2 Recep 1433 - 23 Mayıs 2012
Ana Sayfa | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle Künye | İletişim   

 Değişen dünya ve yerinde say(may)an oryantalizm

Aslında Batı'nın amacı da Doğu'yu çırılçıplak bırakmaktı ve bunu başarmıştır. Bu hikâyeyi basit bir yabancılaşma olarak okumak mümkün değildir. Çünkü para ve teknolojiyi güç olarak elinde bulunduran Batı, bunu da kültürel bir politika olarak çok kolay yürütmüştür. Zira hayali gerçek olarak güçlü bir dozda verdiğimizde yabancılaşma ve kendinden uzaklaşma zorunlu olacaktır.
14/07/2011 - 09:30
Aliye ÇINAR
 
Doğuluların başına gelebilecek en kötü şeyin Batı gözlükleri takarak kendilerine bakmak olduğu'nu söyleyen Edward Said'in tespiti hâlâ devam etmekle birlikte bir farkındalık durumunda olduğumuz da açıktır. En azından "başkasının gözlüğüyle ne kadar sağlıklı görüş sağlanabilir?" sorusu bugün soruluyor.
 
Batılı gözle Doğu'ya bakmayı kısaca oryantalizm olarak tanımlayabiliriz, dolayısıyla Doğu'nun da bu bakışla kendini algılamayı kabul etmek zorunda kaldığını söyleyebiliriz. Ancak dünyada sınırların inceldiğini, bazen belirsizleştiğini, dahası dünyanın küçük bir köy halini almış olduğunu -şu ya da bu itirazlarla birlikte- kabul ettiğimizde, acaba hâlâ aynı/eski oryantalizmden bahsediyor olabilir miyiz? Şüphesiz önyargıyı veya oluşmuş kalıplaşmış tutumları değiştirmek kolay değildir. Ancak bunlar bile, bilgi eksikliğinde -tamamlayıcı ve indirgeyici özelliğiyle- bir boşluğu doldurmaktadır. Uçsuz bucaksız dünyanın sınırlanırına ulaşıldığı, sınırların yaklaştığı şimdilerde aynı bilgi eksikliğinden söz edebilir miyiz?
 
Öncelikle Batı dünyasının, Doğu üzerindeki -çoğu zaman sömürgecilik politikasını iyi yönetmek için uygulamaya koyduğu- plan veya manipülasyonundan söz etmemiz gerekir. Batı dünyasının ilk yaptığı şey, Doğu'ya kendini oldukça hayalimsi bir dünyada yansıtmak olmuştur. Teknoloji ve bilgi konusunda yaptığı atılımdan önce, rakibinin kendisini oldukça yetersiz hissetmesini sağlamıştır. Kendisini ulaşılmaz bir ideal olarak albenili sununca, Doğu toplumu zaten yarışa çıkmaya bile cesaret edememiştir. Doğu'nun bu aşağılık kompleksinden kurtulması esnasındaki bilimsel keşifler ve teknolojik yenilikler, gelişmemiş toplumlarla mukayese edildiğinde, aradaki gerçek mesafeden oldukça fazla görülmüştür. Batı'nın amacı da bu mesafeyi ve uçurumu açmak ve bir yanılsama yaratarak bir kuşla iki taş vurmaktı.
 
Bu yanılsama odaklı politikalardan biri, insan için en doğal alan olan cinsellik alanında sürdürülmüştür. Batı, cinsel özgürlüğü, kendi toplumuna doyumluluk ve sadakat ekseninde verirken, Doğu'ya sınırsızlık ve özgürlük olarak lanse etmiştir. Cinselliği aşamamış bir Doğu algısını, abartarak ve vurgulayarak onlara yansıtmıştır. Kısacası gerçeklik ve hayal arasındaki mesafeyi açma konusunda Batı toplumu Doğu üzerinde bütün entrikalara başvurmuştur. Ancak gerçekçi olana kendi toplumunu yaklaştırırken, Doğu toplumunu hayalin peşine takmıştır. Bir bakıma şizofrenik bir yarık oluşturmayı manevralarla başarmıştır Batı. Bu eziklik ve aşağılık duygusu karşında Doğu toplumunun benlik algısı, kendilik bilinci tam olarak oluşamamıştır. Hüzün, ruhsal devinim ve beklemeyi merkeze alan Doğulu aşka kendisinin asla yaklaşamayacağını bilen Batı, bu aşkın yerine akılcı ve çıkarcı cinselliği aşk olarak enjekte etmiştir.
 
A. Hamdi Tanpınar'ın tespitiyle, "biz şimdi bir aksülâmel devrinde yaşıyoruz. Kendimizi sevmiyoruz. Kafamız bir yığın mukayeselerle dolu; Dede'yi, Wagner olmadığı için, Yunus'u Verlaine, Baki'yi Goethe ve Gide yapamadığımız için beğenmiyoruz. Uçsuz bucaksız Asya'nın o kadar zenginliği içinde, dünyanın en iyi giyinmiş milleti olduğumuz halde çırılçıplak yaşıyoruz. Coğrafya, kültür, her şey, bizden bir yeni terkip bekliyor. Başka milletlerin tecrübesini yaşamaya çalışıyoruz".
 
Aslında Batı'nın amacı da Doğu'yu çırılçıplak bırakmaktı ve bunu başarmıştır. Bu hikâyeyi basit bir yabancılaşma olarak okumak mümkün değildir. Çünkü para ve teknolojiyi güç olarak elinde bulunduran Batı, bunu da kültürel bir politika olarak çok kolay yürütmüştür. Zira hayali gerçek olarak güçlü bir dozda verdiğimizde yabancılaşma ve kendinden uzaklaşma zorunlu olacaktır.
 
Acaba dünyadaki pek çok gelişme sınırların değişmesi, güç dengelerinin farklılaşması ve globalleşme, sözünü ettiğimiz algıyı etkilemiş midir? Bir başka ifadeyle bugün insanımızın en azından bir kısmı sadece anlatılanla veya yazılanlarla dünyayı tanımaya mecbur değildir. Dünya dillerini ve kültürlerini bizzat teneffüs ederek, farklılıkları ve de kendi ülkesini olduğu gibi görebilme imkânına sahiptir. Dolayısıyla sömürgeci ideolojilerden kapitalizmin işleyişine kadar, bilgi çağında dünyanın sınırlarının yaklaştığı açıkça görülmektedir.
 
En azından bu deneyim bile, tecrübe edenlerde aşağılık duygusunun yerini özgüvene bırakmıştır. Dahası bu tecrübeler sayesinde kişiler kendilerini yoksunluklarından başlayarak tanımlama mecburiyetinden özgürleşmiştir. Zira sağlıklı bir "ben inşası"nda bu geçerlidir. Kişi, sahip olduklarıyla değil de, olamadıklarıyla varlığını tanımladıkça, bu yoksunluk ve yakınma nevrotizm üretir. Dahası salınımlı ruhu, bu yoksunluktan beslenecektir. İşte toplumsal benlik için de bu geçerlidir. Oryantalist projenin bir diğer pompalamaya çalıştığı strateji budur.
 
Batı toplumu birey olmayı kendi dünyasına mümkün olabildiğince sahip olduklarıyla mutlu olma ekseninde verirken; Doğu'ya yoksunluklarını dayatarak sahip olduklarını göstermeme politikasıyla işlemiştir. Ancak sözünü ettiğimiz globalleşme bu kumpası da ifşa etmiştir. Doğu toplumu çoğu bakımdan kendi insanının daha doyumlu, Batı toplumunun ise genellikle fazlasıyla hesapçı ve tabanda da üstü örtülen bir yoksunluk içinde bulunduğunu gözlemlemiştir. Böylece oryantalizmin ikinci maskesi de düşmüştür. Batı'da yaşayan veya gezip gören çoğu kişi artık bir ideal bir Avrupa hayalini değil, "aslında" diye başlayan, kendi ülkesiyle aradaki mesafenin yaklaştığını hatta bazı bakımlardan öne bile geçilebileceği potansiyelini itiraf etmektedir. Bütün bunlar hayal ile gerçek arasındaki bilinçli açılan mesafenin kapandığını göstermektedir. Bu mesafenin daralması, iyileşmenin göstergesidir.
 
'Doğuluların başına gelebilecek en kötü şeyin Batı gözlükleri takarak kendilerine bakmak olduğu'nu söyleyen Edward Said'in tespiti hâlâ devam etmekle birlikte bir farkındalık durumunda olduğumuz da açıktır. En azından "başkasının gözlüğüyle ne kadar sağlıklı görüş sağlanabilir?" sorusu bugün soruluyor.
 
Oryantalizmin karşıtı olarak oksidentalizm ise Doğu'nun intikam arayışı olarak karşımıza çıkmıştır. Diğerinde ne kadar normalleşme ve sağaltım yaşanırsa, oksidentalizmde de nefret ve kinin dozu azalmak suretiyle denge oluşmaya başlayacaktır. Dolayısıyla olanı olduğu gibi kendi yerinde gören Doğulu akıl düşmanlık yerine tembelliğini sorgulamaya başlayacaktır. Onların hikâyesinin de kendi yerinde değerli ve önemli olduğunu yaşayarak kabul edecektir. Çünkü Batı zaten kaybetmiştir ve edecektir, psikolojisi de bir başka büyüklenmeci patolojiyi doğuracaktır. Doğu'nun Batı'nın iyisi kendi kültürel çerçeveleri içinde kabul edilmeye başlandıkça "normalleşme" başlayacaktır.
 
Tıpkı Batı'nın Doğu'yu inceleme nesnesi olarak görmesi gibi, Doğu'nun da Batı'yı devasa bir öğretmen yerine, inceleme nesnesi veya kendini fark edecek farklı bir ayna olarak algılamaya başlamasıyla oryantalizmin bir ideoloji olduğu da anlaşıldı/anlaşılacaktır. Böylelikle dev aynası, yerini normal boy aynasına bırakacaktır.
 
ZAMAN

 

DİĞER HABERLER

4+4+4 ve Türk usülü İslamafobi
Bir canlıyı öldürmek isterseniz onun kuduz olduğuna insanları inandırırsanız ve elinizi kana bulamad
97 yıl sonra ortaya çıkan günlükler
Çanakkale'de yedek subay olarak görev yapan Tevfik Rıza Bey'in tuttuğu 4 günlük, 97 yıl sonra ortaya
Mısır da Mehmet Akif'i unutmadı!..
Mehmet Akif Ersoy, dün Mısır'da da anıldı
Mısır'da kim kimdir?
Mısır'da tüm Mübarek muhalifleri sokakta. Peki yeni bir döneme geçmek isteyen bu hareketler ve lider
İHH'dan dünyaya kardeşlik köprüsü
İHH ekipleri bu bayramda da Bosna'dan Endonezya'ya, Tataristan'dan Somali'ye birçok ülkede Türkiyeli
Vicdan ile cüzdan arasına sıkışan dünya düzeni!.
Star Gazetesi yazarı Fehmi Koru: Karşısında yalnızca Türkiye varmış gibi davranıyor İsrail; fena hal
'Amerikan İmparatorluğu' çöküyor mu?
Zaman gazetesi yazarı Şahin Alpay, 'Amerikan İmparatorluğu' çöküyor mu?' başlıklı makalesinde ABD'ni
Hüveydi: Türkiye büyürken Mısır küçülüyor
Mısırlı ünlü gazeteci ve yazar Fehmi Hüveydi, 'Türkiye büyürken Mısır küçülüyor' adlı makalesinde şu
Suriye'de rejim neden değişmiyor?
Suriye rejimi neden yumuşamıyor ve ayakta kalmak için, kendi insanlarını öldürmek de dahil, her türl
Zülkarneyn Vardar/Hizmete Adanan Bir Ömür
Zülkarneyn Vardar ve yapmış olduğu çalışmalar hakkında tezler yazılması gerekli bir kişilik.
 Değişen dünya ve yerinde say(may)an oryantalizm
Aslında Batı'nın amacı da Doğu'yu çırılçıplak bırakmaktı ve bunu başarmıştır. Bu hikâyeyi basit bir
Dogma
Biz, birçok terim yanında "dogma"yı da Avrupa'nın dinî ve düşünce tarihinden ödünç aldık.
Niçin Filistin değil de Sudan?
Umman Gazetesi'nde yer alan başyazı batının hiçbir zaman cevaplamak istemeyeceği soruları gündeme ge
Türk-İslam sentezi, Bach, Metallica
Türkiye'de İslami kesim yıllardır yanlı bir Japonya kartpostalı gösterir. Türkiye’de kimi sosyal bil
Ortadoğu'nun gerçek devrimi: Türkiye
Amerikalı ünlü gazeteci ve yazar Prof. Dr. Eric Margolis, 'Ortadoğu'nun gerçek devrimi: Türkiye' adl

n

Filistin 'Yahudi hassasiyetleriyle' çözülemez!

n

Nusayri zulmü nereye kadar?

n

Fisk: Arap Uyanışı Filistin’i kucaklıyor

n

Dünya müziği tedavide kullanıyor

n

Devletler zihne baskı uygulamasın

n

Çok eşlilik yasallaşmalı mı ?.

