Dünya Bülteni / Haber Merkezi
Tunus'taki devrimin aktörlerinden ünlü düşünür ve En-Nahda Hareketi'nin lideri Raşid Gannuşi, TRT El Türkiye'ye konuştu. Kanalın Genel Yayın Yönetmeni Sefer Turan'ın sorularını cevaplayan Gannuşi önemli açıklamalarda bulunurken, ülkeye ne zaman döneceği hakkında önemli ipuçları verdi.
Gannuşi, yaptığı açıkamada, Tunus'taki devrimi gerçekleştiren halkın kesinlikle kan dökmekten yana olmadığını belirterek bunu şiddet olmadan başardıklarını söyledi.
Gannuşi, halkın hala tehdit altında olduğunu, Bin Ali taraftarları tarafından korkutulduğunu ifade etti. Ülkedeki tüm muhalif partilerler, kesimlerle birlik içinde olduğunu aktara Gannuşi, kurucu bir meclis kurulması gerektiğini belirtti. Kurulacak bu meclisin yeni yasalar yapması gerektiğini savunan Gannuşi, böylece yeniden genel seçimlere gidilmesi gerektini vurguladı.
DEVRİM ARAP ÜLKELERİNE SIÇRAR MI?
Tunus'taki devrimin etkisinin Arap ülkelerine yasıyıp yansımayacağı konusuna da değinen Gannuşi, Arapa rejimlerinin çoğunun Tunus'taki sistemine benzediğini belirterek "Arap ülkelerinde bağımsız bir yargı yoktur. Bağımsız bir medya yoktur. Bu yüzden korkuyorlar. Tunus'ta olup bitenler onları titretiyor. Arap dünyası karanlık bir delik gibi kaldı. Arap dünyasındaki petroller bunun nedeni olabilir. Var olan yönetimler kesinlikle halka dayanmıyor. Yöneticiler halktan tamamen kopukturlar. Eğer bir şey meydana gelirse bu onların yönetim şeklinden kaynaklanacak." dedi.
İşte Gannuşi'nin konuşmasından satırbaşları:
DEMOKRASİ İÇİN TÜRKİYE MODELİ
Demokrasinin temelleri bellidir. Seçimlere, hiçbir parti devre dışı bırakılmadan gidilmedi. Demokrasi her yerde biliniyor. Türkiye örneği Tunusluların dikkatini çekiyor. Türkiye'nin bağımsız bir medyası var. Bağımsız bir yönetimi var. Biz de böyle bir şey yapılmasını istiyoruz. Ordu Tunus'ta iyi bir rol oynadı. Ordu, komutanı göstericilere ateş edilmesini önledi. Bu kez ordu halka ateş açmayı reddetti.
Ordunun Tunusluların nezdinde büyük bir değeri vardır.
Türkiye örneği, tüm Arap dünyası tarafından örnek alınıyor. Hiçbir şekilde partiler yasaklanmamıştır. Kalkınmaya önem verdi. Orduyu olması gereken yere getirdi.Türkiye'nin bizim nezdimizde büyük bir değeri vardır. Osmanlı'nın bizim için değeri çok büyüktür. Türkiye olmasaydı ben belki şimdi Hıristiyan olmuştum. Bu yüzden bizim için Allah'tan sonra Türkiye geliyor.
DEVRİM DIŞ KAYNAKLI DEĞİLDİR
Neticede Arap dünyasındaki yönetimler kesinlike pembe değildir. Daha iki hafta önce Fransa'da Bin Ali'ye destek veriyorlardı. Ama devrim gerçekleşince Sarkozy fikrini değiştirdi ve halka destek verdi. Bu devrim hiçkimseye dayanmıyor. Hiçbir dış güce dayanmıyor. Tamamen halk devrimidir.
'HUMEYNİ DEĞİLİM' ÇIKIŞINA AÇIKLIK
Ben İran devrimine saygı gösteriyorum. Ben Şah'a karşı mücadele ettik. Ancak bizim istediğimiz örnek Türkiye'deki model. Biz siyasi hayatta hiç bir şekilde Şeriat getirmeyi düşünmedik. Biz istedikki hak ve kanunları uygulanan bir yönetim olsun. Tuttular benim dönüşümü Humeyni'ye benzettiler. Ben bu yüzden karşı çıktım.
KADDFİ'NİN AÇIKLAMASINA TEPKİ
Libya liderinin Bin Ali'yi öven açıklamaları bizi hayal kırıklığına uğrattılar. Biz onun, devrim liderini öven bir tutum içinde olmasını beklerdik. Onun açıklamaları Tunus halkını çok olumsuz etkiledi.
TUNUS'TAN ÇIKIŞI
Beni iki kez Tunu'ta hapse attılar. Ben 1981 yılında beni baskılar uyguladılar. Beni idama mahkum ettiler. Demokratik bir sistem istiyorduk. 1989 yılında yapılan seçimlerde yüksek oranda oy aldık.. Ancak hakkımızı yediler ve seçimleri iptal ettiler. Bizi uzaklaştırmak istediler. Ben de ülkemi terk etmek zorunda kaldım. ABD ve Avrupa'da seminerler verdim. Ülkedeki 30 bine yakın En-Nahda Hareketi mensubu içeri atıldı. 22 yıl gurbette geçtikten sonra şehitlerin kanı bizim yolumuzu açtılar. Benim ailemin çoğu öldüler.
BU AY SONUNA KADAR DÖNECEĞİM
Ben Tunus halkını temsil ediyorum. Ben Tunus halkından onur duyuyorum. Bu onurlu halk hiç kimseye silah doğrultmadı. Ben inşallah bir hafta içinde, bir kaç gün içinde Tunus'a döneceğim.