"Endülüs'e olan vefa borcumuzu ödemeye çalıştık" Akif Emre, 'Morisco'ların izini sürdüğü belgeseli anlatmaya bu cümleyle başlıyor. "1492'den sonra, son Endülüs şehri olan Gırnata da düştükten sonra, orada milyonlarca Müslüman vardı. Bir kısmı da Arap değildi. Bu insanların akıbeti üzerine hiç kafa yorulmadı" diyor.
Endülüs düştükten sonra Hristiyan yönetimi altında yaşamak zorunda kalan ve zamanla Hıristiyanlaşmaya zorlanmış Müslümanlara Morisco deniyor. Moriscolar, Hıristiyan gibi gözüküyor ama Müslümanca yaşamaya devam ediyorlar.

Belgeselin senaristi Akif Emre, bir gazeteci, Ortadoğu uzmanı. Belgeselciliği de var. Osmanlı Şehirleri, Mimar Sinan, Balkanlar'da Ramazan, Akif Emre'nin danışmanlığını ve senaristliğini yaptığı belgesellerden bazıları.
Moriscoların anlatıldığı beş bölümlük belgeselin yapımcılığını Kuzey Haber Ajansı yapıyor. Ama belgeselin yükünü büyük ölçüde Akif Emre omuzlamış. Belgesel iki yılda tamamlanmış. İspanya'da çekimler bir ay sürmüş. Sonra Endülüs izleri takip edilerek Fas'ta çekimler yapılmış; çünkü Gırnata'daki gibi evlerin olduğu şehirler var. Türkiye'de de Endülüslülerin ve Moriscoların yerleştirildikleri yerler var. Galata civarı, bu yerleşim bölgelerinden.
Emre, Arap Camii'ni örnek gösteriyor. "Mimarisine bakarsanız, Endülüs izleri taşır. Çoğu kişi bilmez, burada da Endülüs'ün büyük bir cemaati oluşmuş. İstanbul'dan daha sonra İspanya'ya Osmanlı elçisi olarak gidenler var" diyor.
Çoğumuz için maalesef bugün Endülüs bir nostaljiden ibaret. Özlemle anıyoruz. Saraylarını, mimarî eserlerini biliyoruz. Ama "1492'den sonra ne oldu?" sorusu hiçbirimizin kafasında yok. Akif Emre ısrarla Gırnata düştükten sonra yaşananlara dikkat çekiyor. "Son Gırnata sultanı şehri teslim ederken yaklaşık 50 maddelik bir anlaşma yapıyor. Dinî vecibelerine dokunulmayacağı, eğitim hakları, hukuk, mülklerine el konulmayacağı, özgürlüklerine dokunulmayacağı gibi... Bu kurallar 5 yıl uygulanıyor. 5 yıl sonra engizisyon devreye giriyor. Katolik krallık, ideallerindeki gibi bir İspanya oluşturmak için, 'Müslümanlar ya sürülmeli ya da Hıristiyan olmalı' diyor. Neticede Müslümanlar Hıristiyanlaşmaya zorlanıyor. Kırsal alanda mesela herkesin vaftiz olması için emir çıkarılıyor. Kadınların peçe takması, Arapça konuşmak yasak. Kitaplar yakılıyor. Müslümanların en son sürgün edilme tarihi 1610. 1492 ile 1610 arasındaki süreci işledik bu belgeselde"
Fas'a göç eden Moriscolar Endülüs modeli şehirler kurdular.
KUZEY AFRİKA'YA YERLEŞTİLER
Katolik yönetiminin sürgün ettiği Moriscolar büyük oranda Kuzey Afrika'ya gidiyor. Fas, Tunus, Cezayir gibi ülkelerde Gırnata modeli şehirler kuruyorlar. Halen bu ülkede yaşayıp da kökenini Endülüs'ten geldiğini bilen insanların olduğunu söylüyor Akif Emre.
Moriscolar artık daha yüksek sesle tartışılıyor İspanyol tarihçiler arasında. Hatta Endülüs milliyetçiliği diye bir kavram var. Endülüs milliyetçileri parlamentoda temsil ediliyor. Moriscoların bugüne yansımasını Akif Emre şöyle anlatıyor:
"Günümüzde bir flamenko müziğini Morisco'suz açıklayamazsın. Bir taşra şehrinde flamenko müziğini çektik. Klasik Endülüs müziği de hâlâ icra ediliyor mesela. Hatta ilginçtir, klasik Osmanlı müziğine çok yakın bu eserler. Orada da ilginç bir etkileşim varmış demek."
Belgeselde Topkapı Sarayı arşivlerinden ulaşılan Moriscoların Kanuni'ye yazdıkları ve Osmanlı'dan yardım talep ettikleri bir mektuba da yer veriliyor. Beş bölümlük belgeselin ilk bölümünde kısa bir Endülüs tarihi yer alıyor. Sonraki bölümlerde Gırnata'nın düşüşü, dönemin siyasî şartları ve Müslümanların o dönem içinde oldukları pozisyonlar anlatılıyor.
***

Endülüs Sultanı Ebu Abdullahın Gırnata'yı teslim etmesinin ardından yaşadığı malikane.
ABDEST ALIR GİBİ EL YIKIYORLAR
Bugün Endülüs kökeni olduğunu keşfeden insanlarla görüştük. Diyorlar ki: "Biz Müslüman olduktan sonra fark ettik ki, pek çok geleneğimiz İslamiyet'le alakalıymış." Mesela bir öykü yazarı vardı, kırsal bölgede yaşıyorlarmış. "Babam tarladan geldiğinde, aynı abdest alır gibi yıkardı ellerini" diyor. Ağzına-burnuna su vermesi, kollarını yıkaması... O zaman Müslüman olmadığı için bilmiyormuş abdest alındığını. Belki babası da bilmiyor. Ama el yıkama tarzları böyleymiş. Çok çarpıcı anekdotlar da yakaladık.
İSPANYOLLAR TARTIŞIYOR
Gırnata'da iki yıl önce Morisco meselesini tartışmak için bir konferans düzenlendi. Yabancı ülkelerden 80 kadar uzman geldi. İspanyol resmî tarih söylemi ne diyor, gerçek ne, bunları tartıştılar. Onlar "Araplar burayı işgal etmişlerdi, biz de onları geldikleri yere geri gönderdik." diyorlar. Alternatif tarih söylemini dillendirenler ise "Tamam, Araplar zamanında gelip bu bölgeye yerleştiler ama o zamanlar İspanya diye bir yer yoktu. Endülüs'ü kuran Müslümanların çoğu, aslında buranın yerlisiydi. Dini farklı olduğu için, siz buranın çocuklarını kovdunuz." diye karşılık veriyorlardı. Konferanstakiler genelde Katolik aydınlardı. Devlet Yahudilerden özür diledi, Müslümanlardan dilemedi henüz. O aydınlar, Müslümanlardan da özür dilenmesi gerektiğini savunuyorlar.
Kaynak: Zaman Cumartesi