|
Bazı ülkeler, Esad rejiminin devrilmesinin bir istikrarsızlık ve mezheplerarası şiddeti tetiklemesinden endişe ediyor. Fakat Esad, mezhep çatışmasının önünde engel oluşturmak şöyle dursun, onu kışkırtmaya niyetli.
04/08/2011 - 02:03
Financial Times gazetesinde Suriye'deki katliamlarla ilgili olarak yayımlanan baş yazıda şunlara yer verildi;
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, iktidara yapışmak için şiddete başvurmaya hazır olduğunu uzun zaman önce göstermişti. Hafta sonunda despot muktedir, yeni bir acımasızlık gösterisi sergiledi. Ramazan ayının arifesinde Hama (babasının iktidarda olduğu 1982’de bu kentte on binlerce Suriyeli katledilmişti) ve Deyr el Zor’a tankları gönderdi. 100’den fazla insan öldürüldü.
Uluslararası toplum, Esad’ın vahşetini durdurmak için daha fazlasını yapmalı. Doğru, Kaddafi’ye karşı devreye sokulan türde bir askeri harekât seçenek değil. Rusya ve Çin, Libya’daki müdahalenin BM’nin 1973 sayılı kararıyla verilen yetkiyi aştığını düşünüyor ve Suriye’ye yönelik benzer bir kararın Güvenlik Konseyi’nden geçmesine izin vermeyecek. Fakat uluslararası toplumun atabileceği askeri olmayan başka adımlar da var.
Diplomatik baskı
Birincisi, Şam’a diplomatik baskıyı arttırmak; yani Esad’ın şiddetin dış destekli ‘silahlı grupların’ işi olduğu yönündeki hikâyesine karşı çıkmak. Keza BM Güvenlik Konseyi’nden çıkacak güçlü bir kınama da faydalı olacaktır. Her iki adım da uluslararası iklimi, Suriye rejimine karşı ekonomik yaptırımları genişletmek bakımından daha elverişli hale getirir. İsyan nedeniyle sermayenin kaçması ve devlet gelirlerinde yaşanan düşüş, Esad ve şürekasını nakit sıkıntısıyla baş başa bıraktı. Avrupa Birliği’nin pazartesi günü Suriyeli hükümet yetkililerinin hesaplarını dondurma ve seyahatlerini kısıtlama uygulamasını genişletme yönünde attığı adım memnun edici. Eğer diğer ülkeler de bu örneği izler ve rejimi finanse eden şirketleri de hedef alırsa, bunun rejim üzerindeki etkisi felç edici olabilir.
Bazı ülkeler, Esad rejiminin devrilmesinin bir istikrarsızlık ve mezheplerarası şiddeti tetiklemesinden endişe ediyor. Fakat Esad, mezhep çatışmasının önünde engel oluşturmak şöyle dursun, onu kışkırtmaya niyetli. Alevi çetelerini Sünni yoğunluklu kentleri yerle bir etmek için kullanması, ülkeyi ciddi bir etnik ve mezhepsel çatışma riskine sokuyor. Esad’ın bu tür kendi kendini yıkıcı taktiklere başvurmaya hazır olması bir çaresizlik işareti. Uluslararası toplumun desteğiyle Suriyeliler, kendilerini bu berbat tirandan nihayet kurtarmak yönünde bir şans elde edecek.
Radikal Gazetesi
|