n

Suriye Libya'ya değil Mısır'a benzemelidir

n

Amerikan cihadizmine serenat!!!

n

Tony Blair'in baldızı İsrail'i suçladı

n

Amerikan Kültürü'ndeki Çokeşlilik

n

Peçe, laiklik ve hürriyet

n

'İhracat için Endonezya ile ilişkiler önemli'

n

Batavya’dan Cakarta’ya: Endonezya Tarihi

n

Gazze'de yaklaşan savaşın adımları…

n

Kazım Karabekir'in kitabını kim yaktı?

n

Ne kadar uykuya ihtiyacınız var?

n

Michael Wolfe: İslam'ı niçin kabul ettim?

n

Davutoğlu tarihe geçebilir.

n

Arap halkı özgürlüğünü kazanıyor

n

'Türkiye'nin sonu Endülüs gibi olabilir'

n

Tarih Libya'yı anlatıyor

n

Obama seçenekleri tartıyor / Analiz

n

Devrimler ve İslam dünyası / George Friedman

n

WSJ: Türkiye'nin ekonomi stratejisi işe yarıyor

n

Dünya Sosyal Forumu, Mısır ve değişim

n

Milli Görüş, Müslüman Kardeşler ve Türkiye modeli

n

Halep Türk kaynıyor

n

ÜmmüdDünya "DünyanınAnası" MISIR

n

Yazaramız Şahmettin Balahorlu TV 5 de

n

Değişimin sembolü Türkiye Başbakanıdır

n

Demokrasi nasıl helal oldu?

n

Polat, Filmi ve Mavi Marmara'yı anlattı

n

ABD'yi korkutan radikal İslam değil

n

Tahrir'in özgür çocukları ve Türkiye

n

SETA Direktörünün Mısır analizi

n

Bin Ali, örnek bir ABD işbirlikçisiydi

n

Mısır'daki hangi hareket ne talep ediyor?

n

Mahalli : Mahmud Abbas, İsrail ile karanlık pazarlık içinde

n

Gannuşi: Devrimi halk yaptı, modelimiz Türkiye

n

ABD ÇARESİZ, TÜRKİYE YÜKSELEN SÜPER GÜÇ

n

Hür Adam'a selam

n

WikiLeaks'te İsrail'i nasıl buluruz?

n

Yıllarca babam hafız demeye utandım

n

İslam'ın yeni merkezi Türkiye

n

İngiltereli Müslüman gençler

n

Batı'nın karanlık çağı Müslümanların altın çağıdır

n

Firavun II. Ramses'in eli neden havada?

n

Çektiğimizi başkaları da çekmesin diye..

n

Biat, hilafet, ulul emr.

n

Uras'tan Türk solu için MOSSAD iması

n

El Cezire: Osmanlı'nın torunlarını bekliyoruz

n

Müslümanlık, modern olmaya engel değil

n

Türkiye! Sen daha fazlasını hakkediyorsun

n

Neo-conlar Türkiye'ye karşı atağa geçti

n

'Türkiye'nin yeni Jeopolitiği' ABD'de tartışıldı

n

Hakan Albayrak'ın kaleminden Mavi Marmara

n

Türkiye ve Afrika: Bir Osmanlı rüyası

n

Danıştay'ın Ergenekon ile bağlantısı güçlenecek

n

'İslam ve Feminizm'

n

Avrupa'da Hava Ulaşımı Felç Oldu

YAZARLAR

Zülkarneyn Vardar
Tarih Boyunca Namaz Ve Önemi
27/03/2012 - 00:25
Şahmettin Balahorlu
Uhuvvet
23/04/2012 - 23:16
Fehmi Çiçek
Londra'da Neler Oluyor?
18/08/2011 - 23:04
Arslan Ateş
Kurtuldun Erbakan Hocam!
03/03/2011 - 18:57
Şahin Ayer
Şeytanın Musallatlığı
25/12/2010 - 21:21
Av. Mustafa Karakaş
Yargının İntiharı!...
13/01/2011 - 20:36
Muhammed Emin Yıldırım
Şaki bir dünyada sahabe gibi ol
24/01/2011 - 23:32
Beytullah Demircioğlu
Tunus'ta Militan Laikliği 'Yasemin Devrimi' Sonlandırdı
04/03/2011 - 23:48
Abdulhamid Kahraman
Bencil İnsanlar
24/01/2011 - 23:31

GAZETELER


www.timealem.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
info@timealem.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Atanur Evden Eve Nakliyat Eyüp Evden Eve Nakliyat