtasıyla bize sabrı tatbiki olarak öğretmektedir. Bunun içindir ki Peygamber Efendimiz s.a.v. "Oruç sabrın yarısıdır" [3] buyurmuşlardır.
Ramazan okulunda aynı zamanda Oruç vasıtasıyla dilimize de hakim olma seanları yer almaktadır. Peygamber Efendimiz s.a.v.
- " Sizden biriniz oruç tuttuğu günde kötü söz söylemesin, hiç kimse ile didişmesin/sataşmasın, eğer ona biri kötü söz söylerse ya da fiili saldırıda bulunursa ‘ben oruçlu bir kimseyim’ desin." [4] buyurarak bizlere dilimize hakim olmamızı emretmektedir. Böylece Razaman ayı, yani bu bir ay kurs boyunca oruçlu olduğumuz idraki içinde dilimize sahip olamaya çalışarak, dile hakim olma terapisini en iyi şekilde tatbik ederek sözlerini özenle seçen, dikkatle konuşan yani kısacası olmamız gereken bir müslüman oluruz.
Yiyecek ve içeceklere el sürmekten kendimizi alıkoyarak, başkalarına kötü söz söylemekten imtina ederek, bizleri kızdıranlara karşı bile sabır göstererek- oruçlu olduğumuuzn bilinci içinde - olgunlukla karşılamak bizlere öz güven kazandıracaktır.
Ben yapamam, diye kendisinden şüphe duyan, özgüveni olmayan bir insan bu bir aylık kurstan sonra başkalaştığının farkına varacaktır! Ve kendisinin istediğinde neler yapabileceğine şahit olacak, özgüvenini kazanarak kendisine dönecektir. Kendisini bilecek ve dolayısıyla da Allah’u Teala’yı bilecektir.
Çünkü kendini bilen Rabbini bilir.
2- Ailevi:
Mübarek ramazan ayının bizleri ailevi konularda da güzel bir eğitime tabi tutmaktadır. Dünya meşgalesine dalan bizler ailecek bir sofra etrafında toplanamıyoruz! Ama ramazanda iftar ve sahurların bereketiyle genelde tüm aile fertleri bir sofrada toplanmaktadır.
Yine fazlaca daldığız dünya peşinde koşarkaen en büyük sorumluluklarımızdan birisini, akraba ziyartelerini unuttuk! Halbuki İslam dini akrabalık ziyaretlerine çok büyük bir önem vermektedir. Bunun içindir ki Sevgili Peygamberimiz s.a.v. bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır:Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Rahim Arş'a asılıdır, der ki: "Kim beni sıla ederse Allah da ona sıla etsin. Kim benden koparsa Allah da ondan kopsun." [5]
Ramzan ayı bu görevi bizlere hatırlatmakta ve iftarlar sayesinde bu görevi tabik ettirerek yüreklere kazımaktadır.
Mübarek razaman ayının bir güzel eğitimi de, Allah'u Teala tarafından bizlere emanet olarak verilen ve üzerimizde büyük bir sorumluk olarak duran çocukalrımıza gereken ilgi ve alaka, gereken islami terbiyeyi verememekteyiz. İşte tam bu manada Ramazan mektebi olaya el koyuyor ve yapmamız gerekeni bizlere hatırlatıryor; baba-oğul, dede-torun elele camiye taravih namazına veya mukabele dinlemeye gidiyor! Hayatının her safhasında yapılamsı gereken bu ailevi görevleri ramazan bizlere hatırlatmakta ve tatbik yaptıraak eğitmektedir. Rabbim devamını nasib etsin.
3- İctimai- Yani Sosyal açıdan iyi bir fert olmamız için verilen kurslar:
Esasında çok daha detaylı olarak üzerinde durulması gereken bu konuyu kısaca değinerek geçiştirdiğim gibi bu son bölümü de yine kısa bir değinme yapacağım. esasında bizim burada zikrettiklerimiz Ramazan okulunun bize verdiklerinin sadece bazıları.
İşte ramazan mektebinin sosyal açıdan bize kazandırdıkları.
Ben bunları üç etapa ayırdım:
1. Etap: Hatırlatma!
Allah'u Teala ramazan ayında orucu farz kılarak, bizlere oruc vasıtasıyla etrafımızda ve dünya'ın çeşitli yerlerinde aç ce susuz olan insanları hatırlamamızı sağlamaktadır.
İnsan karşısındakinin durumunu, aynı duruma düştüğünde daha iyi anlar. Ramzan mektebi oruç vasıtasıyla bizlere yoksulları hatırlatmaktadır.
2. Etap: Teşvik!
Peygamber efendimiz s.a.v. "Kim bir Müslüman kardeşine iftar vakti yemek yedirirse, onun sevabı kadar da kendisine sevap yazılırYemek yedirdiği kimselerin sevabından da hiçbir şey eksilmez" [6]
Bizleri fakirlere yardıma teövik etmektedir. Yani oruçla yaptığı hatırlatmayı, iftar vermeye teçvik etmekte ihtiyaö sahiplerini sahiplenmemizi, yanı bir nevi bizleri aksiyon eri olmaya hazırlamaktadır.
Ve 3. Etap: Emir!
Sosyal yardımlaşmayı öğretmede son etap sadaka-ı fıtır emredilmesidir. Yanı önce oruçla hatırlatma, etrafımızdaki fakirlerin halleriyle hallenme, sonra onların o hallerine çözüm üretme konusunda bizleri alıştırrmak için bir hurma ile bir bardak su ile bile olsa onlara yardım elimizi uzatmayı teşvik ettikten, öğrettikten sonra son perde zorunlu yardımı getirerek İslam dininin bir cemiyet, bir sosyal aktivite, bir insanlık dini olduğunu ve kendi fertlerini bu konuda en iyi şekilde eğitmeyi, topluma, insanlığa faydalı birer ferd olmayı amaçladığını bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Ne mutlu bu ramazan ayı kursunu başarılı bir şekilde bitirenlere! Bu kursu başarı ile bitirenlere verilecek sertifikayla onlar “REYYAN” kapısından cennete girmeye hak kazanacaklardır.
"Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır. Bu kapıdan kıyamet gününde yalnız oruçlular girer. O günde oruçlular nerede diye nida edildiğinde, oruçlular kalkıp oradan girerler. Oruçluların sonuncusu girdiğinde kapı kapatılır ve içeriye artık hiç kimse giremez." [7]
Rabbim bu mübarek ayı, bu güzel kursu en iyi ve başarılı bir şekilde bitirmeyi ve örendiklerimizi, eğitimini aldıklarımızı ramzandan sonra da devam etmemizi bizlere nasib eylesin. Amin