Şahmettin Balahorlu/Timealem
Zülkarneyn Vardar
O;Kosova muhaciri bir babanın evladı. Bir beldede inanılan değerlerin doğrultusunda yaşamak zorlaşmışsa, hicret kaçınılmaz hale gelir.
Raif amca Kosova’dan yola çıkıp İstanbul’a yerleşmişti. Yüce Mevla kendisine nur topu bir erkek evlat nasip etmişti.
Raif amcanın hayali, bu bircik güzide evladını hafız yapmaktı. Ve başarılıda oldu. Bir tanecik oğlu İstanbul “hayırseverler Kur’an Kursu” nu bitirmiş ve hafızlığını tamamlamıştı.
Raif amca her türlü meşakkatle biricik evladını hafız yapmış ve artık kendisi de yaşlanmıştı. Bundan sonra ki eğitim hayatında sevgili oğlunu Yüce Mevla’ya emanet etmişti.
Bu delikanlının adı mı? Evet adı Zülkarneyn Vardar idi. Genç bir delikanlı olan Zülkarneyn Vardar artık eğitim hayatında yolunu kendisi çizmesi gerekli olmuştu.
Zülkarneyn Vardar, hafızlıktan sonra, ilköğretim ve lise tahsilini tamamlamış ve hayalindeki ilmi tedrisatını Ezher Üniversitesinde devam etmişti.
Zülkarneyn Vardar, Ezher Ünüversitesi Arap Dili ve Edebiyat fakültesini, yabancı öğrenci olmasına rağmen mezuniyetini birincilikle taçlandırmıştı.
Daha sonra Ma'hadil-Ba’kurda, yüksek lisans eğitimi aldı. Derken kendisine ABD kapısı açılmıştı. Bir gurbetten başka bir gurbete yolculuk başlamış oldu.
Zülkarneyn Vardarı’ın nasıl bir şuur sahibi olduğunu ancak, şu örnekle anlatmak mümkündür. Uçaktan Moskova’ya paraşütle indirilse, indiği yerde, kendini bulduğu toplumun yozlaşmasına asla kaptırmaz, şahsiyetini muhafaza eder ve her geçen sürede, yüce davasına yeni neferler kazandıran bir bilinç ve şuura sahip bir kişiliktir.
Merhum Necip Fazıl Kısaküreğ’in dediği gibi; "Kim var?" Diye seslenilince, sagına ve soluna bakınmadan fert fert "ben varım" cevabını verecegi ve her ferdi "benim olmadıgım yerde kimse yoktur" duygusuna sahip bir da'vâ ahlâkını pırıldatıcı bir gençlik” profilinin en güzel örneğidir.
Evet; Zülkarneyn Vardar, tıpkı uçaktan paraşütle, Moskova’nın göbeğine bırakılmışçasına, Rusya’ya değil de, ABD’nin New York eyaletine indirilmiş genç bir Müslüman şahsiyetti.
Hiç kimseyi tanımayan ve kendisinin de, hiçbir Allah kulunu önceden tanımadığı bir toplumda kendini bulmuştu. Bulunduğu ortam boş bir arazi misaliydi. Ve bu araziye tohum atan olmamıştı.
Zülkarneyn Vardar, kendisinin her türlü seküler yaşamın hüküm sürdüğü bir ortamın içinde bulmuştu. Ancak kendisinin almış olduğu inanç değerleri, onun içinde bulunduğu toplumun bütün çürümüşlüğüne katılmasına engeldi.
Zülkarneyn Vardar, taşımış olduğu inaç ve şuur doğrultusunda, bismillah deyip, her an ve her gün bu bataklıktan bir insan nasıl çıkarırım diye düşünerek, bunun nasıl gerçekleştirilmesi gerektiğinin plan ve projesini kafasında kurmaya başlamıştı.
Zülkarney Vardar’ın, ABD- New York’taki yaşam serüveni içerisinde bir çok meşekkati, sıkıntıyı ve mutluluklarla dolu bir çok anıyı da hayat defterine kayt etmiştir.
ABD-New York’ta geçen bu sürede ortaya yüzlerce inançlı, şuurlu gençler ve binlerce müminler topluluğundan müteşekkil bir cemaat meydana gelmiştir. Yüce Mevla’nın fazlı keremiyle.
Evet; ABD- New York’un göbeğinde, “Arnavut İslam Kültür merkezi” inşa edilmişti. Bu merkez Cami, ve miştemilatı, Miraç eğitim kurumu ve müştemilatını barındıran tam bir tesis görünümündedir.
2011 yılı, Zülkarneyn Vardar’ın, ABD-New York’ta ki en mutlu yılı idi. Zira Amerika Arnavut İslam merkezinin bünyesinde bulunan “Mirac İslamic School” ilk mezunlarını vermişti.
Zülkarneyn Vardar ve yapmış olduğu çalışmalar hakkında tezler yazılması gerekli bir kişilik.
Evet; Zülkarneyn Vardar, ABD-New York’un göbeğinde, müslümanlara büyük bir eser kazandırmıştır . Hem de sıfırdan tabiri caizse.
İşte; ABD-New York, Arnavut İslam kültür Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren “Mirac İslamic School’un” ilk mezuniyet töreninden, linkler. İzlemeye değer .
Ne mutlu böyle bir evlat yetiştiren Raif amcaya ve emeklerini boşa çıkarmayan yağız delikanlı Hafız Zülkarneyn Vardar’lara.
ABD-New York “Mirac İslamic School” dan linler: tıklayın ve İzleyin: