Onunla arkadaşlık yapmaya başladık. Çevremde çok insanların fikrini aldım ama çoğunluğun, böyle bir beraberliğin olamayacağını, günah olduğunu, bir Sünni ve Alevi’nin evliliklerinin (ciddi boyutta dinen ve ritüel farkı yüzünden) iyi gidemeyeceğini söylemesiyle beraber, her kafadan bir ses çıkıyor.
Eğer ilişkimiz ileride ciddileşirse benim bu kişiyle evlenmem caiz midir? Caiz kılınması için neleri göz önünde bulundurmam gerekir ve hangi şartları gerektirir? (Rumuz: Hatice)
Sünni bir erkekle de evlenebilirsiniz, Alevi bir erkekle de. İnanan bir insanın kiminle evlenip kiminle evlenemeyeceğini Kur’ân belirliyor.
Kur’ân, Allah’a şirk koşan, ateist birisiyle evlenmeyi yasakladığı gibi, Müslüman biri kızın Hıristiyan ve Yahudi gibi “kitap ehli” olarak bilinen bir erkekle de evlenmesini caiz görmüyor.
Alevilik ise ana hatlarıyla İslam içinde farklı bir kültür birikimidir, Ehl-i Beyt sevgisini esas alan bir anlayıştır. Müslüman oldukları için, kendilerine özgü farklı bir iman ve İslam esasları söz konusu değildir.
Çünkü Sünni’nin de Alevi’nin de inandığı ve kabul ettiği tek bir kitap vardır Kur’ân, tek bir peygamber vardır Hz. Muhammed (a.s.m.).
Fakat kendi içinde çok farklı Alevilik anlayışı mevcuttur. Bu yönüyle Aleviler değişik yapıya sahip geniş bir kesim oldukları için, aralarında camiye giden de vardır, cemevine giden de hatta hiçbir yere gitmeyen de vardır.
Aleviler’in içinde beş vakit namaz kılanlar, Ramazan orucu tutanlar olduğu gibi, sadece Muharrem orucu tutanlar da bulunmaktadır.
Bu arada en ileri uçta “ateist/Marksist” oldukları halde kendilerini Alevi olarak tanıtanlar da yok değildir.
***
Sözünü ettiğiniz kişinin inancında İslamî açıdan bir eksiklik ve bir yanlışlık var mı, yok mu önce onu bir öğrenin. Gerçekten iman yönünden bir kusur varsa; meselâ, Peygamberimiz hakkında, Kur’ân hakkında çelişkili inanca sahipse; abdest, gusül, namaz ve oruç gibi ibadetleri ciddiye almıyor ve karşı çıkıyorsa, dini olarak bu şekilde bir insanla nikâh yapmanız caiz olmaz.
O kişiyle evlenmenize karşı çıkanlar daha çok kültür, örf, âdet ve gelenek farkını öne sürüyorlardır. Bu da ailelerin tanışması ve görüşmesiyle belirlenir ve ona göre hareket edilir.
Siz kız ve erkek olarak her ne kadar anlaşsanız, evlilik konusunda belli bir çizgide buluşsanız da başta anne baba olarak yakınlarınızın yanınızda yer almaları, destek vermeleri ve onaylamaları da önemlidir.
Bu “onay” hem sizin evlilik süreciniz için hem de düğünden sonraki hayatınız için önem taşıyor. Evlenmeyi ciddi olarak düşünüyorsanız, meselenin “aile” boyutuna bir çözüm getirin.
O bana aşık ama ben değilim
Benim sorum bir yakınımla ilgili. Sorusu şöyle: “Sevdiğim kişi bana aşık ama ben değilim. Yalnız çok iyi biri ve bana çok iyi davranıyor. Onunla devam etmeli miyim, yoksa sadece iyi biri olduğu ve bana iyi davrandığı için bu ilişkiyi yürütmek yanlış mı?” (Rumuz: Elif)
İnanan bir insan için, doğruyu yanlışı bilen, sevabı günahı tanıyan, helale harama dikkat eden bir insan için yapılacak şey belli.
Karşı cinsle ilişki duygusal boyutta ise bu yakınlığın sürmesi sadece görüşme ve konuşma ile sınırlı kalmamalı, tarafların niyetinde evlilik düşüncesi bulunmalı.
Aksi halde görüşmelerin ve ilişkilerin nerede başlayıp nerede noktalanacağı bilinemez ve tahmin edilemez; kârla mı, zararla mı sonuçlanacağı hakkında bir şey söylenemez.
“İyi biri” olmasının ölçüsü nedir? Size ilgi duymasındaki amaç ne olabilir? Düşüncesi sadece duygusal olarak bir birliktelik kurmak ve bu şekilde devam ettirmekse bencilce bir düşüncedir ve “nefsî” bir davranıştan öteye geçemez.
Yanlış yapmamak istiyorsa hayatının ileriki safhalarında zor durumda kalmamak ve pişmanlıklar yaşamak istemiyorsa, bir de kalben bir yakınlık duyuyorsa, konuyu ailesine açarak “evlilik adımlarını” atması gerekir.
Mehmet Paksu